bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- yeni parti39
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası6
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- cin mısır kabilesi5
- iştahın kapanması7
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- türkler barbar ve köpektir7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- mercimek çorbası4
- en güzel sevişme13
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- güne bir şarkı bırak14
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- korku romanı yazmak3
- nervio35
- hoşlanılan kızın yeni partili çıkması2
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
-----spoiler--
tam olarak ters köşe sayılmasa da sonunda şaşırtmayı başarabilen çok başarılı bir gerilim filmidir. film ne kadar çok klişe barındırsa da ya da bir çok saçma unsur içerse de sizi gerim gerim geriyor.
ne kadar başarılı olsa da filmin kalitesini aşşağıya çeken unsurlar yok da değildi. filmin içerisinde onlarca klişe vardı. özellikle ilk yarıda. mesela aniden haraket eden kamera, açılan buzdolabı kapağı ya da normal bir kapı ile başlayan gerilimli müzik ve kapandığında ortada hiçbir şey olmaması, birçok şeyin neyle sonuçlanacağını önceden kolayca tahmin edebileceğiniz sahnelerin bulunması, bu filmde de inanmayan mal bir karakterin (baba karakteri) bulunması vb. ayrıca fimin en sonunda annenin estheri botanik bahçesinde bırakıp polislere yöneleceğine başka yöne gitmesi (hay senin kafana) ve pek tabiiki beklediğimiz üzere estherin arakadan gelmesi ve boğuşmaya devam etmeleri estherin bir türlü ölmemesi en klişe ve saçma kısımlarıydı filmin.
esther denen güzel kızın oyunculuğu gerçekten müthişti. karakteri oynayan oyuncunun adı ısabelle fuhrman. bildiğim kadarıyla kendisi daha 12 yaşında. ama yaşına rağmen filmde döktürmekte. korkutucu olmayı başarabilmiş. güldüğünde çok sempatik gözükmekte ama kötü bir bakış attığında ya da ciddi ciddi baktığında adamı altına ettiriyor! yalnız kafamı karıştıran şey o malum şaşırtıcı olayı (şimdi onu sölemiyim bari. tadı kaçmasın) öğrendikten sonra estherin görünüşü değişti. o kadar ki ben onu oynayan kızın değiştiğini düşündüm. acaba gerçekten başka birimi oynadı o sahneleri.
filmdeki diğer oyunculuklar normaldi. ama aile babası karakterinin (artık iskele babası mı desem bilemedim) bu kadar mal olması ve çoğu amerikan filmin görülen "inanmıyorum sana" salatasını çok uzatması insanın sinirini bozan bir etmen olmuş. çoğu amerikan filminden buna alışığız ama burada artık level atlamış bu olay. kadın anlatıyor da anlatıyor adam "inanmam" diyor. sanki scary movie filmini izliyoruz da kendi kendiyle dalga geçiyor film. ama tabi sonunda doğal olarak hakkın rahmetine kavuşuyor iskele babamız. heralde kimse de bu adamın ölüğüne üzülmemiştir sanırım. gerçi bu olay kötü olsa da esther karakterinn müthiş oyunculuğu ve küçük dilsiz kızın (aryana engineer -max) şirinliği bu kötü etmeni dengeliyor. bu ikisi filmi taşımış yani.
ayrıca filmde bir tane de porno içerikli sahnemiz var ama asıl vurucu olan estherin buna şahit olması. zaten bu kız film boyunca her delikten çıkıyor. ama anne babanın seksi mutfakta yapmayı tercih etmelerinin de kızın buna şahit olmasında etkisi var.
ayrıca şu filmdeki psikolog için de br çift lafım var. vallaha çocuklar duymasındaki taş fırın erkeğini haklı çıkartacak derecede sinir bozucuydu. bir işe yaramayan ama parayı da oluk oluk götüren biriydi.
--spoiler--
sonuç olarak eğer gerilim filmlerinden hoşlanıyorsanız bu film sizi gerer arkadaş. bonus olarak da şaşırtıcı bir son var filmde! kaçırmayın yani! kapanış cümlesini annemizin güzide lafıyla yapalım! "I am not your fucking mother"
tam olarak ters köşe sayılmasa da sonunda şaşırtmayı başarabilen çok başarılı bir gerilim filmidir. film ne kadar çok klişe barındırsa da ya da bir çok saçma unsur içerse de sizi gerim gerim geriyor.
ne kadar başarılı olsa da filmin kalitesini aşşağıya çeken unsurlar yok da değildi. filmin içerisinde onlarca klişe vardı. özellikle ilk yarıda. mesela aniden haraket eden kamera, açılan buzdolabı kapağı ya da normal bir kapı ile başlayan gerilimli müzik ve kapandığında ortada hiçbir şey olmaması, birçok şeyin neyle sonuçlanacağını önceden kolayca tahmin edebileceğiniz sahnelerin bulunması, bu filmde de inanmayan mal bir karakterin (baba karakteri) bulunması vb. ayrıca fimin en sonunda annenin estheri botanik bahçesinde bırakıp polislere yöneleceğine başka yöne gitmesi (hay senin kafana) ve pek tabiiki beklediğimiz üzere estherin arakadan gelmesi ve boğuşmaya devam etmeleri estherin bir türlü ölmemesi en klişe ve saçma kısımlarıydı filmin.
esther denen güzel kızın oyunculuğu gerçekten müthişti. karakteri oynayan oyuncunun adı ısabelle fuhrman. bildiğim kadarıyla kendisi daha 12 yaşında. ama yaşına rağmen filmde döktürmekte. korkutucu olmayı başarabilmiş. güldüğünde çok sempatik gözükmekte ama kötü bir bakış attığında ya da ciddi ciddi baktığında adamı altına ettiriyor! yalnız kafamı karıştıran şey o malum şaşırtıcı olayı (şimdi onu sölemiyim bari. tadı kaçmasın) öğrendikten sonra estherin görünüşü değişti. o kadar ki ben onu oynayan kızın değiştiğini düşündüm. acaba gerçekten başka birimi oynadı o sahneleri.
filmdeki diğer oyunculuklar normaldi. ama aile babası karakterinin (artık iskele babası mı desem bilemedim) bu kadar mal olması ve çoğu amerikan filmin görülen "inanmıyorum sana" salatasını çok uzatması insanın sinirini bozan bir etmen olmuş. çoğu amerikan filminden buna alışığız ama burada artık level atlamış bu olay. kadın anlatıyor da anlatıyor adam "inanmam" diyor. sanki scary movie filmini izliyoruz da kendi kendiyle dalga geçiyor film. ama tabi sonunda doğal olarak hakkın rahmetine kavuşuyor iskele babamız. heralde kimse de bu adamın ölüğüne üzülmemiştir sanırım. gerçi bu olay kötü olsa da esther karakterinn müthiş oyunculuğu ve küçük dilsiz kızın (aryana engineer -max) şirinliği bu kötü etmeni dengeliyor. bu ikisi filmi taşımış yani.
ayrıca filmde bir tane de porno içerikli sahnemiz var ama asıl vurucu olan estherin buna şahit olması. zaten bu kız film boyunca her delikten çıkıyor. ama anne babanın seksi mutfakta yapmayı tercih etmelerinin de kızın buna şahit olmasında etkisi var.
ayrıca şu filmdeki psikolog için de br çift lafım var. vallaha çocuklar duymasındaki taş fırın erkeğini haklı çıkartacak derecede sinir bozucuydu. bir işe yaramayan ama parayı da oluk oluk götüren biriydi.
--spoiler--
sonuç olarak eğer gerilim filmlerinden hoşlanıyorsanız bu film sizi gerer arkadaş. bonus olarak da şaşırtıcı bir son var filmde! kaçırmayın yani! kapanış cümlesini annemizin güzide lafıyla yapalım! "I am not your fucking mother"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar