bugün
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet9
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- iltica18
- sözlük kızları göreve7
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi7
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- sözlükte sevmediğiniz yazar3
- usual emmi gel bakalım buraya7
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- silvermist15
- geceleri gizli gizli manifest dinlemek2
- sevilmeyen insan özellikleri4
- sarman kedi beslemek7
- saray4
- hindistan ve çin den futbolcu çıkmaması4
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- yogartiksen11
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- ebu hureyre4
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
- 60 yaşında diskoya giden adam6
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- sabahları nefret edilen şeyler16
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği5
- polat alemdar2
- ekonomik kriz4
- game of thrones taki kerhaneci7
- mahinur özdemir göktaş2
- ev fiyatları artık düşmez3
- haftanın gammazları listesi3
- hangi manifest kızısın8
- ama yeni parti tüzüğü2
- sözlüğün en çirkef kızı2
- kara kedi4
- üzümü seven yaprağına katlanır2
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi4
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- scottish fold3
- göksel arsoy2
- gocu'ya özgürlük11
- günün twiti2
- anın görüntüsü21
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- açılış saatinde mağaza kapısına dayanan müşteri3
- sagopa kajmer3
- fatma betül sayan kaya49
- sözlük hesabını sil perileri7
- omuz estetiği2
Uzun ve zinde yaşamın cenazeleri
Herkese uzun ömür dilerim, "Allah geçinden versin" derim... Derim de... Ölümlerin üstünde yürümüş şahsiyetlerin, kendi uzun ömürleriyle övünmesini, bunun sırrını filan vermesini pek hazmedemem; hazzedemem.
Geçmiş 24 yıl. Bir çeyrek asır. 24 yıl önce bugünlerde, tanınmış tanınmamış yüzlerce insanı hayattan koparan çoğu karanlık cinayetin, suikastın, katliamın üstünde "askeri darbe"ye hazırlanan "Kenan Paşa", şimdi, 87 yaşında, Bodrum'da doğal ürünler mağazasının açılışında sesleniyor:
"Uzun yaşamımı, zindeliğimi doğal ürünlere borçluyum. Bu yaşıma geldim, hormonlu yiyecekten uzak durdum. Düzenli beslendim ve düzenli yatıp düzenli kalktım."
Açılışa katılan medya ve iş dünyasının "seçkin isimler"i ise muhtemelen "Çok doğru. Haklısınız Paşam. Allah uzun ömür versin" filan demiştir.
Dedim ya, ben de derim...
Lakin sonra bir nefes alır, düşünürüm. Hatırlamalar içimi acıtır.
Siyasi kariyeri "üç Demokrat"ın 27 Mayıs'ta idamından sonra başlayan...
Kendisi ise, 11 yıl sonraki askeri darbe 12 Mart'ta "üç genç"in idamına parmak kaldıran...
Ve ondan 9 yıl sonraki 12 Eylül darbesinde mağdur olan Demirel'in bir sorusu tarih boyunca "haklı ve meşru" kalacaktır:
"11 Eylül'de durdurulamayan cinayetler, 12 Eylül'de nasıl bıçak gibi kesilmiştir?"
O sorunun cevabı, Soğuk Savaş'ın, ABD'nin, Türkiye'nin karanlık dosyalarında hala durup bekler.
Üstüne "doğal ürünler" yenir, bir bardak su içilir; hayat "uzun uzun" devam eder.
Binlerce ölünün üstünde yükselen askeri darbe, devlet başkanlığı ve "hormonlu" bir anayasa ile korkunun ve cehaletin yüzde 90'larda onayladığı cumhurbaşkanlığı...
3 Ekim 1984'teki meşhur "Muş konuşması"nın tarihi "Asmayalım da besleyelim mi" vecizesi.
Aynı ölümcül vecizenin 28 Nisan 1985 "Antalya konuşması"ndaki inat ve ısrarı (Ertuğrul Mavioğlu'nun "Asılmayıp Beslenenler" kitabı bu dönemin ayrıntılı bir dökümü. Kararların ayrıntıları için ise, Prof. M. Semih Gemalmaz'ın iki dev ciltlik "Türkiye'de Ölüm Cezası")..
O "uzun yaşam"a, "düzenli beslenme"ye pek yüz vermeyen cezaevleri, uzundüzenli işkenceler, cezaevlerinin kanunsuz, hükümsüz ölümleri, kanunlu idamlar.
içinden PKK'yı ve ona desteği fışkırtan Diyarbakır Cezaevi cehennemi: işkencede ölenler, intihar edenler, etti denilenler.
Cezası Kasım 1980'de kesinleştikten sonra, "Hakkındaki ölüm cezasının yerine getirilmesine dair kanun", 2360 numarasıyla 12 Aralık'ta çıkan ve hemen ertesi gün Ankara Cebeci Cezaevi'nde asılan, resmen "Giresun, Şebinkarahisar 25 Eylül 1961 doğumlu, 19 yaşında", gerçekte ise idam edilmeyecek yaşta olan, yaşı büyütülen Erdal Eren'in asılması.
50'ye yakın idam; kimi, "demokrasiye geçiş dönemi"nin "liberal" partisi ANAP'a da "darbeye biat" mirası bırakılmış!
Bu kadar ölümün, bu kadar ölünün üstünde, insan, "paşa paşa" da olsa, "uzun yaşam"la övünemez. Bir kere ayıptır.
Ne darbeden, ne darbe icraatından dolayı yargılanmış, bunun için özel anayasa ve maddeler yapıp kendini sağlama almış insanların bu tür böbürlenmeleri de ayıptır.
Çünkü bu ülkede, çocuklarını, yakınlarını genç ölümlerde, öldürmelerde yitiren, onların "uzun ve zinde hayatları"nı göremeyen on binlerce insan var.
Açıkçası... "Cenazelere rağmen" kendi uzun yaşamıyla övünmek kadar...
Bunca yoksulluğa rağmen, krallı düğünlerle mürüvvet görmek de bana tuhaf gelir!
UMUR TALU - SABAH 13/07/2004
edit : allah aşkına bu adamın en güzel köşe yazılarından biri ulan buda kötü oylanırmı be!
Herkese uzun ömür dilerim, "Allah geçinden versin" derim... Derim de... Ölümlerin üstünde yürümüş şahsiyetlerin, kendi uzun ömürleriyle övünmesini, bunun sırrını filan vermesini pek hazmedemem; hazzedemem.
Geçmiş 24 yıl. Bir çeyrek asır. 24 yıl önce bugünlerde, tanınmış tanınmamış yüzlerce insanı hayattan koparan çoğu karanlık cinayetin, suikastın, katliamın üstünde "askeri darbe"ye hazırlanan "Kenan Paşa", şimdi, 87 yaşında, Bodrum'da doğal ürünler mağazasının açılışında sesleniyor:
"Uzun yaşamımı, zindeliğimi doğal ürünlere borçluyum. Bu yaşıma geldim, hormonlu yiyecekten uzak durdum. Düzenli beslendim ve düzenli yatıp düzenli kalktım."
Açılışa katılan medya ve iş dünyasının "seçkin isimler"i ise muhtemelen "Çok doğru. Haklısınız Paşam. Allah uzun ömür versin" filan demiştir.
Dedim ya, ben de derim...
Lakin sonra bir nefes alır, düşünürüm. Hatırlamalar içimi acıtır.
Siyasi kariyeri "üç Demokrat"ın 27 Mayıs'ta idamından sonra başlayan...
Kendisi ise, 11 yıl sonraki askeri darbe 12 Mart'ta "üç genç"in idamına parmak kaldıran...
Ve ondan 9 yıl sonraki 12 Eylül darbesinde mağdur olan Demirel'in bir sorusu tarih boyunca "haklı ve meşru" kalacaktır:
"11 Eylül'de durdurulamayan cinayetler, 12 Eylül'de nasıl bıçak gibi kesilmiştir?"
O sorunun cevabı, Soğuk Savaş'ın, ABD'nin, Türkiye'nin karanlık dosyalarında hala durup bekler.
Üstüne "doğal ürünler" yenir, bir bardak su içilir; hayat "uzun uzun" devam eder.
Binlerce ölünün üstünde yükselen askeri darbe, devlet başkanlığı ve "hormonlu" bir anayasa ile korkunun ve cehaletin yüzde 90'larda onayladığı cumhurbaşkanlığı...
3 Ekim 1984'teki meşhur "Muş konuşması"nın tarihi "Asmayalım da besleyelim mi" vecizesi.
Aynı ölümcül vecizenin 28 Nisan 1985 "Antalya konuşması"ndaki inat ve ısrarı (Ertuğrul Mavioğlu'nun "Asılmayıp Beslenenler" kitabı bu dönemin ayrıntılı bir dökümü. Kararların ayrıntıları için ise, Prof. M. Semih Gemalmaz'ın iki dev ciltlik "Türkiye'de Ölüm Cezası")..
O "uzun yaşam"a, "düzenli beslenme"ye pek yüz vermeyen cezaevleri, uzundüzenli işkenceler, cezaevlerinin kanunsuz, hükümsüz ölümleri, kanunlu idamlar.
içinden PKK'yı ve ona desteği fışkırtan Diyarbakır Cezaevi cehennemi: işkencede ölenler, intihar edenler, etti denilenler.
Cezası Kasım 1980'de kesinleştikten sonra, "Hakkındaki ölüm cezasının yerine getirilmesine dair kanun", 2360 numarasıyla 12 Aralık'ta çıkan ve hemen ertesi gün Ankara Cebeci Cezaevi'nde asılan, resmen "Giresun, Şebinkarahisar 25 Eylül 1961 doğumlu, 19 yaşında", gerçekte ise idam edilmeyecek yaşta olan, yaşı büyütülen Erdal Eren'in asılması.
50'ye yakın idam; kimi, "demokrasiye geçiş dönemi"nin "liberal" partisi ANAP'a da "darbeye biat" mirası bırakılmış!
Bu kadar ölümün, bu kadar ölünün üstünde, insan, "paşa paşa" da olsa, "uzun yaşam"la övünemez. Bir kere ayıptır.
Ne darbeden, ne darbe icraatından dolayı yargılanmış, bunun için özel anayasa ve maddeler yapıp kendini sağlama almış insanların bu tür böbürlenmeleri de ayıptır.
Çünkü bu ülkede, çocuklarını, yakınlarını genç ölümlerde, öldürmelerde yitiren, onların "uzun ve zinde hayatları"nı göremeyen on binlerce insan var.
Açıkçası... "Cenazelere rağmen" kendi uzun yaşamıyla övünmek kadar...
Bunca yoksulluğa rağmen, krallı düğünlerle mürüvvet görmek de bana tuhaf gelir!
UMUR TALU - SABAH 13/07/2004
edit : allah aşkına bu adamın en güzel köşe yazılarından biri ulan buda kötü oylanırmı be!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar