bugün
- aleksey batrakov24
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir10
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- tanımadığı kadına tokat atan adam18
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- nükleer bomba7
- kırıkkaleli olmak istemek8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- iskilipli atıf hoca20
- sözlük kürdü55
- yagmurcu çık açıkla10
- 394
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- kablosuz mouse13
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- emre belözoğlu6
- arap götü9
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak3
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- damla sakızlı muhallebi4
- ismail kartal16
- durkheimın intihar teorisi7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil15
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- sözlük dedeleri6
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- millette manyak para var21
- değişik meslekler4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- yazarların akşama dair planları7
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- öylesine bir şeyler yaz5
- atatürk düşmanı5
- doların 50 tl olması7
- anın görüntüsü32
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- al pacino denince akla gelen ilk film3
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- okan buruk4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- cevheri güven4
çok çok uzun bir aradan sonra fanatikleriyle buluşan dizidir. hem de bir değil iki bölümle. bu kadar özlediğimi izemeden anlayamadım vallaha. yani izleyince anlıyorsun ne kadar bağımlılık yaptığını. neyse bölüm hakkında konuşmak gerekirse bazı şeylerin cevabını verdi, bazen de yeni sorular ve gizemler ekledi ki zaten bunları eklemesi de dizinin izlenmesinin en büyük etkenlerinden. madde madde düşüdüklerimi, gözlemlerimi vs. yazıyım.
---spoiler---
-dizinin başında çok farklı bir uçak yolculuğu gördük mesela. bazıları yoktu, bazıları farklıydı, ada sakinlerinin birbirleriyle çok ilginç ve mesaj içerikli konuşmaları vardı ve hepsi birden bir şey olmadan inebildi şehire.
-ayrıca gökyüzünden okyanusun derinliklerine giden kamerayla adamızın okyanusun dibini boyladığını gördük bölümün başında. hatta burada dharma logolu bir köpekbalıı bile gördük bonus olarak. hangi ara battı bu ada ilerleyen zamanlarda görürüz artık. o köpekbalığının kimliğini tespit içinde çalışmalara başladım.
-ayrıca yine bölüm başında sayid ölmek üzereyken, herkesin juilet'e koşup, kimsenin (hurley) sayidi s..lememesi gayet ilginç olmuş. sonunda da bundan bi bok olmaz, bırakın gebersin tavırlarını da sitemle karşılıyorum. allahtan jacob ile hurley sayidi elbirliğiyle tapınaktaki jakuziye götürmeyi akıl ettiler.
-kate'jack ve sawyer'ı yerde yatarken gördükten sonra jack'e koşması, ilerleyen bölümlerde sawyer ve kate'in dizideki erotizmi yeniden arttıracaklarına işaretti bence. juliet de ölünce meydan kate'e kaldı tabi. ama ben sawyerın resurrection yapan jakuziyi öğrenince buraya juliet'i sokacağını (yanlış anlama olmasın. diriltmek için yani. zaten juliet kate değil. hemen vermez.) düşünüyorum. yani en azından denemezse mantık hatası olur dzi için.
-ben bir bok anlamadığımdan hiç o paralel evren ya da aynı kişilerin uçakla adada aynı anda olmaları olaylarına girmiyorum. benim kafa kaldırmaz. kaldırsa senarist olurdum zaten.
-black smoke ile jackob arasındaki rekabet içinde şunu söyleyebilirm. muhtemelen jackob black smoke'un kendisini öldüreceğini biliyordu. zaten karşı bile koymadı. muhtemelen herşey planı dahilinde gelişiyor. ama bölüm sonunda saydin bedenine girdiğini sanmıyorum. çünkü black smoke kopyalama yöntemiyle locke'un bedenini kullanmıştı. asıl bedeni kullanmamıştı. tabi onun iyileşmesini neden istedi. onu bilemeyeceğim.
-richard, jack ve ben konularında ne söyleyebilirim bilemiyorum. kendilerinin karizmaları zaman zaman tavan yapmıştı. ama şimdiki durumları içler acısı. gelen vuruyor, giden vuruyor. eskiden çok şey bildiklerini sandığımız adamların her olaya malak gibi bakakalması gayet ilginç. acilen toparlanmaları lazım. ama ben en çok favori karakterim locke için üzülüyorum. o adadaki (hurley ile beraber) en adam gibi adamdı bence. black smoke'un da dediği gibi o adanın değerini bilen ve akıllıca davranan tek kişiydi. keşke kendisi de dirilse ne güzel olur. zaten cesedi de ortalık yerde. bir el atıp jakuziye koysalar işlem tamam zaten.
-sayidin havuzda öldükten sonra birden "ne oldi lo?" diye ayağa fırlaması, jackob tarafından neden ölümünün engellendiği hala bir muamma. gerçi öldükten sonra habire cesedinin gösterilmesi, onla alakalı bir şey olacağına dalaletti. zaten jackob onu oraya götürün dedikten sonra ölmesi beklenecek bir şey değildi bence. muhtemelen ileriki bölümlerde kilit bir rol oynayacak kendisi. ayrıca sayid öldükten sonra, bir bölümde, miles, sayid ile aynı kadrajdayken garip garip bakması da dikkatlerden kaçmadı. muhtemelen sayid ile ilgili ilginç birşeyler duydu ya da hissetti. sonra çıkar kokusu nasıl olsa.
-desmond'ın uçakta bir gözüküp bir kaybolması bölümdeki en ilginç şeylerden biriydi bana göre.
---spoiler---
bölümle ilgili söylemek istediklerim hatırlayabildiğim ve yazabildiğim kadarıyla bu kadar. bölüm beklentilerimin karşılandığı, heyecanlı, sürükleyici ve her zaman olduğu gibi meraklandırıcı bir bölüm oldu. yakında çıkacak olan jackob-black smoke savaşı da bu heyecanı daha da arttıracak diye düşünüyorum.
---spoiler---
-dizinin başında çok farklı bir uçak yolculuğu gördük mesela. bazıları yoktu, bazıları farklıydı, ada sakinlerinin birbirleriyle çok ilginç ve mesaj içerikli konuşmaları vardı ve hepsi birden bir şey olmadan inebildi şehire.
-ayrıca gökyüzünden okyanusun derinliklerine giden kamerayla adamızın okyanusun dibini boyladığını gördük bölümün başında. hatta burada dharma logolu bir köpekbalıı bile gördük bonus olarak. hangi ara battı bu ada ilerleyen zamanlarda görürüz artık. o köpekbalığının kimliğini tespit içinde çalışmalara başladım.
-ayrıca yine bölüm başında sayid ölmek üzereyken, herkesin juilet'e koşup, kimsenin (hurley) sayidi s..lememesi gayet ilginç olmuş. sonunda da bundan bi bok olmaz, bırakın gebersin tavırlarını da sitemle karşılıyorum. allahtan jacob ile hurley sayidi elbirliğiyle tapınaktaki jakuziye götürmeyi akıl ettiler.
-kate'jack ve sawyer'ı yerde yatarken gördükten sonra jack'e koşması, ilerleyen bölümlerde sawyer ve kate'in dizideki erotizmi yeniden arttıracaklarına işaretti bence. juliet de ölünce meydan kate'e kaldı tabi. ama ben sawyerın resurrection yapan jakuziyi öğrenince buraya juliet'i sokacağını (yanlış anlama olmasın. diriltmek için yani. zaten juliet kate değil. hemen vermez.) düşünüyorum. yani en azından denemezse mantık hatası olur dzi için.
-ben bir bok anlamadığımdan hiç o paralel evren ya da aynı kişilerin uçakla adada aynı anda olmaları olaylarına girmiyorum. benim kafa kaldırmaz. kaldırsa senarist olurdum zaten.
-black smoke ile jackob arasındaki rekabet içinde şunu söyleyebilirm. muhtemelen jackob black smoke'un kendisini öldüreceğini biliyordu. zaten karşı bile koymadı. muhtemelen herşey planı dahilinde gelişiyor. ama bölüm sonunda saydin bedenine girdiğini sanmıyorum. çünkü black smoke kopyalama yöntemiyle locke'un bedenini kullanmıştı. asıl bedeni kullanmamıştı. tabi onun iyileşmesini neden istedi. onu bilemeyeceğim.
-richard, jack ve ben konularında ne söyleyebilirim bilemiyorum. kendilerinin karizmaları zaman zaman tavan yapmıştı. ama şimdiki durumları içler acısı. gelen vuruyor, giden vuruyor. eskiden çok şey bildiklerini sandığımız adamların her olaya malak gibi bakakalması gayet ilginç. acilen toparlanmaları lazım. ama ben en çok favori karakterim locke için üzülüyorum. o adadaki (hurley ile beraber) en adam gibi adamdı bence. black smoke'un da dediği gibi o adanın değerini bilen ve akıllıca davranan tek kişiydi. keşke kendisi de dirilse ne güzel olur. zaten cesedi de ortalık yerde. bir el atıp jakuziye koysalar işlem tamam zaten.
-sayidin havuzda öldükten sonra birden "ne oldi lo?" diye ayağa fırlaması, jackob tarafından neden ölümünün engellendiği hala bir muamma. gerçi öldükten sonra habire cesedinin gösterilmesi, onla alakalı bir şey olacağına dalaletti. zaten jackob onu oraya götürün dedikten sonra ölmesi beklenecek bir şey değildi bence. muhtemelen ileriki bölümlerde kilit bir rol oynayacak kendisi. ayrıca sayid öldükten sonra, bir bölümde, miles, sayid ile aynı kadrajdayken garip garip bakması da dikkatlerden kaçmadı. muhtemelen sayid ile ilgili ilginç birşeyler duydu ya da hissetti. sonra çıkar kokusu nasıl olsa.
-desmond'ın uçakta bir gözüküp bir kaybolması bölümdeki en ilginç şeylerden biriydi bana göre.
---spoiler---
bölümle ilgili söylemek istediklerim hatırlayabildiğim ve yazabildiğim kadarıyla bu kadar. bölüm beklentilerimin karşılandığı, heyecanlı, sürükleyici ve her zaman olduğu gibi meraklandırıcı bir bölüm oldu. yakında çıkacak olan jackob-black smoke savaşı da bu heyecanı daha da arttıracak diye düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar