bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz17
- günlük tutmak5
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- yazarların fotoğrafları10
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- yazarların işlediği günahlar6
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- gecenin şarkısı6
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- kadın tır şoförleri6
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- kar soğuğu6
- bu ne hal yahu9
- şimdi ne yapsam acaba7
- zaman makinesi planı3
- cumartesi gecesi6
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- profdrekremculfa3
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- kanal 7 gelin dizisi5
- xiaomi 17 pro max4
- yarma şeftali7
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- akşama ne yemek yapsam10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- paşaa dut olum2
- hasta yakınları2
- manken gibi kadınla evlenmek5
- çoban salatasını ilk kim yaptı sorunsalı3
- kim milyoner olmak ister5
- isa'nın doğumundan bilmem kaç yıl sonra2
bir aylin cansu şiiri;
Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
"Ayrılık da sevdaya dahil çünkü;
ayrılanlar hâlâ sevgili" dediği gibi ilhan'ın.
Sevgilim, sana sevgilim diyorum,
bir daha hiç demeyeceğim içindir belki.
"Ayrılmamız neyi değiştirecek
ayrılık, yüreğimden silip atabilir mi seni?" derdin.
Kimbilir...
Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla
nasıl da parçalanıyor böyle.
ilk kez, yazmak böyle zor, anlatmak, bu kadar olanaksız.
içimde çağıldayan herşeyin,
sana doğru aktığını duyup da bunu anlatamamak.
Ne acı...
Oysa, seni her düşündüğümde,
sesim, zamanın ve mekânın olmadığı
görünmeyen ince ipeksi bir yolda ilerleyip
kulaklarına akmadı mı?
Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, hızlı ama bir o kadar yavaş,
delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda,
iki kişilik yalnızlıklarda,
ya da gözlerin maviliklere kilitlenmiş. Duyardın...
Hâlâ duyuyorsun.
Şimdi, şuan seninle konuşurken,
ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını,
o kimselere hissettirmediğin bir anlık dalgınlığı,
sadece anın yakaladığı o ince sızıyı...
Kapa gözlerini!
Sen hep duyacak mısın beni,
ben hep anlatacak mıyım bilmiyorum...
Ama madem ayrılanlar hâlâ sevgili,
ayrılanlar hâlâ sevdalı.
Bu ayrılıkta bitmeli...
Ayrılık...
Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil,
ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar,
o kanatan acıtan korkulu bekleyişler...
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil,
sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
Ağlayarak git artık içimden diyebilmek
ama daha derken pişman olup
hayır kal ne olur diye yalvarmak...
Ne kadar zordu...
Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak
kendimi paramparça etmek demekti.
Ayrılık...
O kanlı zafer... Şimdi paylaştığımız işte bu.
içimizde o boşluğun büyük acısı
yüzümüzde birbirimizin kanı var hâlâ...
Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana.
Bir daha demiyeceğimdendir bu ve bir daha
yazmayacağımdan. Ayrılık da bitmeli..
Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
"Ayrılık da sevdaya dahil çünkü;
ayrılanlar hâlâ sevgili" dediği gibi ilhan'ın.
Sevgilim, sana sevgilim diyorum,
bir daha hiç demeyeceğim içindir belki.
"Ayrılmamız neyi değiştirecek
ayrılık, yüreğimden silip atabilir mi seni?" derdin.
Kimbilir...
Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla
nasıl da parçalanıyor böyle.
ilk kez, yazmak böyle zor, anlatmak, bu kadar olanaksız.
içimde çağıldayan herşeyin,
sana doğru aktığını duyup da bunu anlatamamak.
Ne acı...
Oysa, seni her düşündüğümde,
sesim, zamanın ve mekânın olmadığı
görünmeyen ince ipeksi bir yolda ilerleyip
kulaklarına akmadı mı?
Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, hızlı ama bir o kadar yavaş,
delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda,
iki kişilik yalnızlıklarda,
ya da gözlerin maviliklere kilitlenmiş. Duyardın...
Hâlâ duyuyorsun.
Şimdi, şuan seninle konuşurken,
ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını,
o kimselere hissettirmediğin bir anlık dalgınlığı,
sadece anın yakaladığı o ince sızıyı...
Kapa gözlerini!
Sen hep duyacak mısın beni,
ben hep anlatacak mıyım bilmiyorum...
Ama madem ayrılanlar hâlâ sevgili,
ayrılanlar hâlâ sevdalı.
Bu ayrılıkta bitmeli...
Ayrılık...
Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil,
ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar,
o kanatan acıtan korkulu bekleyişler...
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil,
sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
Ağlayarak git artık içimden diyebilmek
ama daha derken pişman olup
hayır kal ne olur diye yalvarmak...
Ne kadar zordu...
Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak
kendimi paramparça etmek demekti.
Ayrılık...
O kanlı zafer... Şimdi paylaştığımız işte bu.
içimizde o boşluğun büyük acısı
yüzümüzde birbirimizin kanı var hâlâ...
Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana.
Bir daha demiyeceğimdendir bu ve bir daha
yazmayacağımdan. Ayrılık da bitmeli..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com