bugün
- ioçk'nın mutfağı6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yağmurcu neden akpli13
- radikal karar almak5
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- tantuni4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- tost3
- erdal beşikçioğlu17
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- kızlar naber10
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- tai lung4
- borsa5
- call of duty black ops3
- pazartesi diyete başlamak4
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- komşuya kahveye gitmek8
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- seda akman2
- g3 ile intihar etmek3
- çok sıcak olması4
- öğrencilik halleri3
- ispanya6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- yeni gelin instagramı2
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- hamama gitmek4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- parmak kılları4
- en tehlikeli insan tipleri6
- aykolik bey birader2
- donald trump2
- mürted öldürmek2
gorillaz'ın 9 mart'ta çıkan üçüncü studyo albümü.
öncellikle en baştan şunu diyeyim de anlayın, "hayır olmamış bu albüm!"
gorillaz o yaratıcılığının, damon albarn'ın zevk veren sesinin, hoş melodilerinin, kendine has olan tarzının devamını getirmemiş.
aslında herşey çok güzel başlamıştı. albüm piyasaya çıkmadan önce stylo'yu single olarak sürmüşlerdi. stylo'yu ilk dinlediğimde alışamsam da daha sonları çok hem de çok sevmiştim. ardından bu albümlerinde little dragon gibi son yılların en iyi isveçli gruplarından biri ile 2 düetleri olduğunu, ardından snoop dogg'la birlikte falanda parçaları olduğunu duyunca "bu albüm kesin 2010'un en iyilerindne olur" diye kendimizi avuttuk.
ve sonunda 2 gün önce dinleme imkanım oldu. aslında albümü dinledikten hemen yarım saat sonrada yazabilirdim ama yazmadım, durdum. belki biraz daha alışırım dedim. yok olmadı arkadaş.
bildiğin rap albümü olmuş bu, gorillaz'ın solistlerinin bile sesleri 2 şarkıda bir çıkıyor. hani sanki gorillaz'ın albümü değil toplama albümü olmuş. ilk 2 şarkıyı büyük bi sabırla dinledim. ardından white flag diye bi parça çıkıyor karşımıza. burada böyle biraz uzak doğu havası esiyor, birden damon albarn'ın sesini duyuoruz ama iyi geliyor bu parça. damon albarn'ın sesı zaten guzel. burada böyle boşluğua konuşur gibi konuşuyor kafamızı dinliyoruz. white flag güzel parça anlayacağınız.
sonraki parçayıda sabırla dınlıyorum, işte daha sonra stylo çıkıyor o bitiyor 2.singleları çıkıyor onuda önceden dinlemiştim "eh işte" modunda bi parça 7-8 parçanın hiçbiride öyle ahım sahım değil. birbirine benzeyen parçalar. kapanısı albümle aynı ismi olan plastic beach yapıyor. onuda biraz seviyoruz ama sonuç olarak tatmin etmiyor.
bu albüme 10 üzerinden 5 hatta 4 veririm ben. kusura bakmasınlar, artık gorillaz'da bu yaz ki turnelerinde feel good inc'ı falan eski sarkılarını söyler. burada iş yok, eski dosyalar daha güzel!
yinede alın parça listesi, merak ediyorsanız eğer:
1. "Orchestral Intro"
2. "Welcome to the World of the Plastic Beach"
3. "White Flag"
4. "Rhinestone Eyes"
5. "Stylo"
6. "Superfast Jellyfish"
7. "Empire Ants"
8. "Glitter Freeze"
9. "Some Kind of Nature"
10. "On Melancholy Hill"
11. "Broken"
12. "Sweepstakes"
13. "Plastic Beach"
14. "To Binge"
15. "Cloud of Unknowing"
16. "Pirate Jet"
öncellikle en baştan şunu diyeyim de anlayın, "hayır olmamış bu albüm!"
gorillaz o yaratıcılığının, damon albarn'ın zevk veren sesinin, hoş melodilerinin, kendine has olan tarzının devamını getirmemiş.
aslında herşey çok güzel başlamıştı. albüm piyasaya çıkmadan önce stylo'yu single olarak sürmüşlerdi. stylo'yu ilk dinlediğimde alışamsam da daha sonları çok hem de çok sevmiştim. ardından bu albümlerinde little dragon gibi son yılların en iyi isveçli gruplarından biri ile 2 düetleri olduğunu, ardından snoop dogg'la birlikte falanda parçaları olduğunu duyunca "bu albüm kesin 2010'un en iyilerindne olur" diye kendimizi avuttuk.
ve sonunda 2 gün önce dinleme imkanım oldu. aslında albümü dinledikten hemen yarım saat sonrada yazabilirdim ama yazmadım, durdum. belki biraz daha alışırım dedim. yok olmadı arkadaş.
bildiğin rap albümü olmuş bu, gorillaz'ın solistlerinin bile sesleri 2 şarkıda bir çıkıyor. hani sanki gorillaz'ın albümü değil toplama albümü olmuş. ilk 2 şarkıyı büyük bi sabırla dinledim. ardından white flag diye bi parça çıkıyor karşımıza. burada böyle biraz uzak doğu havası esiyor, birden damon albarn'ın sesini duyuoruz ama iyi geliyor bu parça. damon albarn'ın sesı zaten guzel. burada böyle boşluğua konuşur gibi konuşuyor kafamızı dinliyoruz. white flag güzel parça anlayacağınız.
sonraki parçayıda sabırla dınlıyorum, işte daha sonra stylo çıkıyor o bitiyor 2.singleları çıkıyor onuda önceden dinlemiştim "eh işte" modunda bi parça 7-8 parçanın hiçbiride öyle ahım sahım değil. birbirine benzeyen parçalar. kapanısı albümle aynı ismi olan plastic beach yapıyor. onuda biraz seviyoruz ama sonuç olarak tatmin etmiyor.
bu albüme 10 üzerinden 5 hatta 4 veririm ben. kusura bakmasınlar, artık gorillaz'da bu yaz ki turnelerinde feel good inc'ı falan eski sarkılarını söyler. burada iş yok, eski dosyalar daha güzel!
yinede alın parça listesi, merak ediyorsanız eğer:
1. "Orchestral Intro"
2. "Welcome to the World of the Plastic Beach"
3. "White Flag"
4. "Rhinestone Eyes"
5. "Stylo"
6. "Superfast Jellyfish"
7. "Empire Ants"
8. "Glitter Freeze"
9. "Some Kind of Nature"
10. "On Melancholy Hill"
11. "Broken"
12. "Sweepstakes"
13. "Plastic Beach"
14. "To Binge"
15. "Cloud of Unknowing"
16. "Pirate Jet"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar