bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- kadınlar7
- meriç dükalığı8
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- okan buruk9
- sevdiğiniz yazarlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- ölümden korkuyor musunuz17
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kültür2
- kuran2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- intothenirvana2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- günün sözü16
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- intihar etmek4
- tai lung8
- true ile tatlı sert3
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- gary oldman2
- sözlüğün ölü gibi olması5
erkek hegemonyasının devamlılığı için süregelmiş, kadın üzerine dayatılan baskıların ve kadının 2.sınıf yakıştırılmalarının başka bir iç burkan tarafıdır.
toplum olarak en büyük problemimiz, ya da evrensel olarak en büyük problemin, yetişme ve yetiştirme süreçleri olduğu farklılaşmış mezheplerden ya da şiddet onaylı zıt kutuplardan görülebilmektedir. türban da bu ilişki gibi, genellikle takılan değil, taktırılan bir semboldür. birey'in saf dışı edildiği özgür iradesi bir yana, bu ve benzeri fiziksel görünüş dayatmaları, kişiyi hem sağlık, hem vicdan'en rahatsız etmektedir. aslında sorun kadının gerçekten kadın haklarını isteyip istemediğidir. zaten geçmiş geleneklerin getirdiği 2.sınıf kadın modelleri, bu ve benzeri korku tabanlı inanç yaftalamaları ile boyut değiştirmekte, kadın-erkek eşitliğine açık ara fark attırmaktadır.
işin sağlık boyutu şu şekilde olmakla beraber;
"Muayeneye gelen tesettürlü kızlarımız ve kadınlarımız soyununca, dayanılmaz bir ter kokusu yayılır. Memelerinin altı kırmızı ve kokulu bir sıvı ile kaplıdır. Din uğruna eliniz ıslanır, mideniz bulanır. Türbanları yumurta gibi sert olsun ve dik dursun diye, eski röntgen filmlerini kesip, iki kat eşarbın altına koyuyor bazıları. Başlarını açtıklarında, baş derileri, havasızlıktan suları akan, cılk yaradır. Ve bizden, yani hekimlerden, tam da bu yaralar için tedavi isterler. Dünyada bu kadar iğrenç bir manzara ile karşılaşmamışsınızdır Mine Hanım. D vitamini eksikliğinden geçtim, fındık kadar beyni olan erkek zihniyetinin marifeti bu işte! Yeryüzünde kadınlarına bunu reva görürken, öbür dünyada açık saçık hurilerin hayali ile yaşamak yetiyor o zihniyete!.."
sosyal yaşam alanıda türkiyenin bazı kesimlerinde ve islami rejimlerde alt seviyelere çekilmektedir. dini olarakta farklı ilahiyatçılar arasında bile "vardır-yoktur" yorumlamasının olduğu bu sembol, kime ve neye göre -günah-sevap- içeriyor, onun farkındalığına varmak sanırım en büyük cevap olacaktır düşünen insan için. bu kural ve itaat mekanizmasının aile ve yaşanılan toplum olması aşikar değil midir. neye ve kime göre yorumlandığı bilinmeden, başkasının inancı yaşanmakta, yaşatılmaktadır.
toplum olarak en büyük problemimiz, ya da evrensel olarak en büyük problemin, yetişme ve yetiştirme süreçleri olduğu farklılaşmış mezheplerden ya da şiddet onaylı zıt kutuplardan görülebilmektedir. türban da bu ilişki gibi, genellikle takılan değil, taktırılan bir semboldür. birey'in saf dışı edildiği özgür iradesi bir yana, bu ve benzeri fiziksel görünüş dayatmaları, kişiyi hem sağlık, hem vicdan'en rahatsız etmektedir. aslında sorun kadının gerçekten kadın haklarını isteyip istemediğidir. zaten geçmiş geleneklerin getirdiği 2.sınıf kadın modelleri, bu ve benzeri korku tabanlı inanç yaftalamaları ile boyut değiştirmekte, kadın-erkek eşitliğine açık ara fark attırmaktadır.
işin sağlık boyutu şu şekilde olmakla beraber;
"Muayeneye gelen tesettürlü kızlarımız ve kadınlarımız soyununca, dayanılmaz bir ter kokusu yayılır. Memelerinin altı kırmızı ve kokulu bir sıvı ile kaplıdır. Din uğruna eliniz ıslanır, mideniz bulanır. Türbanları yumurta gibi sert olsun ve dik dursun diye, eski röntgen filmlerini kesip, iki kat eşarbın altına koyuyor bazıları. Başlarını açtıklarında, baş derileri, havasızlıktan suları akan, cılk yaradır. Ve bizden, yani hekimlerden, tam da bu yaralar için tedavi isterler. Dünyada bu kadar iğrenç bir manzara ile karşılaşmamışsınızdır Mine Hanım. D vitamini eksikliğinden geçtim, fındık kadar beyni olan erkek zihniyetinin marifeti bu işte! Yeryüzünde kadınlarına bunu reva görürken, öbür dünyada açık saçık hurilerin hayali ile yaşamak yetiyor o zihniyete!.."
sosyal yaşam alanıda türkiyenin bazı kesimlerinde ve islami rejimlerde alt seviyelere çekilmektedir. dini olarakta farklı ilahiyatçılar arasında bile "vardır-yoktur" yorumlamasının olduğu bu sembol, kime ve neye göre -günah-sevap- içeriyor, onun farkındalığına varmak sanırım en büyük cevap olacaktır düşünen insan için. bu kural ve itaat mekanizmasının aile ve yaşanılan toplum olması aşikar değil midir. neye ve kime göre yorumlandığı bilinmeden, başkasının inancı yaşanmakta, yaşatılmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar