bugün
- velvet51
- bir sözlük yazarını kıskanmak12
- 2026 ekonomik krizi13
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- aleksey batrakov26
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- migros'a sorulacak tek soru22
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- 1 euro 56 25 tl6
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- yavuz ağıralioğlu2
- sıfırladım babacığım5
- the odyssey2
- tostumu yaptım11
- şeyhine karısını kızını badelettiren şakirt3
- batrakov'un kadıköy ve tüpraş da atacağı goller2
- tıktok nasıl etkin kullanılır3
- masonik gizemler5
- ellerim bos gonlum hos16
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar3
- g i l d e d l i l y14
- osuruktan şiirler59
- kürt meslekleri6
- mustafa adıgüzel2
- mümin aynı delikten iki defa sokulmaz3
- erecto bay birader bey efendi2
- türklerin türk olamama sorunu6
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek8
- victor osimhen16
- kardeş2
- gnostik gizemler3
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- köylüleri neden öldürmeliyiz5
- koşer ürün alan müslüman3
- bir kızın hard sevip sevmediğini nerden anlarsınız5
- now tv neden gelmedi6
- sanat2
- devşirme meslekleri3
- abraxas2
- ismail kartal18
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- iktidar değişince yandaşlar nereye kaçar sorunsalı3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- sıçarken entry giren yazarlar2
- ota boka faşist diyen kürtçü3
- yazarlara gelen son mesaj4
gözlerin diyorum
yüzyılın en iyi on şarkısı arasına girmiş
ilk üçü soruyorsan onlar intihar etti
dilimde kışın ortasında bestelenmiş gözlerin
arabesk desem değil jazz desem olmaz
ritmi kendinden menkul..
ellerin diyorum
en iyi üç kompülsifimin arasına girmiş
ilk ikiyi sorarsan henüz obsesyon aşamasında
dokundum ellerine
bir dokunun katmanlarından en dibe iner gibi
sinir uçlarımı dezenfekte edip sana tertemiz sinyaller gönderir gibi
bir fahişenin düz kaslarını perma yapıp refleks bir buluşmada
sana sununca acilen öpüşmemiz gibi dokundum ellerine
ellerin ufaktı tam yanağıma göre evirilmişti
hiçbir parmağın taşmıyordu yanağımdan
ne sevdiğinde ne vurduğunda...
bileklerin diyorum
hiçbir bileklikle ödüllendirilemeyecek kadar ürkütücü
şimdi toplam dört bileğin ikisi benim olsun
ikisi senin
sol bacağındaki yanık içinde yazı tura atalım derim
bileklerimizi birbirine bağlayan bir kelepçe vardı
senin yüzük dediğin
nikâh salonunun terasında beş yüz kere evet dediğimiz
bir mikrofon vardı şimdi
benim akdenize doğru sensiz küfür bastığım
ki bel altı küfürleri hep tuzda bekletip ağızda gargara yaptıktan
sonra sallamayı yeğlerim.
bir de nikâh masası vardı üstünde sevişirken senin "ahhh evet" dediğin...
sözlerin diyorum
ipek gibi boynuma dolanırken
önce genital organlarım tutuklanırdı
sonra dilim tutulur
çıkarılır yerinden
üstünde son cümlem yapışıktır
kezzapla temizlenir bütün kelimelerden
dahili ve harici bir düşman yılanı gibi sözlerin
beynimin kıvrımlarında süzülünce
sensizlik suyunu içerken artık hiçbir hayvanın dokunuşu
tenimi rahatsız etmiyordu
konuş benimle
sorgu odasında ifadesi alınan bir ölümsüzün gördüğü işkenceleri
evinde yakınlarına sergilerken
yaşadığı travma gibi...
sözlerin diyorum
en çok onlar dikti beni tıpkı açtığı yaralar gibi...
saçların diyorum
onlar için henüz bir şey diyemiyorum
düzleştirmişsin duyduğuma göre
ölmem pardon görmem gerek..
yüzyılın en iyi on şarkısı arasına girmiş
ilk üçü soruyorsan onlar intihar etti
dilimde kışın ortasında bestelenmiş gözlerin
arabesk desem değil jazz desem olmaz
ritmi kendinden menkul..
ellerin diyorum
en iyi üç kompülsifimin arasına girmiş
ilk ikiyi sorarsan henüz obsesyon aşamasında
dokundum ellerine
bir dokunun katmanlarından en dibe iner gibi
sinir uçlarımı dezenfekte edip sana tertemiz sinyaller gönderir gibi
bir fahişenin düz kaslarını perma yapıp refleks bir buluşmada
sana sununca acilen öpüşmemiz gibi dokundum ellerine
ellerin ufaktı tam yanağıma göre evirilmişti
hiçbir parmağın taşmıyordu yanağımdan
ne sevdiğinde ne vurduğunda...
bileklerin diyorum
hiçbir bileklikle ödüllendirilemeyecek kadar ürkütücü
şimdi toplam dört bileğin ikisi benim olsun
ikisi senin
sol bacağındaki yanık içinde yazı tura atalım derim
bileklerimizi birbirine bağlayan bir kelepçe vardı
senin yüzük dediğin
nikâh salonunun terasında beş yüz kere evet dediğimiz
bir mikrofon vardı şimdi
benim akdenize doğru sensiz küfür bastığım
ki bel altı küfürleri hep tuzda bekletip ağızda gargara yaptıktan
sonra sallamayı yeğlerim.
bir de nikâh masası vardı üstünde sevişirken senin "ahhh evet" dediğin...
sözlerin diyorum
ipek gibi boynuma dolanırken
önce genital organlarım tutuklanırdı
sonra dilim tutulur
çıkarılır yerinden
üstünde son cümlem yapışıktır
kezzapla temizlenir bütün kelimelerden
dahili ve harici bir düşman yılanı gibi sözlerin
beynimin kıvrımlarında süzülünce
sensizlik suyunu içerken artık hiçbir hayvanın dokunuşu
tenimi rahatsız etmiyordu
konuş benimle
sorgu odasında ifadesi alınan bir ölümsüzün gördüğü işkenceleri
evinde yakınlarına sergilerken
yaşadığı travma gibi...
sözlerin diyorum
en çok onlar dikti beni tıpkı açtığı yaralar gibi...
saçların diyorum
onlar için henüz bir şey diyemiyorum
düzleştirmişsin duyduğuma göre
ölmem pardon görmem gerek..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar