bugün
- gocu'nun heykeli4
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- bir kadının en güzel bölgesi12
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- türklerin başarıları2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- memecoin2
- tron coin2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- ezgi dalgıç2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- pelin karahan2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- rojin kabaiş2
- jhon lucumi2
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- ona bir şey söyle13
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- pazar günü mesai yapmak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- michael olise3
kendisini de radikal ateist olarak gören ve bunu en iyi açıklayan kişinin sözlerini aktararak anlatmak en iyisi sanırım:
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar