bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- gece gece sinirlenmek4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- flamingo3
- fil9
- at6
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- netflix asaf dizisi3
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- cemil tugay6
- erken ölüm2
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- yogartiksen39
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gemini2
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- galatasaray19
"uyutulmak" konusundaki tutarlı ve yerli gözlemlerine kefaretimi sunduğum futbolcu, yazar, sinema tutkunu...
bir insanın tek birşey veya tek birşeyci olamayacak bir donanıma sahip olduğuna inandığımdan ve bu adamda da bu potansiyeli gördüğümdendir belki bilinmez muhabbet etmeyi seviyorum.
konuya dönecek olursak uyutularak aldatılırız ve aldatılarak yaşarız hayatı. bunun adına da en sonunda ölmek deriz biz. üçüncü dünya savaşı mı? çıkmaz arkadaş. bunun için bir sebep yok ki günümüz şartlarında... mesele tetiklenmiş paranoyaların işe gelmesinde. insanlara, hayatları boyunca onlarca şey anlatılır... yaşanmış, uydurulmuş, şişirilmiş onlarcası. ve temelde o kadar saftır ki insanoğlu hemen yer bunları. sürekli "-miş" ekleri ile çekimlenmiş olan duyulan geçmiş zaman eki ile yargılar sunulur huzurlara. sistem oldukça güzel işliyor. ve ruhumuza işlemiş bu paranoya. ebeveynlerle başlıyor bu durum da temelde "yemeğini yemezsen dilenciler götürür seni.", "erken uyumazsan polisler alıp hapise atarlar." şeklinde geçer çocukluk dönemi ve suçlamayı da o zamanlarda öğreniriz. misal kapıya elin sıkışınca kapı dayak yer şakacıktan gibi... sonra okuldaki eğitimciler de bunu körüklüyorlar. "anlattıklarımı ezberlemezsen ahmet rasim'de okursun" derlerdi misal bize (ahmet rasim de o dönem için fatih semtindeki en boktan lisedir). hayatının geri kalan kısmında da bu durum pek değişmez.
uyutulmak mı kardeşim? çok uzatıp da boka sarmasını istemiyorum konunun, temelde böyle birşey işte.
bir insanın tek birşey veya tek birşeyci olamayacak bir donanıma sahip olduğuna inandığımdan ve bu adamda da bu potansiyeli gördüğümdendir belki bilinmez muhabbet etmeyi seviyorum.
konuya dönecek olursak uyutularak aldatılırız ve aldatılarak yaşarız hayatı. bunun adına da en sonunda ölmek deriz biz. üçüncü dünya savaşı mı? çıkmaz arkadaş. bunun için bir sebep yok ki günümüz şartlarında... mesele tetiklenmiş paranoyaların işe gelmesinde. insanlara, hayatları boyunca onlarca şey anlatılır... yaşanmış, uydurulmuş, şişirilmiş onlarcası. ve temelde o kadar saftır ki insanoğlu hemen yer bunları. sürekli "-miş" ekleri ile çekimlenmiş olan duyulan geçmiş zaman eki ile yargılar sunulur huzurlara. sistem oldukça güzel işliyor. ve ruhumuza işlemiş bu paranoya. ebeveynlerle başlıyor bu durum da temelde "yemeğini yemezsen dilenciler götürür seni.", "erken uyumazsan polisler alıp hapise atarlar." şeklinde geçer çocukluk dönemi ve suçlamayı da o zamanlarda öğreniriz. misal kapıya elin sıkışınca kapı dayak yer şakacıktan gibi... sonra okuldaki eğitimciler de bunu körüklüyorlar. "anlattıklarımı ezberlemezsen ahmet rasim'de okursun" derlerdi misal bize (ahmet rasim de o dönem için fatih semtindeki en boktan lisedir). hayatının geri kalan kısmında da bu durum pek değişmez.
uyutulmak mı kardeşim? çok uzatıp da boka sarmasını istemiyorum konunun, temelde böyle birşey işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar