bugün
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi8
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin4
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması7
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması4
- ese dezze7
- anın görüntüsü15
- ctrlx aga2
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek2
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- mum ışığı eşliğinde yapılan sohbetler2
- bir adaya düşsek6
- yazarların bekaret durumları profilinde yazsın2
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- gerçeği huzura tercih etmek2
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- kemal kılıçdaroğlu vs ismail kartal2
- klavyedeki en gereksiz tuş3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- 31 ekim 20263
- ağustos ayında türkiyeye geldim3
- kamos bey birader beydir3
- ne mutlu türkiyeliyim diyene3
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- her tuttuğunu uludağ sözlüğe getir kampanyası3
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi3
- gina carano'nun sözlüğe attığı ayaklar2
- kopya çekmenin etiği3
- canın hiçbir şey yapmak istememesi2
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- şırdanın afedersiniz şeye benzemesi2
- sinem dedetaş8
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor3
- dersimli kızlar6
- ismet pürmüz2
- eski fotoğraflara bakmak3
- katalonya özerk bölgesi4
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım2
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi4
- yaşasın cumhuriyet7
- show tv ana haber var2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- sözlüğün ölü gibi olması4
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- sözlük çok güzel ya5
- escort taş mı yesin11
- cumhuriyet bayramı14
kendisini de radikal ateist olarak gören ve bunu en iyi açıklayan kişinin sözlerini aktararak anlatmak en iyisi sanırım:
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar