bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi13
- and the oscar goes to5
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- silver ile evlenecek erkek52
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek2
- affetmenin gücü6
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- her şey bitti derken çalan şarkı2
- sırrı süreyya önder28
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- akrostişli şiir6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- sarapci koala58
- ilişki yapmaya üşenmek6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- en sevdiğiniz sayı3
- dün gece ne oldu13
- hristiyanlık7
- 30 yaşına girmek4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- de niro vs pacino3
- mauro icardi12
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözler köşkü6
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- kadın nefreti4
- sözlükteki satranç taşları4
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- ellerim bos gonlum hos28
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- şikeci amedspor5
- tutmayan başlık açma rehberi7
- sözlükteki linç kültürü12
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- açtığı parantezi kapatmayan insan2
kendisini de radikal ateist olarak gören ve bunu en iyi açıklayan kişinin sözlerini aktararak anlatmak en iyisi sanırım:
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
''Eğer kendinizi ''ateist'' olarak tanımlıyorsanız, bazıları gelip size ''Agnostik mi demek istemiştiniz?'' diye soracak ve benim de onlara yanıtımsa gerçekten ateist demek istediğim şeklinde olacaktır. Bir tanrı olduğuna gerçekten inanmıyorum -hatta bir tanrının olmadığına ikna oldum. (Burada hemen göze çarpmayan ince bir fark var.) Onun var olduğuna dair etrafta en ufak bir kanıt bile görmüyorum. Radikal ateistim demek, gerçekten de bunu kastettiğimi, bu konuda çok düşündüğümü, bu fikrime ciddi biçimde sahip çıktığımı anlatmaya çalışmaktan ibaret. Pek çok kişinin, bir görüşün böylesine güçlü bir şekilde ifade edildiğini duyunca gerçekten şaşırması bana çok tuhaf geliyor. Görünüşe bakılırsa, ingiltere'de, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir anglikanlıktan, belirsiz, kararsız ve ne olduğu belli olmayan bir agnostikliğe doğru kaymış durumdayız. Bana göre her ikisi de hiçbir şey üzerinde pek fazla düşünmek zorunda kalmama arzusunu gösteriyor.
insanlar o zaman da şöyle diyor: ''Ama ne olur ne olmaz, Agnostik olarak kalmak kesinlikle daha iyidir?'' bu yaklaşım bana, öyle bir aptallık ve sersemlik düzeyini çağrıştırır ki, içine çekilmekten se genellikle anında bu sohbetten uzaklaşmayı tercih ederim. (Eğer başından beri benim yanıldığım ve gerçekten de bir tanrı olduğu anlaşılırsa, sonrasındaysa yasalara körü körüne uyanların, işini şansa bırakanların, Clinton tarzı önemsiz ayrıntılara aşırı önem verenlerin bu tanrıyı etkilediği ortaya çıkarsa, ben zaten ona tapmamayı seçerim.)
Başka birtakım insanların nasıl olup da bildiğimi iddia edebildimi soruyor. Bir tanrı olmadığı inancı, tıpkı bir tanrı olduğu inancı kadar mantıksız, kibirli vs bir yaklaşım değil midir? diyorlar. Buna yanıtım birçok nedenden ötürü hayır oalcaktır. Birincisi bir tanrı olmadığına inanmıyorum. Bunun inanıp inanmamakla ne ilgisi var anlamıyorum. Dört yaşındaki kızım yeri kirletenin kendisi olmadığını söylediğinde buna inanırım yada inanmam. Ben adalete ve dürüst oyuna inanırım. (Ama olası bütün başarı şanslarına akrşı savaşarak, bunları tam olarak nasıl sağladığımıza emin değilim.) Ayrıca ingiltere'nin Avrupa Para Birliğine üye olması gerektiğine de inanıyorum. işin içine uzmanı olan biriyle etkin bir şekilde tartışabilmek için uzaktan yakından ekonomist sayılmam, ama bildiğim az bir şey,güçlü bir önseziyle de birleşerek bana kuvvetle bunun doğru seçenek olduğunu söylüyor. Kolayca yanılıyor olabilirim ve bunu biliyorum. Bu saydıklarım bana inanmak sözcüğünün meşru kullanımları gibi geliyor. Bununla birlikte, mantıksız kavramları, mantıklı sorulara karşı koruyan dış kabuk görevi yapan bu sözcüğün sorumluluğunu yüklenmek durumunda olduğu pek çok fesatlık olduğunu düşünüyorum. işte bu yüzden tanrı olmadığına inanmıyorum, ama tanrı olmadığına ikna oldum diyorum ki bu da tamamen farklı bir duruş olup beni ikinci nedenime getiriyor.
Son zamanlarda pek moda olan ve her görüşün otomatik oalrak, eşit düzeydeki diğer görüşler ya da zır görüşlerle aynı saygıyı hak ettiği şeklindeki iddiaya katılmıyorum. Bana göre ay kayalardan oluşmuştur. Eğer biri çıkar da bana ''Ama sen oraya gitmedin, öyle değil mi? Bunu gözlerinle görmediğine göre, o halde benim de belirttiğim ve ayın Norveç peynirinden oluştuğu şeklindeki görüşüm de seninki kadar geçerlidir.'' diyecek olursa, onunla tartışmaya girme zahmetine bile katlanamam. iddiayı kanıtlama yükümlülüğü diye birşey vardır, ama tanrı söz konusu olduğunda, tıpkı ayın oluşumu konusunda olduğu gibi, bu yükümlülük de temelden değişir. Eskiden tanrı pek çok şey için elimizdeki en iyi açıklamaydı, ama şimdi ondan çok daha iyi açıklamalar var. Tanrı artık hiçbir şey için bir tanım olmadığı gibi, kendisi son derece geniş çaplı tanımlşanma gerektiren bir kavram haline geldi. Bu yüzden tanrı olmadığına ikna olmuş olmanın, olduğuna inanmaktan daha mantıksız ya da kendini beğenmiş bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Konunun tarafsızlık gerektirdiğine de inanmıyorum.''
David Silverman'ın D.N. Adams ile röportajından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar