bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz32
- islamda namaz yoktur9
- kombinlerin efendisi5
- portakallı revani5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması7
- 0 0 719
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım11
- anın fotoğrafı8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri24
- benkimki9
- enayimiknatisii22
- motorin3
- 150 200 bin liralık kombinle gezmek3
- royall stars2
- gocu29
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- sinirlenince yaptığınız şeyler8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- türkiye8
- yaşar dinleyen erkek8
- kırmızı tuborg2
- hamas2
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- avm gezme kültürü7
- humus3
- ilerde geçmişe yolculuk yapabileceğimiz2
- gocu kaç yaşında7
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- seyyid kutub4
- tuğralı doblo3
- bir dönem popüler olan bölümler2
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- kendin gibi biriyle olmak4
- apo ak partiden aday olsa ne olur2
- kahvaltı9
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- günün en güzel kızı3
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- boyumun 2 cm kısalması22
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- beşiktaş9
- mit'e girmek için gereken şartlar sıralı tam liste2
aklımda milyonlarca düşünce var şu anda, bildiğim ve bilmediğim ne varsa hayatımda olup biten, hepsi tozlu bir rafta şimdi.
hayatımı silip attığım şu günlerde, delirircesine kafamı duvarlara vurmak istiyorum ama yapamıyorum.
acizlik derecesinde aşkın değerini yüreğimde yitirdiğim bir an ve sayısız göz yaşı, başımı koyduğum yastıkla, içine gireceğim iki metre karelik bir mezar.. üzerime tahtalar dizilmiş ve dualar edilmiş, hakırmak istediğim ne varsa, yerin altında bir yerlerde çığılıklarla ölülerin seslerine karışıyor hissedebiliyorum.
hayatım boyunca kendimden nefret etmeme sebep olacak karar verdiğimin farkında olmamla, beynimdeki uyuşmanın farkında olmamam arasında bu dünyadaki değer verdiğim ne varsa kaybolup gitmesi hiçbir şeymiş gibi geliyor.
gidiyorum, yollar uzun geliyor, durup duraklayacağım yerde bir su verenim olur mu onu bile bilmiyorum, ama ben hep kalıyorum onun olmadığı yerde, ve onun olmadığı her yer sessiz şimdi.
sessizlik içerisinde kaybolmak, karanlığın ardında gizlenen bir çocuk gibi, ve şimdi o çocuk düştü, dizlerinin üzerinde..
onu yerden kaldıracak bir eli olmadığını bile bile, umutsuzca gökyüzüne bakıyor.. gökyüzü aydınken yıldızları görebildiğini farketti, ve aydınlık olan günde, kayan yıldızın bile farkında..
her yıldızın hayatımda bir şey ifade ettiğini anlıyorum, ama kaymalarına engel olabilecek kadar gücüm yok, gelecekte üzülmektense, geçmişteki acıların üzerini örtmek şimdi daha doğru geliyor..
evet, sakat başlayan bir ilişkiden piç bir çocuk meydana geldi..
aşkı manasız kılan ne varsa şu an bedenimde ve bedeninde, ben ruhumla savaşırken, şeytan kanımı istemekte.. kesip atabileceğimi bilsem kalbimi, şu an o andır biliyorum..
ciğerime çektiğim şu sigaranın dumanı, ne kadar zehirlerse beni o kadar kar sayıyorum, içtiğim içki ne kadar beynimi uyuşturursa o kadar özgürüm, düşünceler beynimi yerken, bedenim zehirlenmiş çok mu diyorum kendi kendime..
yok oğlu yok..
geçeceği yok, geçmişte kalacağı da.. gelecekse muamma..
ve ben, rüzgar estikçe boynundan öpecek, yağmur yağdıkça saçlarını ıslatacak, yazın hava ısındıkça bedenine işleyeceğim.. ilkbaharlar hep bizim için gelecek, ama sonbahar hüznü yüreğimizde hep olacak.
arada kalan yaz ve kış, mevsimden ibaret sayılacak, ve bedenimizin her kirlenişinde, arınmak için birbirimizi anacağız.
anılarda kalan ne varsa, ve anılarda kalmaya mahkum, senin yüreğindekiler benim bedenimde, benim yüreğimdekiler senin elinde olacak, ama susup kanamaya devam edeceğiz..
şimdi karaladığım sayfaları yırtmak zamanı ya da yakmak, ateş arıyorum, kalbimden daha yakıcı bir şey bulamıyorum..
kalbim hep yanacak mı böyle?..
ya çık git bedenimden, yada söndür ateşimi, sus, yada bağır çağır..
bu kez gitme demeyeceğim, git.. kendini savur, ve beni unut..
aklında sadece sana hoşçakal deyişim kalsın..
unutulacak ne varsa.. unutulsun..
ve bitsin!..
hayatımı silip attığım şu günlerde, delirircesine kafamı duvarlara vurmak istiyorum ama yapamıyorum.
acizlik derecesinde aşkın değerini yüreğimde yitirdiğim bir an ve sayısız göz yaşı, başımı koyduğum yastıkla, içine gireceğim iki metre karelik bir mezar.. üzerime tahtalar dizilmiş ve dualar edilmiş, hakırmak istediğim ne varsa, yerin altında bir yerlerde çığılıklarla ölülerin seslerine karışıyor hissedebiliyorum.
hayatım boyunca kendimden nefret etmeme sebep olacak karar verdiğimin farkında olmamla, beynimdeki uyuşmanın farkında olmamam arasında bu dünyadaki değer verdiğim ne varsa kaybolup gitmesi hiçbir şeymiş gibi geliyor.
gidiyorum, yollar uzun geliyor, durup duraklayacağım yerde bir su verenim olur mu onu bile bilmiyorum, ama ben hep kalıyorum onun olmadığı yerde, ve onun olmadığı her yer sessiz şimdi.
sessizlik içerisinde kaybolmak, karanlığın ardında gizlenen bir çocuk gibi, ve şimdi o çocuk düştü, dizlerinin üzerinde..
onu yerden kaldıracak bir eli olmadığını bile bile, umutsuzca gökyüzüne bakıyor.. gökyüzü aydınken yıldızları görebildiğini farketti, ve aydınlık olan günde, kayan yıldızın bile farkında..
her yıldızın hayatımda bir şey ifade ettiğini anlıyorum, ama kaymalarına engel olabilecek kadar gücüm yok, gelecekte üzülmektense, geçmişteki acıların üzerini örtmek şimdi daha doğru geliyor..
evet, sakat başlayan bir ilişkiden piç bir çocuk meydana geldi..
aşkı manasız kılan ne varsa şu an bedenimde ve bedeninde, ben ruhumla savaşırken, şeytan kanımı istemekte.. kesip atabileceğimi bilsem kalbimi, şu an o andır biliyorum..
ciğerime çektiğim şu sigaranın dumanı, ne kadar zehirlerse beni o kadar kar sayıyorum, içtiğim içki ne kadar beynimi uyuşturursa o kadar özgürüm, düşünceler beynimi yerken, bedenim zehirlenmiş çok mu diyorum kendi kendime..
yok oğlu yok..
geçeceği yok, geçmişte kalacağı da.. gelecekse muamma..
ve ben, rüzgar estikçe boynundan öpecek, yağmur yağdıkça saçlarını ıslatacak, yazın hava ısındıkça bedenine işleyeceğim.. ilkbaharlar hep bizim için gelecek, ama sonbahar hüznü yüreğimizde hep olacak.
arada kalan yaz ve kış, mevsimden ibaret sayılacak, ve bedenimizin her kirlenişinde, arınmak için birbirimizi anacağız.
anılarda kalan ne varsa, ve anılarda kalmaya mahkum, senin yüreğindekiler benim bedenimde, benim yüreğimdekiler senin elinde olacak, ama susup kanamaya devam edeceğiz..
şimdi karaladığım sayfaları yırtmak zamanı ya da yakmak, ateş arıyorum, kalbimden daha yakıcı bir şey bulamıyorum..
kalbim hep yanacak mı böyle?..
ya çık git bedenimden, yada söndür ateşimi, sus, yada bağır çağır..
bu kez gitme demeyeceğim, git.. kendini savur, ve beni unut..
aklında sadece sana hoşçakal deyişim kalsın..
unutulacak ne varsa.. unutulsun..
ve bitsin!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar