bugün
- insan doğuştan iyi midir8
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi11
- papatya çayı içen erkek4
- ismet inönü2
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- anın görüntüsü16
- stephen appiah2
- tristan da cunha3
- mahmud abbas3
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı15
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi5
- elime erkek eli değmedi diyen kız2
- israil'in gazze de 300 gazeteciyi öldürmesi2
- topal osman ağa2
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- kutlu parti2
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- düşün ki o bunu okuyor2
- bir adaya düşsek6
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- ese dezze7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- ukrayna rusya savaşı neden bitmiyor2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- olası 3 dünya savaşında müttefik olacak ülkeler2
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- türk2
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- rezervuar2
- ukrayna rusya ve abd ve iran'ı barıştırmak2
- güçlü kadın tabiata ihanettir2
- sinem dedetaş8
- klavyedeki en gereksiz tuş3
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- sultan abdülhamid han2
- 31 ekim 20263
- ctrlx aga2
- ağustos ayında türkiyeye geldim3
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- kamos bey birader beydir3
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek2
- ne mutlu türkiyeliyim diyene3
Meşrutiyet (1908) 'den sonra memlekette başlayan ve o devirde ;Türkçülük; adı verilen milliyet hareketi ; edebiyatta millî kaynaklara dönme; düşüncesinin doğmasına yol açmıştır. Millî kaynaklara dönme; sözüyle; dilde sadeleşme, aruz vezni yerine hece veznini kullanma, yerli hayatı yansıtma kastedilmiştir. Bunları gerçekleştirmeyi ülkü edinen edebiyat akımına; Millî Edebiyat; adı verilmiştir.
a. Dilde sadeleşme hareketi 1911 nisanında Selanik'te Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp tarafından çıkarılan Genç Kalemler dergisinde; Yeni Lisan; adıyla ileriye sürülmüştür. Bunlar, konuşma dilini yazı dili haline getirme davasını benimsemişler; Millî edebiyat'ın millî lisan'dan doğacağını (Ömer Seyfettin) söylemişlerdir. Bu hareket kısa zamanda tutunmuş ve XX. yüzyıl edebiyatının ayırıcı niteliği olmuştur.
b. Aruz vezni yerine hece veznini kullanma davası ilkin Mehmet Emin'in 1897 Yunan savaşı dolayısıyla yayınladığı Türkçe Şiirler adlı kitabı vesilesiyle ortaya sürülmüş, Rıza Tevfik'in halk şiirleri yolundaki koşma ve nefesleriyle desteklenmiş ise de, uzun zaman gerçekleşememiş; ancak Birinci Dünya Savaşı içinde, özellikle 1917'de Servet-i Fünun dergisi tarafından; Şairler Derneği” adıyla toplanan gençler (Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, v.b.) tarafından benimsenmiştir.Bu dönemde aruz vezni de bir yandan sürüp gitmiş ve Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yahya Kemal gibi üç kuvvetli sanatçının elinde varabileceği gelişmenin en yüksek noktasına erişmiştir.
c. Yerli hayatı yansıtma davası ise, yalnız birkaç şair (Mehmet Emin, Mehmet Akif, kimi şiirleriyle Yahya Kemal, Cumhuriyet devrindeki bazı şiirleriyle Faruk Nafiz, v.b.) ve daha çok hikâye ve roman yazarları tarafından benimsenmiştir.
ç. Şiir alanında, hece vezninin ilk ürünlerini veren şairlerin (Mehmet Emin'den başka) hemen hepsi bir yandan aruzla yazmışlar; bir yandan da, Türkçülük hareketinin ve Ziya Gökalp'in etkisiyle, hece veznine yönelmişlerdir. Ne var ki, bunların hece vezniyle ortaya koydukları ürünler, yalnız biçim (dil, vezin, nazım biçimi) kaygısıyla yetinilen, derinliği olmayan, yalınkat manzumelerdir.
http://www.satiraraligi.com/milliedebiyatdonemi.htm
a. Dilde sadeleşme hareketi 1911 nisanında Selanik'te Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp tarafından çıkarılan Genç Kalemler dergisinde; Yeni Lisan; adıyla ileriye sürülmüştür. Bunlar, konuşma dilini yazı dili haline getirme davasını benimsemişler; Millî edebiyat'ın millî lisan'dan doğacağını (Ömer Seyfettin) söylemişlerdir. Bu hareket kısa zamanda tutunmuş ve XX. yüzyıl edebiyatının ayırıcı niteliği olmuştur.
b. Aruz vezni yerine hece veznini kullanma davası ilkin Mehmet Emin'in 1897 Yunan savaşı dolayısıyla yayınladığı Türkçe Şiirler adlı kitabı vesilesiyle ortaya sürülmüş, Rıza Tevfik'in halk şiirleri yolundaki koşma ve nefesleriyle desteklenmiş ise de, uzun zaman gerçekleşememiş; ancak Birinci Dünya Savaşı içinde, özellikle 1917'de Servet-i Fünun dergisi tarafından; Şairler Derneği” adıyla toplanan gençler (Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, v.b.) tarafından benimsenmiştir.Bu dönemde aruz vezni de bir yandan sürüp gitmiş ve Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yahya Kemal gibi üç kuvvetli sanatçının elinde varabileceği gelişmenin en yüksek noktasına erişmiştir.
c. Yerli hayatı yansıtma davası ise, yalnız birkaç şair (Mehmet Emin, Mehmet Akif, kimi şiirleriyle Yahya Kemal, Cumhuriyet devrindeki bazı şiirleriyle Faruk Nafiz, v.b.) ve daha çok hikâye ve roman yazarları tarafından benimsenmiştir.
ç. Şiir alanında, hece vezninin ilk ürünlerini veren şairlerin (Mehmet Emin'den başka) hemen hepsi bir yandan aruzla yazmışlar; bir yandan da, Türkçülük hareketinin ve Ziya Gökalp'in etkisiyle, hece veznine yönelmişlerdir. Ne var ki, bunların hece vezniyle ortaya koydukları ürünler, yalnız biçim (dil, vezin, nazım biçimi) kaygısıyla yetinilen, derinliği olmayan, yalınkat manzumelerdir.
http://www.satiraraligi.com/milliedebiyatdonemi.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar