bugün
- nervio bugün ne giydi acabası12
- tanrı yok12
- arkadaşlar bu çanta nasıl5
- sözlüğün tanrıçası olmak12
- 2026 yılında hala sigara içen kişi6
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- ateistlerin nursuz olması23
- sabah nasıl uyanıyorsunuz12
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- bana kimse eksi oy atamaz6
- geneleve aileyle kız istemeye gitmek3
- seçimde kime oy vereceğiz8
- iyi geceler sayın yuzırlar2
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek6
- atatürk ün ateist olması8
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- ota boka devşirme diyen hırto27
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması4
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması13
- sözlüğün fingirdekleri10
- üniversiteye başlayacak kızlara tavsiyeler2
- düğünde çeyrek altın takan kişi2
- sevilen hatuna kasıklarımın şarkısı demek3
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- keith flint2
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu6
- the merich5
- radiohead dinleyen kızlarla sex yapmak zevk vermez2
- yenilebilir protez tırnak2
- sevgilinin sümüğünü yer misin5
- sözlüğün yılanı8
- uysaljakoben20
- velvet'in silver'a benzemesi15
- rave muzigi2
- true nickli namussuz yazar15
- sürekli yeme isteği7
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- beni gözaltına alsalar ağlar misiniz4
- sözlüğün şamar oğlanı olmak4
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- sıla ertaş benimle evlenir misin3
- futbol sevmeyen basketbol tayfa2
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- sevişilen kadının kocasına yatakta basılmak2
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- bir sarma yapmışım9
--spoiler--
04.10.2007
hiç düşünmemiştim böyle bir durumu o ana kadar. ne kadar da dünyayla kopuk hayatlar yaşıyoruz. 70 milyonluk ülkede 7 milyon özürlü insanın farkında değilken yaşam çok daha mı kolay yoksa farkında olup onlara yardım etmek mi daha kolay bilmiyorum. ancak oradalar ve özürlüler. biz gibi yürüyemiyorlar belki bazıları, belki konuşamıyorlar, düşünemiyorlar, göremiyorlar. ancak hepsi bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz, annelerimiz, babalarımız...
dünyaya görmeyen bir çocuk geldi dört ay önce. benim çocuğum. oğlum canım. çok güzel bir çocuk doğumhaneden çıkan eşimin kucağında. gözleri o zaman da kapalıydı, tıpkı şimdi açık olmasına rağmen kapalı olması gibi. farkında değildik doktorların bazı testler yapıp sonuçlarını bizlere söyleyene kadar. sadece o vardı. küçücük elleri ve küçücük kalbiyle.
öğrendim gerçeği. önce kendimden nefret ettim. suçu kendimde aradım. utandım. bir an olsa da içimden geçen utanç duygusu için şu an kahroluyorum. evet utanmıştım. şimdiye kadar kimseyi umursamadan geçen hayatımdan uzaklaşmış ve insanların düşündüklerini mi önemsemeye mi başlamıştım ki? uzak bir ihtimal bir bebeğin özürlü olarak doğması. evet uzak bir ihtimal ama olmayacak değil. ihtimaller gerçekleşmek için değiller mi zaten. benim başıma gelmişti. çok da inançlı olmamama rağmen ilk defa suçlamak için tanrının adını almıştım dilime. ona lanetler yağdırıyordum.
ancak sonraları farkına varabildim. bu özel bir durumdu. belki de bana bir ödüldü. nasıl bir baba olabileceğimi gösterebilmek adına bir ödül. bütün sevgimi ona geçirebilmek adına her şeyimi ona vermeye adadım bir süre sonra. her şeyi kendim öğreteceğim. onun görmeyen gözü olacağım. uzun bir süre duyduğum üzüntüyü atlatalı çok oldu. bununla yaşamayı öğrendim. eğer ki özürlülük belli bir zamanda ya da belli bir sayıyla gerçekleşmekteyse, başka bir aileye gidecek özürlü bir çocuk umarım bize nasip olur. çünkü benden daha iyi bir baba olamaz özürlü bir çocuğa.
--spoiler--
not:engelli bir çocuğa sahip bir yazardan alıntı...
04.10.2007
hiç düşünmemiştim böyle bir durumu o ana kadar. ne kadar da dünyayla kopuk hayatlar yaşıyoruz. 70 milyonluk ülkede 7 milyon özürlü insanın farkında değilken yaşam çok daha mı kolay yoksa farkında olup onlara yardım etmek mi daha kolay bilmiyorum. ancak oradalar ve özürlüler. biz gibi yürüyemiyorlar belki bazıları, belki konuşamıyorlar, düşünemiyorlar, göremiyorlar. ancak hepsi bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz, annelerimiz, babalarımız...
dünyaya görmeyen bir çocuk geldi dört ay önce. benim çocuğum. oğlum canım. çok güzel bir çocuk doğumhaneden çıkan eşimin kucağında. gözleri o zaman da kapalıydı, tıpkı şimdi açık olmasına rağmen kapalı olması gibi. farkında değildik doktorların bazı testler yapıp sonuçlarını bizlere söyleyene kadar. sadece o vardı. küçücük elleri ve küçücük kalbiyle.
öğrendim gerçeği. önce kendimden nefret ettim. suçu kendimde aradım. utandım. bir an olsa da içimden geçen utanç duygusu için şu an kahroluyorum. evet utanmıştım. şimdiye kadar kimseyi umursamadan geçen hayatımdan uzaklaşmış ve insanların düşündüklerini mi önemsemeye mi başlamıştım ki? uzak bir ihtimal bir bebeğin özürlü olarak doğması. evet uzak bir ihtimal ama olmayacak değil. ihtimaller gerçekleşmek için değiller mi zaten. benim başıma gelmişti. çok da inançlı olmamama rağmen ilk defa suçlamak için tanrının adını almıştım dilime. ona lanetler yağdırıyordum.
ancak sonraları farkına varabildim. bu özel bir durumdu. belki de bana bir ödüldü. nasıl bir baba olabileceğimi gösterebilmek adına bir ödül. bütün sevgimi ona geçirebilmek adına her şeyimi ona vermeye adadım bir süre sonra. her şeyi kendim öğreteceğim. onun görmeyen gözü olacağım. uzun bir süre duyduğum üzüntüyü atlatalı çok oldu. bununla yaşamayı öğrendim. eğer ki özürlülük belli bir zamanda ya da belli bir sayıyla gerçekleşmekteyse, başka bir aileye gidecek özürlü bir çocuk umarım bize nasip olur. çünkü benden daha iyi bir baba olamaz özürlü bir çocuğa.
--spoiler--
not:engelli bir çocuğa sahip bir yazardan alıntı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar