bugün
- iremga32
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır2
- anın görüntüsü28
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- süleymancılar10
- haftanın gammazları listesi25
- narsist birine aşık olmak5
- nick vermeden bir yazara seslen12
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- eğitimde devlet tekeli2
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- petrol5
- en sevdiğiniz hayvan4
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- akaryakıt2
- velvet8
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- neden haklı serisi2
- geceye bir şarkı bırak3
- beklenen doğru insanın bir türlü gelmemesi2
- tolga turan2
- sabah namazının fazileti3
- anne ile seks yapmak5
- zurna dürüm4
- dayanamayıp kitap almak7
- morkstar2
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- modern çağın mutsuzluk nedenleri2
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- okullara 30 bin bahçe görevlisi alınması2
- götünde donu olmayıp tatile gitmek3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- entelektüel insan bulmanın oldukça zor olması2
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
- şükredilecek şeyler9
- karşıdakinin yalan söylediğini anlamak ama susmak2
- kavun kokusu4
- uyudunuz mu4
- sözlükte meme ayrımcılığı5
ismet özel'in içinde , sevgilime iftira 'yı sunduğu şiir kitabıdır.
SEVGiLiME iFTiRA
Dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni
bir yanımı kara çıbanlara saldılar, ıslak
bir yanım hiç aymamıştır, gümeçlerde saklıdır
ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum
ama şimdi bana gerçekten zor gelen şey
bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak
sözlerimi etime bastırıyorum
içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu
benim bu sası karanlığa zorla, zorlayarak
tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu
yeter ki
sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için
sen bir daha beni saçlarınla sıyır
ağdalanmış sevincimi hışırdat, bunu yapabilirsin
çünkü bütün bankalar, silâh fabrikaları
her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük
senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
hesab etmiş değil,
bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını
çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor
belki evet
onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
solumaktan
biraz çopurlanmıştır sesim
senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet
bakışlar tozlanacak, dolukmuş sofalardan
ezikliğin şehveti yayılınca
taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek
iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar
aklımın köşesinden atlılar geçiyor
değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür
ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim
hiçbir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında
kan değildir dostlarımın çakşırına bulaşan
kan değil, mürekkep lekesi, ben bilirim
çünkü bir gün gerçekten kan aktığında
ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır
karaysam şimdi öfkenin payı vardır karalığımda
aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam
sözlerim öcalan ağza misvak, iyice anlaşılsın
bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan
keşke kan olsa,
o zaman
senin çardağına çıkarken
karıştırırken şarapla kendimi sana
varsın gün geçtikçe her şeyde biraz kahır
biraz bakır çalığı olsun lokmamızda
bana soru sor artık
beni kurtarma, konuştur
beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla.
SEVGiLiME iFTiRA
Dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni
bir yanımı kara çıbanlara saldılar, ıslak
bir yanım hiç aymamıştır, gümeçlerde saklıdır
ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum
ama şimdi bana gerçekten zor gelen şey
bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak
sözlerimi etime bastırıyorum
içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu
benim bu sası karanlığa zorla, zorlayarak
tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu
yeter ki
sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için
sen bir daha beni saçlarınla sıyır
ağdalanmış sevincimi hışırdat, bunu yapabilirsin
çünkü bütün bankalar, silâh fabrikaları
her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük
senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
hesab etmiş değil,
bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını
çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor
belki evet
onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
solumaktan
biraz çopurlanmıştır sesim
senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet
bakışlar tozlanacak, dolukmuş sofalardan
ezikliğin şehveti yayılınca
taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek
iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar
aklımın köşesinden atlılar geçiyor
değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür
ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim
hiçbir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında
kan değildir dostlarımın çakşırına bulaşan
kan değil, mürekkep lekesi, ben bilirim
çünkü bir gün gerçekten kan aktığında
ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır
karaysam şimdi öfkenin payı vardır karalığımda
aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam
sözlerim öcalan ağza misvak, iyice anlaşılsın
bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan
keşke kan olsa,
o zaman
senin çardağına çıkarken
karıştırırken şarapla kendimi sana
varsın gün geçtikçe her şeyde biraz kahır
biraz bakır çalığı olsun lokmamızda
bana soru sor artık
beni kurtarma, konuştur
beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar