bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum12
- mor semsiyeli yabanci16
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- ona bir şey söyle12
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- sözlükte kavga etmek8
- cilgincapkin219
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- kabuksuz kaplumbaga7
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- bisiklet marka tavsiyesi10
- masklavi'nin düşünceleri18
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- karton toplayan abi7
- enayimiknatisii12
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- gammazlar çetesi16
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- sedat pekmez39
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- insanlarda bıraktığımız iz5
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kanka olurduk ölümüne2
- uysaljakoben17
- mermi abla4
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- kızıl cin4
- günün şiiri7
- yeşil gözlü kız11
- bana wp den yazdı3
- gocu24
* *"recm", kelime anlamı olarak "racim" ile aynı köktendir ve uzaklaştırma, kovma anlamlarına gelmektedir. fıkıh litaratüründe ise "evli kişilerin, zina etmesi ve bu zinanın şahitler yordamıyla ya da zanilerin itirafı yordamıyla ispat edilmesi halinde, bu kişilerin taşlanarak öldürülmesi" anlamına gelmektedir.
islam'dan önceki ilahî dinlerde de var olan bir uygulamadır.
yahudilerin şeriatı kitabı olan talmut'ta recm açıkça şu şekilde geçmektedir:
22: 22 eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. israil'den kötülüğü atacaksınız.
22: 23 eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı ergen bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,
22: 24 ikisini de kentin kapısına götürecek, taşlayarak öldüreceksiniz. çünkü kız kentte olduğu halde yardım istemek için bağırmadı; adam da komşusunun karısıyla ilişki kurdu. aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız. (tesniye, 22/22-24)
incil'de de recm cezası vardrı ve şu şekilde geçmektedir:
yahudiler, isa peygambere zina ederken yakalanmış bir kadın getirmişler ve musa peygamberin bu gibilere recm cezası verdiğini ileri sürerek buna ne diyeceğini sormuşlardır. isa peygamber onlara, "içinizde günahsız olan önce taş atsın" deyince de kadını recmetmekten vazgeçmişlerdir. isa bunun üzerine git kadın bende seni taşlamayacağım der. (yuhanna 8/3-11).
aynı olay barnabas incilinde de geçer (bab:201)
islam kanunlarına göre recm cezasının kimlere, nasıl ve ne şekilde uygulanacağı konusunu araştırmayı seven diğer yazarlarımıza bırakıp, farklı bir konu üzerinde durmak istiyorum.
recm cezası, gerek islam dışı insanlar tarafından, gerekse bir kısım müslümanlar tarafından kerih görülmekte ve hatta reddedilmektedir. lütfen yazının devamını dikkatlice okuyun:
allah'ın var ettiği bu kainat, belirli bir düzen ve intizam içerisinde varlığını sürdürmektedir. sebepler sonuçları doğurmakta; sonuçlar ise yeni sebeplere tesir etmektedir. bu kainatın içinde yaşayan ve kainat üzerinde tasarruf hakkına sahip olan insan, tüm canlıların en tehlikelisidir ve üzerinde dünyanın en tehlikeli silahı olan "akıl" silahını bulundurmaktadır.
böyle bir tasarruf hakkına sahip olan ve böylesine tehlikeli bir silahı üzerinde her daim taşıyan insanı terbiye etmenin tek yolu, "ikna, ödül ve ceza" üçlüsünün dengeli bir şekilde kullanılması ile gerçekleşebilir.
kur'an-ı kerim'e bakıldığı vakit bu üç sistem en yoğun şekilde kullanılmaktadır... burada bu meselenin ayrıntısına fazla girmeden "ödül ve ceza" konusuna geçiş yapalım.
ödül ve ceza olgularının her ikisi de, hem teşvik edici ve hem de caydırıcı özelliğe sahiptir. ödülü kazanma hevesi teşviğin kapısını aralarken, ödülü kaybetme korkusu caydırıcılık rolünü üstlenir; ceza alma korkusu caydırıcıyken, cezadan kurtulma duygusu teşvik edici durumdadır. ve hem ceza hem de ödül toplumun ve bireyin huzuru, mutluluğu için uygulanan yaptırım unsurlarıdır.
recm cezası, görüntü olarak çirkin bir ceza olabilir. zaten "ceza" olgusunun mantığında da olması gereken bu değil midir? hangi tatlı ceza insanı yıldırır ve caydırır ki?
eğer siz, cezanın yalnızca suçluya bakan yönünü değerlendiriyorsanız, işte tam da orada yanılır ve recm cezası gibi bir çok cezayı kerih görürsünüz. oysa, her cezanın iki yönü vardır. birisi suçluya bakarken; diğeri, her insanın içinde yaratılıştan var olan suç işleme eğilimine bakar.
dolayısıyla, recm cezasının çirkin olması, işleyen kişi için değil, insanın içindeki suç işleme eğilimi için önemlidir.
şimdi lütfen bir kere daha düşünün.... eğer recm cezası hakkı verilerek türkiye'de uygulansaydı,
1. hapishaneleri dolduran bunca tecavüz suçlusu olur muydu?
2. namus meselesinde hapis damlarında çürüyen bunca insan olur muydu?
3. çocukları kaçırıp tecavüz eden pedofililer bu derece artar mıydı?
günümüz insanın kaybettiği değerlerden biri de, "empati" yani "kendisini karşısındakinin yerine koyabilme" özelliğidir. eğer o özellik hala vicdanınızda duruyorsa kendinizi tecavüze uğramış bir kadının ya da gencecik bir kızın yerine koyun! bir küçük çocuk olan tecavüze uğramış! henüz evliyken, güvendiği ve sevdiği eşi tarafından aldatılmış olan birisinin yerine koyun kendinizi!
bunların yerine koyun ve düşünün... recm cezasının çirkin olup olmaması gerektiğini...
islam'dan önceki ilahî dinlerde de var olan bir uygulamadır.
yahudilerin şeriatı kitabı olan talmut'ta recm açıkça şu şekilde geçmektedir:
22: 22 eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. israil'den kötülüğü atacaksınız.
22: 23 eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı ergen bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,
22: 24 ikisini de kentin kapısına götürecek, taşlayarak öldüreceksiniz. çünkü kız kentte olduğu halde yardım istemek için bağırmadı; adam da komşusunun karısıyla ilişki kurdu. aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız. (tesniye, 22/22-24)
incil'de de recm cezası vardrı ve şu şekilde geçmektedir:
yahudiler, isa peygambere zina ederken yakalanmış bir kadın getirmişler ve musa peygamberin bu gibilere recm cezası verdiğini ileri sürerek buna ne diyeceğini sormuşlardır. isa peygamber onlara, "içinizde günahsız olan önce taş atsın" deyince de kadını recmetmekten vazgeçmişlerdir. isa bunun üzerine git kadın bende seni taşlamayacağım der. (yuhanna 8/3-11).
aynı olay barnabas incilinde de geçer (bab:201)
islam kanunlarına göre recm cezasının kimlere, nasıl ve ne şekilde uygulanacağı konusunu araştırmayı seven diğer yazarlarımıza bırakıp, farklı bir konu üzerinde durmak istiyorum.
recm cezası, gerek islam dışı insanlar tarafından, gerekse bir kısım müslümanlar tarafından kerih görülmekte ve hatta reddedilmektedir. lütfen yazının devamını dikkatlice okuyun:
allah'ın var ettiği bu kainat, belirli bir düzen ve intizam içerisinde varlığını sürdürmektedir. sebepler sonuçları doğurmakta; sonuçlar ise yeni sebeplere tesir etmektedir. bu kainatın içinde yaşayan ve kainat üzerinde tasarruf hakkına sahip olan insan, tüm canlıların en tehlikelisidir ve üzerinde dünyanın en tehlikeli silahı olan "akıl" silahını bulundurmaktadır.
böyle bir tasarruf hakkına sahip olan ve böylesine tehlikeli bir silahı üzerinde her daim taşıyan insanı terbiye etmenin tek yolu, "ikna, ödül ve ceza" üçlüsünün dengeli bir şekilde kullanılması ile gerçekleşebilir.
kur'an-ı kerim'e bakıldığı vakit bu üç sistem en yoğun şekilde kullanılmaktadır... burada bu meselenin ayrıntısına fazla girmeden "ödül ve ceza" konusuna geçiş yapalım.
ödül ve ceza olgularının her ikisi de, hem teşvik edici ve hem de caydırıcı özelliğe sahiptir. ödülü kazanma hevesi teşviğin kapısını aralarken, ödülü kaybetme korkusu caydırıcılık rolünü üstlenir; ceza alma korkusu caydırıcıyken, cezadan kurtulma duygusu teşvik edici durumdadır. ve hem ceza hem de ödül toplumun ve bireyin huzuru, mutluluğu için uygulanan yaptırım unsurlarıdır.
recm cezası, görüntü olarak çirkin bir ceza olabilir. zaten "ceza" olgusunun mantığında da olması gereken bu değil midir? hangi tatlı ceza insanı yıldırır ve caydırır ki?
eğer siz, cezanın yalnızca suçluya bakan yönünü değerlendiriyorsanız, işte tam da orada yanılır ve recm cezası gibi bir çok cezayı kerih görürsünüz. oysa, her cezanın iki yönü vardır. birisi suçluya bakarken; diğeri, her insanın içinde yaratılıştan var olan suç işleme eğilimine bakar.
dolayısıyla, recm cezasının çirkin olması, işleyen kişi için değil, insanın içindeki suç işleme eğilimi için önemlidir.
şimdi lütfen bir kere daha düşünün.... eğer recm cezası hakkı verilerek türkiye'de uygulansaydı,
1. hapishaneleri dolduran bunca tecavüz suçlusu olur muydu?
2. namus meselesinde hapis damlarında çürüyen bunca insan olur muydu?
3. çocukları kaçırıp tecavüz eden pedofililer bu derece artar mıydı?
günümüz insanın kaybettiği değerlerden biri de, "empati" yani "kendisini karşısındakinin yerine koyabilme" özelliğidir. eğer o özellik hala vicdanınızda duruyorsa kendinizi tecavüze uğramış bir kadının ya da gencecik bir kızın yerine koyun! bir küçük çocuk olan tecavüze uğramış! henüz evliyken, güvendiği ve sevdiği eşi tarafından aldatılmış olan birisinin yerine koyun kendinizi!
bunların yerine koyun ve düşünün... recm cezasının çirkin olup olmaması gerektiğini...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar