bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz19
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- benkimki9
- islamda namaz yoktur3
- türkiye8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- gocu29
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım9
- ilerde geçmişe yolculuk yapabileceğimiz2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- sinirlenince yaptığınız şeyler8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- anın fotoğrafı6
- humus3
- yaşar dinleyen erkek8
- apo ak partiden aday olsa ne olur2
- tuğralı doblo3
- beşiktaş9
- seyyid kutub4
- avm gezme kültürü7
- gocu kaç yaşında7
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı5
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- mit'e girmek için gereken şartlar sıralı tam liste2
- futbol3
- süper lig2
- günün en güzel kızı3
- dedem abdülhamid gah gah2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- kendin gibi biriyle olmak4
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- güne bir şarkı bırak5
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- sevilmek3
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- ekonomi2
- kahvaltı9
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- mazot 100 tl olacak2
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- nakit para taşımamak4
- gokyuzunun silinen rengi2
- boyumun 2 cm kısalması22
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
'Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık! '
1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, 'Gerçekçi ol, imkansızı iste, ' diye haykırdığı günlerdi...
Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.
Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, 'Asalım, asalım! ' çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar...
işte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir...
Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlaksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hala bir umut ışığı, darağaçlarında 'solmayan' üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
(Arka Kapak)
[http://kitap.antoloji.com...agacinda-uc-fidan-kitabi/]
1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, 'Gerçekçi ol, imkansızı iste, ' diye haykırdığı günlerdi...
Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.
Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, 'Asalım, asalım! ' çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar...
işte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir...
Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlaksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hala bir umut ışığı, darağaçlarında 'solmayan' üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
(Arka Kapak)
[http://kitap.antoloji.com...agacinda-uc-fidan-kitabi/]
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar