bugün

trafik cezası makbuzunun eve gelmesi

trafik hizmetleri başkanlığı'nın güzel bir hizmeti. başkanlığa yakışır bir hizmet yani, adının hakkını veriyor.

bu konuyla ilgili trajikomik olaylar da yaşanmıyor değil. mesela geçen sene doğu anadolu bölgesi'nin bir ilinde oturan adamın tekine fatih sultan mehmet köprüsü gişesinden para ödemeden geçtiği için ceza gitmişti. ama adamın traktörü vardı. böyle şeyler de olabiliyor. bu ve buna benzer durumları önlemek için mobesa kameralarını kullanmaya başladılar.

geçenlerde arabayla istanbul'a gittim. bir yerde emniyet şeridine girmişim. aslında ilerden dönüş vardı ama herhalde erken girdiğim için 62 tl ceza kesmişler. tavşan yapılmaya müsait bir rakam. buna ilaveten makbuzun arkasına fotoğraf zımbalamışlar. teknolojiyi kullanıyorlar, modern bir hizmet. traktör kullanmadığını anlıyor insan, gayet iyi bir şey.

ee tabi tüm bunlar olunca, baba ile oğul arasında diyalog yaşanmaması mümkün değil. kutsal ruh bile ayıramıyor bizi...

baba: oğlum eve ceza makbuzu geldi. postacı da sanki ölüm fermanı getiriyor, öyle bir söyledi ki tırstım.
ben: ne cezasıymış ki?
- trafik cezası. emniyet şeridinde gitmişsin.
+ yok baba, ne işim var emniyet şeridinde. bursa'da yok ki öyle yerler.
- istanbul'da yemişsin zaten, 27 mart'ta.
+ yok ya mümkün değil.
- fotoğrafını da koymuşlar işte, gayet de güzel çıkmışsınız.
+ hadi ya, emniyet magazan servisine yakalanmışım yani.
- evet. altına da haber koymuşlar, "uzatmalı sevgilisiyle kameralarımıza yakalandılar. bir dargın, bir barışık çift oldukça mutlu görünüyorlardı" demişler.
+ hahaha. baba sen çok magazin programı izliyorsun, vazgeç artık bunlardan.
- oğlum ne işin var emniyet şeridinde?
+ yaa emniyette gidiyorum işte baba, emniyeti elden bırakmıyorum.
- iyi yapıyorsun, aferin. öde bu cezayı. motorlu taşıtlar vergisi'ni ödeyeceğim ben 10 gün sonra, çıkar bu orda.
+ tamam tamam hallederiz.
© copyright 2005 - 2026