bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- ölümden korkuyor musunuz20
- konuşmak istemiyorum4
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- duygusal dalgalanma2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- habire1219
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- delilik4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- erkeklerin garip huyları2
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- esmer güzeli2
- ne mutlu türküm diyene3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- muhteşem yüzyıl3
- masumiyet2
- 0 0 719
- 20 eylül2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sarışın kızlar4
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- neslican tay2
- vedat muriqi5
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- düzensizlik2
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- eski sevgilinin unutulmayan özellikleri2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sıfır atık vakfı11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- gecenin şarkısı10
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- true ile sevişmek5
- üniversite okumak3
- borsa istanbul daki fon krizi6
- kuzu eti2
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- mason greenwood4
gerçekten acınası, entelektüel birikimi az olan, gündemden uzak yaşayan loserlar ordusudur. tüm dünyada milyarlarca kişinin takip ettiği, milyarlarca doların döndüğü bir sektörün en önemli ödüllerini iplemeyen tavırlarıyla kendini bir bok zanneden mahluklar sözüm sizlere.
sinema günümüzün en önemli entelektüel aktivitelerinden biri ve zaman geçirmek için harika bir fırsat. hem kültürümüzü arttırabildiğimiz hem de vaktimizi en dolu bir biçimde doldurabildiğimiz bir event. tabi bu sektörün en ağır toplarıda bildiğiniz gibi hollywood. haliyle oscar ödüllerini takip etmekte her sinema severin boynunun borcu durumuna geliyor. ben sadece filmimi izler gerisini karışmam demek gerçekten ahmakça bir davranış biçimi olur. nasıl tuttuğumuz futbol takımının sene sonunda lig şampiyonu olmasını istiyorsak ve her haftasonu ekranların başına kitlenip maçlarını takip ediyorsak oscar törenini de izlememiz lazımdır. hem de yılda sadece bir kere yapılıyor bu tören.
oscar törenleri şahsım için tam bir festival havasında geçiyor. törenden önce yorumları okumak, tahminlerde bulunmak, arkadaş ortamında tartışmalara girmek benim için bir ritüel halini aldı. tabi törenden sonra da brain storming yapmak ayrı bir lezzet. tabi çevremin geniş olması sebebiyle bazen çürük elmalarda olmuyor değil. tek tükte olsa oscar ödüllerini takip etmeyen zavallılar da karşıma çıkıyor.
bugün yine öğlen saatlerimde güzide bir alışveriş merkezimizin yemek katında arkadaşlar ile buluştuk. elimizde kahvelerimiz, bir yandan sohbet ediyor bir yandan da gündemi değerlendiriyorduk. entelektüel birikimleri yüksek bir grup olduğumuzdan konu dönüp dolaşıp oscar ödüllerine geldi. herkes fikirlerini paylaştıkça müthiş bir muhabbet dönmeye başladı. kimisi en iyi film ödülünü haksız buluyor, kimisi de en iyi kadın ödülünün yanlış kişiye gittiğini düşünüyordu. özellikle sandra bullock'un hem en iyi kadın hem de en kötü kadın ödülünü alması aramızda tam bir eğlence konusu olmuştu. akademinin yaptığı hataları ve doğrularını tek tek masaya yatırdık.
saatler su gibi akıp geçmişti. fakat dikkatimi çeken masamızda bulunan berkecancan conconoğlucan adlı arkadaşımızın herhangi bir yorumda bulunmamasıydı. gider ayak akademinin ödül dağıtımı hakkında ki fikirlerini sorduk kendisine. biraz kem küm ettikten sonra keskin bakışlarım karşısında çok da fazla dayanamadı tabiki. acı itiraf hemen geldi; oscar ödül törenlerini izlememişti!!!!!
beni tanıyanlar bilir. loser, zavallı, cahil insanları hiç sevmem ve çevremde de bulunmalarından hiç hazzetmem. böyle bir loserında benimle aynı ortamda bulunması oldukça rahatsız etmişti beni. kendisine ne olcak şimdi, ne yapıcaz manasında sorular sordum. kendisine bir şans daha vermemi, bu akşamki tekrarını izleyip güzel bir kompozisyon eşliğine sunumunu yapabileceğini dile getirdi. keskin bakışlarım ve baby face ifadem karşısında adeta eziliyordu.
ani bir hareket ile ayağa kalkaraktan önce sandalyesini çekerek kendisini kıç üstü yere düşürdüm ardından da yere eğilerek işte böyle rezil ederim adamı diyip arkadaşlar ile ortamdan uzaklaştım.
kısaca anlatmak istediğim oscar ödül törenleri tüm insanlığı ilgilendiren bir paylaşım. açın yarın gazetenizi, baş sayfasında bile haberlerini görebilirsiniz. bu sebebten dolayı bu önemli olayı takip etmek hepimizin boynunun borcu.
enjoy herkese.
sinema günümüzün en önemli entelektüel aktivitelerinden biri ve zaman geçirmek için harika bir fırsat. hem kültürümüzü arttırabildiğimiz hem de vaktimizi en dolu bir biçimde doldurabildiğimiz bir event. tabi bu sektörün en ağır toplarıda bildiğiniz gibi hollywood. haliyle oscar ödüllerini takip etmekte her sinema severin boynunun borcu durumuna geliyor. ben sadece filmimi izler gerisini karışmam demek gerçekten ahmakça bir davranış biçimi olur. nasıl tuttuğumuz futbol takımının sene sonunda lig şampiyonu olmasını istiyorsak ve her haftasonu ekranların başına kitlenip maçlarını takip ediyorsak oscar törenini de izlememiz lazımdır. hem de yılda sadece bir kere yapılıyor bu tören.
oscar törenleri şahsım için tam bir festival havasında geçiyor. törenden önce yorumları okumak, tahminlerde bulunmak, arkadaş ortamında tartışmalara girmek benim için bir ritüel halini aldı. tabi törenden sonra da brain storming yapmak ayrı bir lezzet. tabi çevremin geniş olması sebebiyle bazen çürük elmalarda olmuyor değil. tek tükte olsa oscar ödüllerini takip etmeyen zavallılar da karşıma çıkıyor.
bugün yine öğlen saatlerimde güzide bir alışveriş merkezimizin yemek katında arkadaşlar ile buluştuk. elimizde kahvelerimiz, bir yandan sohbet ediyor bir yandan da gündemi değerlendiriyorduk. entelektüel birikimleri yüksek bir grup olduğumuzdan konu dönüp dolaşıp oscar ödüllerine geldi. herkes fikirlerini paylaştıkça müthiş bir muhabbet dönmeye başladı. kimisi en iyi film ödülünü haksız buluyor, kimisi de en iyi kadın ödülünün yanlış kişiye gittiğini düşünüyordu. özellikle sandra bullock'un hem en iyi kadın hem de en kötü kadın ödülünü alması aramızda tam bir eğlence konusu olmuştu. akademinin yaptığı hataları ve doğrularını tek tek masaya yatırdık.
saatler su gibi akıp geçmişti. fakat dikkatimi çeken masamızda bulunan berkecancan conconoğlucan adlı arkadaşımızın herhangi bir yorumda bulunmamasıydı. gider ayak akademinin ödül dağıtımı hakkında ki fikirlerini sorduk kendisine. biraz kem küm ettikten sonra keskin bakışlarım karşısında çok da fazla dayanamadı tabiki. acı itiraf hemen geldi; oscar ödül törenlerini izlememişti!!!!!
beni tanıyanlar bilir. loser, zavallı, cahil insanları hiç sevmem ve çevremde de bulunmalarından hiç hazzetmem. böyle bir loserında benimle aynı ortamda bulunması oldukça rahatsız etmişti beni. kendisine ne olcak şimdi, ne yapıcaz manasında sorular sordum. kendisine bir şans daha vermemi, bu akşamki tekrarını izleyip güzel bir kompozisyon eşliğine sunumunu yapabileceğini dile getirdi. keskin bakışlarım ve baby face ifadem karşısında adeta eziliyordu.
ani bir hareket ile ayağa kalkaraktan önce sandalyesini çekerek kendisini kıç üstü yere düşürdüm ardından da yere eğilerek işte böyle rezil ederim adamı diyip arkadaşlar ile ortamdan uzaklaştım.
kısaca anlatmak istediğim oscar ödül törenleri tüm insanlığı ilgilendiren bir paylaşım. açın yarın gazetenizi, baş sayfasında bile haberlerini görebilirsiniz. bu sebebten dolayı bu önemli olayı takip etmek hepimizin boynunun borcu.
enjoy herkese.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar