bugün

yalnızlık

Not:Bir başka entryden esinlenilmiştir.

Tam 3 yıl oldu bu lanet şehre geleli.Lanet diyorum alınmasın ama öyle.Beni benden alan benden benliğimi buharlaştıran bu şehir...
1. Sınıftayken ailem parçalandı aslında ben doğduğumda parçalanmıştı.Konuşmayı öğrendiğimde söylediğim ilk kelime bile belki de "susun!" olmuştur.Her gece kavgalarla geçti kırık cam parçaları,kulağımda yankılanan küfürler,balkondan gelen sigara dumanı ve ağlayan bi annenin usulce sesleri.Yazarken gözlerim nemleniyor.Kanlı yüzüyle bi annenin çocuğuna sarılmışken dayak yemesi...Diceksiniz neden anlatıyorsun?
Bilmem belki de yalnızlığı bi kaç dakikalığına aldatıyorumdur.Gündüzleri okulda sürterdim.Okulda herşey benimdi liderdim belki de evde yaşdıklarımın etkisiyle fazla hırçındım bilmiyorum ama öyleydim.Gündüzlerden sonrasıysa yoktu benim için annem belki de yaşadıklarından dolayı izin vermezdi dışarı çıkmama.Sanki dışardaki fırtına beni alıp götürücekmiş gibi korkardı.O yüzden bir tane bile çocukluk anım yok.En kötüsüyse çocukluk arkadaşımın olmaması.Evdeki eşyalarla konuşmak onlara isim vermek nedir yıllar öğretti.Bilgisayarım herşeyim olmuştu.Sırtımdaki kambur arkadaşımın bana en büyük hediyesidir.Herşeyim klavyelerin üstünde ve ekranlardaki küçük karelerin içinde yaşandı oldu ve bitti.Odamdan yazları 3 ay boyunca çıkmadığım oluyordu.Gölgem ve bilgisayarımla birlikte yılları devirmiştim.Ardından belki de birçok ergen gibi ben de aşık oldum ancak sıradan bi ergenlik aşkı değildi herkez öyle söyler ama inanın değildi.Çünkü o hayatımda sevebildiğim tek varlığımdı.Pencereye çıkıp sağa başımı çevirdiğimde onu görmüştüm.Elleri mermerdeydi.Gerilmiş bi şekilde güneşin batışını izliyordu.Saçları yüzünde dolanıyordu.içimdeki merhaba deme cesareti beni boğuyordu.Yapamamıştım tabii ki.Ancak aşık olmuştum.7.Sınıfın yazındaydı herşey.Origami videoları izleyerek kağıt katlama sanatını öğrenmiştim.Kapısına şiirler yazdığım bir kağıttan çiçek bırakmıştım.Kağıdaysa parfümümü sıkmıştım.Kağıdı açarak ve çiçeği koklayarak yazdıklarımı okumuştu.Okumuş olucaktı ki aynı şeyi yapıp o da bir çiçeği kapıma bırakmıtşı.Evde her zaman yalnız olduğumu bildiğinden zile basıp kaçmakta sakınca görmemişti.Yaşanan gizlice ve utangaç birçok şeyden sonra sevgiliydik.Kalbimi açabildiğim tek insandı.

Süründüğüm tünelin sonunda karşılaştığım ışık gibiydi.Boğulmak üzereyken sudan beni çekip alan el gibiydi.Ağaçtan düşerken takıldığım dal susuzluktan ölücekken dudaklarımdan süzülen yağmur çisesiydi sanki toprağa gömülmüş bi tohumdum oysa hayat veren bi damlaydı,kalbime düşen bir cemreydi yaşamadığım ve hiç yaşayamıycağım bir güzellikti.

Bazen yanyana pencerelerimizden uzun uzun belli etmeden konuşurduk.ilk öpüşmemizi dahi boşlukta yaşamıştık.Aşşağıya düşmekten son anda beni itmesiyle kurtulmuştum.Yüzlerimizde kızarık bi gülümseme vardı.Her sabah önce uyanan pencerede diğerimizi beklerdi.
Bazen yemeklerimizi bile odalarımızda yani pencerelerimizde yerdik.Sabahları müziğin sesini açıp romantik bi parçayla onu uyandırırdım.Dağınık saçlarıyla cama çıktığında yanağına ar zor bi öpücük kondurabilirdim.Zamanla kabuğumdan Meleğim beni çıkarmıştı
Kendime geliyordum artık kendimi hissediyordum bilirsiniz işte kendini değerli hissetmek özgüven diyosunuz.Evet herşey çok güzeldi öle de devam edicekti ancak hayatımdaki en değerli varlığı OKS sınavı yüzünden kaybedicektim.1 sene hayatımın en güzel senesiydi.Ancak OKS...
Evet OKS de başarısız olucaktım ve annem artık çalışamıcak kadar yaşlandığından memleketi Giresun'a gelmiştik.Gerisini tamamlayın sevgili sözlük ailem.

Edit:Yalnızlıktan ağladıktan sonra yazılmıştır.Özet geçilmiştir.öZENSiZ olduysa veya yazım hataları anlatım bozuklukları varsa özür dilerim.
© copyright 2005 - 2026