aşk

içine herşey sığdırılabilen herşeyi meşrulaştırdığı vehmi oluşturabilen şiddetli sevgi, heyecan, korku, özlem, hüzün, arzu gibi nöbetlerle seyreden bittikten sonra yerine sevgi saygı kalırsa ne ala kalmazsa mualla olan karmaşık hisler yumağıdır.

Ne kadar şiddetli ise ve sonunda ne kadar fazla hayal kırıklığı oluşturuyorsa tam tersi olarak geriye bir o kadar nefret bırakabilme olasılığı olan riskli bir dönemsel hayat karmaşasıdır ayrıca.

Kimi aşk teoremlerinde öğrenilmiş ve zihnen hazır bulunuşlulukla ilintilendirilmiş(çoğu aşk kendi yaş sınırımıza ve statümüze uygundur zira), kimisinde heyecan verici bir ruh hali içerisinde iken rastladığımız birine yüklediğimiz anlamdır(misal; tehlikeli bir asma köprüden geçerken rastlanılan karşı cinsten kişilere tehlikesiz bir köprüde aynı hisler uyandırmamıştır)
ama nihayetinde sevgiliyi kendi reel kimliğinden ziyade düşsel bir şekilde içimizde büyüttüğümüz hem en insani hem en hayvani yanlarımızı harekete geçirebilen olmazsa olmaz insani oyalanmadır.

ilahi aşk denilen daha kapsamlı ve şümullu kendini tanrıya adamak şeklindeki türü ile de özellikle insani yönleri güçlendiren yürek yufkalığı hali de vardır ama herkese nasip olmaz.

aslında herkesin aşk hakkında yazdıkları kendisinin aşka yüklediği anlam ile paraleldir birazda. Kimisi için şiddetli tensel arzu bile kendisi açısından aşk olarak adlandırılıp yaşanır, kimisi için kavuşana kadar duyulan kendi içsel mazoşist hislerinin tatmini yoludur, kimisi için eğlenceli vakit geçirebildiği karşı cinsten kişiye duyulan özlemdir v. s v. s
© copyright 2005 - 2026