bugün

izmitçe

Aksavata Yapmak: Belli bir konu üzerinde tartışma halindeyken orta yolu bulucak konuşmayı yapmak.

Pike yapmak: Israrcı olmak.

Faça: Giysi

Faça ile ilgili bazı kalıplaşmış söz öbekleri:

Façasını Salmak: Kardişim dediği vatandaşa elbisesini emaneten vermek ama bir daha alamamak.

Faça yapmak : Kıyafet satın almak..

Façan yansın : Göze hoş gelen güzel kıyafetlere nazar değmesin manasında kullanılan hoş bir söz öbeği..

Façadan kesmek : Karşısındakini ...ağzı, burnu, kara kaşı yada kara gözü dururken üstündeki elbisesinden tanımak.

Salmak : Asıl manası; bir örnek vericek olursak ; aşağıya doğru sarkıtmak olsada izmit dilinde bir çok anlama tekabül eden entresan sözcük..
Sal Bolm Beni : Karşındakine , ondan sıkıldığını ve o an için gitmesi gerektiğini anlatır..

Sal Bu işleri: Yanlış işler peşinden koşan birine uyarı manasında kullanılır..

Sal Kendini... : Karşındakine sakin olması gerektiğini anlatan söz öbeği..

Faça Salmak : Eşine dostuna emaneten giysisini vermek..

Sinyal olmak: ihtiyacı olupta , sahip olamadığı şeyi bir başkasından istemek...
Basit bir örnekle pekiştircek olursak ; "Kardişim sigarana sinyal oluyorum daha sonra hesabı kapatırız" gibi bir cümleyle daha iyi anlayabiliriz..

Kesmek:Bir kaç farklı anlamı vardır..
1- Bakmak,
2-Hatırlamak, tanımak..
3-Bilmek

Kesiyorum seni: Karşındakine, onu daha önce gördüğünü ima eden söz öbeği.

Manita Kesmek: Karşı cinsten olan bir varlığa bakmak. Kendince telepati kurmak, bir nevi kendi kendine gelin güvey olmak..Olayı abartırsak gözüyle hamile bırakacak kadar... bakmak..

Hiç kesemiyorsun bu işleri: Bahsi geçen iş hakkında karşındakine o işten anlamadığını,bilmediğini belirten hoş bir tabir..

As yapmak: Susmak - Konuşmaması gerektiğini anlatan sözcük.
Argo tabirle ise ; karşındakine " Akıllı ol !!! " demek..

Kayıntı atmak: Yemek yemek..

Aso: izmit demek, delikanlı demek, çarşı çocuğu demek, güzel demek yakışıklı demek, iyi ve hoş demek...Bizi biz yapan bir kelime..Kökü iskambildeki AS'a kadar dayanır..

Kendini kurmak: Bir canlıyı, , bir nesneyi kısacası herhangi bir şeyi kendine takıntı yapmak..

iş koymak: Haberdar etmek

iş atmak: Söylemde bulunmak, varlığından haberdar olunmasını sağlayacak girişimlerde bulunmak.. "Manitaya iş attım" cümlesindeki söz öbeğimiz tam olarak bu anlama gelmektedir..

Pilaçka olmak: yapışmak, peşini bırakmamak, kovalamak, kurcalamak...

Pres yapmak: Karşındakine ikna edici baskı kurmak - irdelemek,Yormak..

Ketenpere: Dolandırıcılık
Ketenpereye Gelmek Dolandırılmak
Örn: 'Arkadaş bizi ketenpereye getirmeye mi çalışıyor' Gibi..

On numara: Karnede yıldızlı pekiyi, 100 üzerinden 100 lük kağıt gibi maksimum güzellikte olan bir şeye söylenen sözcük..

Paspal: Kötü,Fena gibi Hoşuna gitmediğini belli eden sıfatların yerine kullanılan sözcük.

Salık=Gevşek : Rahat, Umursamaz tavırlar takınan kimse..

Kardişim: Türkçeye karın-daş ikilisinden kardeş olarak geçen sözcüğün izmitçe versiyonu..izmitçede de son derece gramer kuralları olduğunu kelimemizde meydana gelen ünlü daralmasından görmek mümkündür..

Bilader: Bildiğimiz birader'in izmitçede ses olayına uğrayıp gramerinde geçirdiği evrimden sonraki hali..

Amçolu: Amcam...ızın oğlu için söylediğimiz bu kelimenin aslında en samimi olduğumuz kişiden, sokaktan geçen herhangi birine kadar söylenebilir olduğunu anlatan izmitçe versiyonu..

Sektirmemek: Genelde erkeklerin hatun kişi için kullandığı ve çapkınlık konusunda amaca ulaştığını anlatır.

Atar yapmak: Sert çıkmak , çıkışmak, izmit diliyle gider yapmak manasına da gelir..

Tiiz: En kibar haliyle 'popo' demek.

Zarbo: Polis demek.

Terso: Parasız kalmak.

Mazın: Zengin.

Patates olmak: Yapılan bir işi yada yapacağı bir işi halledememek, yüzüne gözüne bulaştırmak.

Patlıcan olmak: Utanmak.

Kene: Para

Çekelemek: Genel anlamda içmek, tüketmek anlamında kullanılır.

Mantarlamak: Başaramamak, hazin son ile karşı karşıya kalmak, ezik durumu düşmek, ezilmek ve hatta büzülmek.. Mantara Bağlamak haliyle izmitçemizde daha sıklıkta görülmektedir...

Mevzu koparmak: Olay çıkarmak manasında kullanılmaktadır.

Façalaşmak: Dünyanın herhangi bir yerinde karşı karşıya gelmek- karşılaşmak..

Metazori: Zorla yapılan eylem..işi zorlama , yokuşa sürme..

Paçoz: Zayıf, cılız , çelimsiz kimse için kullanılan sıfat..

Mariz: Dayak, kötek anlamına gelir...

Marizine Kaymak: Dayak atmak , dövmek anlamına gelir..

Çökmek: Türkçedeki halinden çok farklı olarak kullanıldığı cümleye göre izmitçede değişim gösterebilen entresan sözcüklerden birisidir..
Üstüne Çökmek: Bir kişiyi hırpalamak üzere girişimde bulunmak..
Mekana Çökmek: Mekan Basmak..

Nallamak: Birini dolandırmak
Mesela; Nası nalladım aweli belli deil *

Hap etmek=Pandiz etmek: Karşısındaki kişiyi etkisiz hale getirmek , ağzını burnunu kırmak ya da güzel bir uzakdoğu dövüşü ile hırpalamak..

Ceket: Manita demek.

Salça Olmak: Yüzsüklük yaparak bir şeye katılım göstermek , girişimde bulunmak , alakalı hale gelmek..
Her kıza da salça olunmazki..Pirana mısın bilader sen?...

Alo Yapmak: Aramak

Afaroz etmek: Karşısındaki kişiye dayak atmak, hırpalamak, mahfetmek ;)
© copyright 2005 - 2026