uzaktan komando

hmm.. şimdiii... bir varmış bir yokmuş. evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski harman içinde; ben deyim şu ağaçtan siz deyin şu yamaçtan, uçtu uçtu bir kuş uçtu. kuş uçmadı gümüş uçtu. gümüş uçmadı memiş uçtu. uçar mı uçmaz mı demeye kalmadan... yüksek yüksek dağların ardından koskocaman kanatlarıyla, yeşliyle alıyla, herkesi korkudan titreten, bakınca kitleten, zümrüdü anka gözükmüş...
kaslı, yakışıklı, cevahir ve genç haydar bey tüm milliyetçilik duyguları ile milletini korumak için çıkmış o dağlardan birine...
az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek, soğuk sular içerek, altı ayla bir güz gitmiş... bir de dönüp ardına bakmış ki ne baksın...!! zümrüdü anka namaz kılıyo...
bu haydar bey 6 ay önce dağa çıkmaya 5 kala: "zümrüdü ankaayii bulup, anlinin çatından vuracağum" demiş.
(karadenizliymiş herhalde, şiveye bakılırsa..)
herneyse...
alnı kıbleye dönük zümrüdüankanın... yapacak bişey yok... namaz kılanın önünden geçilmez. sırtrından vurmak hiç olmaz... dönüp gitse, sözünden de dönmüş olucak. görmemezlikten gelmesi gibi bir durum zaten söz konusu değil... 697metre boy 223 metre en (kanatlar kapalı ölçüsü bu)... kör olsa gene görür... bi de tam secde ederken görünce öyle domalmış gibi (töbeler olsun) birden o kadar çooook korkmuş ki o dev gibi popodan... bir anda kendisini saatte 950km hızla koşarken bulmuş ve karşıki dağa geçmiş. bi bakmış karşı ki dağlar cenderme cenderme... (teyyy)
kendisi kayalıklardan birinin ardına saklanmış. namazının bitmesini beklemiş kuşcağızın... (o kadar büyük ki karşıki dağdan da görikiyo) zümrüdü anka tam tesbih çekme işlemini de sonlandırmış, seccadesini katlarken, komando "ya allah" demiş, silahını doğrultmuş ve zümrüdü ankayı milletinin selameti için yerle bir etmiş...

ardından kulakları sağır eden bir uğultu duyulmuş. önce kuştan geldiğini sanmış ama sonra farketmiş ki, koca ordu sevinçten bağırarak türkü söylüyo;"kaşların arasından domdom gurşhunu degdi, domdom gurşhunu degdi.. bir avci vurdu beni, bir avcı yidi beni"... diye

ve o günden sonra herkes mutlu yaşamış, neşe içinde yaşlanmış, huzur içinde ölmüş... ve bizim cevahir haydarın adı "uzaktan komando" olarak kalmış...

(bkz: can sıkıntısının insana yazdırabilecekleri)
© copyright 2005 - 2026