bugün
- fatma betül sayan kaya57
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek3
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler11
- kendisiyle övünen insanlar15
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması3
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- türk kızlarının genel özellikleri3
- era7capone ve antipanik aşkı3
- verdiği sözü tutamayan insan4
- türkiye33
- futbol18
- vermio'nun ağzına vermek2
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- m r b'i r'a d'e r2
- habersiz gelen misafir4
- düzenin bozulması2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- stanley termos5
- zengin yapar çapkın olur fakir yapar abaza olur2
- ne kadar yaşlısın16
- tayt3
- uefa uluslar ligi8
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği4
- queen ravenna adlı yazar10
- yıldızlar2
- bir derdim var4
- boşnak isimleri2
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- trt tarafsız olmalı13
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- alım gücü2
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü2
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- haftanın günleri2
- sözlükten bir kıza basmak2
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- ismet gurbuz4
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- italya15
- peugeot 206 reklam filmi2
- muslettin amca3
- beyefendi olmak3
- 29 eylül 20263
- prinzenrolle3
- evlilikte özgürlük3
- fon madurları2
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
kişinin sahip olduğu somut şey, görünüş. et parçası, et.
küçükken hiç sevmezdim, esmer olduğum için bir de nedense "kıro sanacaklar" korkusu vardı. şimdi bakıyorum da, "kıroluk" dediğimiz şey yüzle falan olmuyormuş zaten, ne bok olduğunu davranışınla belli ediyormuşsun. inançlı bir ailede büyüdüğüm halde tanrı'yı hiç sevmezdim beni çirkin yaratmış diye. şimdi yine bakıyorum da, "ulan ne şanslı adammışım ha" diyorum. rahatsızlığım yine var, kimde yok ki... sağlam bir bedene sahip olmak yine de harika bir şey ama.
ha ne diyecektim... gerçekten muhteşem çalışıyor bu beden, işleyişine hayran kaldım ben. geçenlerde çok pis kapaklandım yere. elim ve kolum yarıldı. "ay mikrobu gitsin" yardım safhasının ardından habire bir temizlik, habire bir "mikrop kapmasın, iltihaplanmasın, meisterler ölmez kollar bölünmez" tripleri... bir süre, dayanılmaz ağrıyla geçti.
sonra bu yaralar kabuk bağladılar. kendi kendilerine küçülüp yok oldular ve bana eskisi kadar sağlam bir deri bıraktılar. gerzek değilim, ilk defa görmüyorum tabi bu olayı. ama ilk defa bu kadar muhteşem göründü gözüme. her şeyi tanrı'ya bağlayan, "sübhanallah kardeş ibretlik bir tedavi" diyen biri değilim. evrimci de değilim. tanrı'ya ve her şeyi açıklanabilecek şekilde yarattığına inanırım. dolayısıyla, yarattığı vücuda, bu sahip olduğumuz bedene, bedenlere hayran kaldım ben. sadece basit bir düşüştü. beni düşürdüğü için teşekkür ederim kendisine, düştüğüm zamanki gibi "koşarak" yaşadığım hayatımda güzel şeylerin farkına vardım. onca hastalığa rağmen "abi şimdi iki kabuk atalım bunun üzerine, alttan biz deriyi halledelim sonra kabuğu kaldıralım tamam mı?" deyip, kepleriyle işe koyulan hücrelerimi sevdim, kendimle barıştım.
mitoz bölünmeyi ortaokulda gördüm en son, pek hatırlamıyorum. lise 1'de biyolojide işlemiştik sanırım, o derslerden de hep kaçtım. kaçmadığımı da dinlemedim. zaten biyolojiden de zorla geçmiştim. ama ben bu mitoz bölünmeyi, yaranın kapanmasını acayip sevdim.
öyle ki, gelişim aşamasını görmek için bir taraflarımı kesmek istiyorum. ne güzel şeymişsin lan sen beden. bir daha seni gereksiz yoran, gereksiz yerlere düşüp kendini yaralayan top olsun e mi?
küçükken hiç sevmezdim, esmer olduğum için bir de nedense "kıro sanacaklar" korkusu vardı. şimdi bakıyorum da, "kıroluk" dediğimiz şey yüzle falan olmuyormuş zaten, ne bok olduğunu davranışınla belli ediyormuşsun. inançlı bir ailede büyüdüğüm halde tanrı'yı hiç sevmezdim beni çirkin yaratmış diye. şimdi yine bakıyorum da, "ulan ne şanslı adammışım ha" diyorum. rahatsızlığım yine var, kimde yok ki... sağlam bir bedene sahip olmak yine de harika bir şey ama.
ha ne diyecektim... gerçekten muhteşem çalışıyor bu beden, işleyişine hayran kaldım ben. geçenlerde çok pis kapaklandım yere. elim ve kolum yarıldı. "ay mikrobu gitsin" yardım safhasının ardından habire bir temizlik, habire bir "mikrop kapmasın, iltihaplanmasın, meisterler ölmez kollar bölünmez" tripleri... bir süre, dayanılmaz ağrıyla geçti.
sonra bu yaralar kabuk bağladılar. kendi kendilerine küçülüp yok oldular ve bana eskisi kadar sağlam bir deri bıraktılar. gerzek değilim, ilk defa görmüyorum tabi bu olayı. ama ilk defa bu kadar muhteşem göründü gözüme. her şeyi tanrı'ya bağlayan, "sübhanallah kardeş ibretlik bir tedavi" diyen biri değilim. evrimci de değilim. tanrı'ya ve her şeyi açıklanabilecek şekilde yarattığına inanırım. dolayısıyla, yarattığı vücuda, bu sahip olduğumuz bedene, bedenlere hayran kaldım ben. sadece basit bir düşüştü. beni düşürdüğü için teşekkür ederim kendisine, düştüğüm zamanki gibi "koşarak" yaşadığım hayatımda güzel şeylerin farkına vardım. onca hastalığa rağmen "abi şimdi iki kabuk atalım bunun üzerine, alttan biz deriyi halledelim sonra kabuğu kaldıralım tamam mı?" deyip, kepleriyle işe koyulan hücrelerimi sevdim, kendimle barıştım.
mitoz bölünmeyi ortaokulda gördüm en son, pek hatırlamıyorum. lise 1'de biyolojide işlemiştik sanırım, o derslerden de hep kaçtım. kaçmadığımı da dinlemedim. zaten biyolojiden de zorla geçmiştim. ama ben bu mitoz bölünmeyi, yaranın kapanmasını acayip sevdim.
öyle ki, gelişim aşamasını görmek için bir taraflarımı kesmek istiyorum. ne güzel şeymişsin lan sen beden. bir daha seni gereksiz yoran, gereksiz yerlere düşüp kendini yaralayan top olsun e mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar