bugün
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek20
- ben geldim naneler30
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- zengin kızların güzel olması7
- geceye bir şarkı bırak15
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- izlemek istediğim filmler2
- sinir bozucu şeyler10
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar3
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sözlük için ne yapabiliriz10
- insan silmek4
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- haluk levent'e para emanet etmek23
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- hesap ödeyen erkek2
- clydeless bonnie8
- trump'ın iran'a saldırıların süreceğini açıklaması2
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın4
- bir insana çirkin demek6
- kuranda namaz yok8
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- kendinle aran nasıl4
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- seni onaracağım diyen partner3
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- sigarayı neden seviyoruz5
- insan olmaya ceyrek kala12
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- henüz doğmamışlara tavsiyeler3
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- oğuzhan uğur2
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- ahbap10
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
Kemal Türkler (1926, Denizli - 22 Temmuz 1980, istanbul), DiSK`in kurucusu ve ilk genel başkanı.
Türkiye Devrimci işçi Sendikaları Konfederasyonu lideri, işçi sınıfının yılmaz neferi Kemal Türkler, 1926 yılında Denizli'de, yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geliyor.. Güç olan yaşama koşulları, diğer kardeşlerinin doğmasıyla daha da güçleşiyor.. Çocukluğu yokluklar ve zorluklar içinde geçiyor.. ilkokulla birlikte, hayatını kazanmaya başlıyor. Türkler'in ilk gençlik dönemi, okullarda öğrencilik, hayatta çıraklık şeklindedir.
Terzi çıraklığı ile başladığı yaşam, onun sonradan bir süre gömlek ustası olarak yaşamını sürdürmesine yardımcı olur.. Yine bu dönemde ayakkabıcı çıraklığı yapar. O, çıraklar sorununu yaşamının bir parçası olarak, ömrünün sonuna kadar canı yürekten savunur.. Çıraklıktan sonra mevsimlik işçilik dönemi başlıyor.. Orman işçiliği, pamuk ırgatlığı, un fabrikasında işçilik gibi...
Yıl 1944, Türkler liseyi bitiriyor. Yedek subay olarak askere gidiyor. 1946 yılında askerden dönüyor, Denizli'nin Tavas ilçesinde bir yıl devlet memurluğu yapıyor. 1947 yılında Türkler üniversitede okumak için istanbul'a geliyor ve Hukuk Fakültesine kaydoluyor. Ve aynı zamanda Bakırköy Emayetaş fabrikasına işçi olarak giriyor. Ve, Türkler'in hayatında işçilik dönemi başlıyor. Bir süre sonra, işyeri temsilcisi oluyor; böylece, sendikal yaşamı başlıyor.
Türkler, 1949 yılında ailesini istanbul'a getiriyor. Çünkü babası ağır hastadır. Bir yanda babasının hastalığı, diğer yanda ailenin geçim sorunu.. Türkler, Hukuk Fakültesini 3. sınıfta bırakmak zorunda kalıyor. 1953 yılına kadar gömlek terziliği yapıyor. Artık Türkler hayatın ustasıdır. Tabak satıcılığı dahil çeşitli işler yapıyor. 13 eylül 1953'de Türkiye Maden-iş Sendikasının Bakırköy yönetim kurulu üyeliğine seçiliyor. 19 Mart 1954 tarihinde yapılan Genel Kurul'da Maden-iş Sendikasının Sekreterliğine getirildi. Yine aynı yıl, sağlık sorunları nedeniyle genel başkanlık görevinden ayrılan Yusuf Sıdal'ın görevini üstlendi. Sendikal yaşamı ve Türkler'in yaşamı bölünmez bir bütün oluşturuyor.
Böylece 1958 yılında Türkiye Maden iş Sendikası Türkiye genelinde örgütlenmeye başlıyor.
1958 yılında Kemal Türkler, Sabahat hanımla evleniyor. 1959 yılında Yasemin, 1961 yılında Nilgün dünyaya geliyor. Türkler'in sendikacı kişiliğine aile reisliği ve baba kimliği de ekleniyor.
1960 Devrimi'nin getirdiği hak ve özgürlükler, sendikal çalışmaları hızlandırdı. 9 Ekim 1960 Türkiye Maden iş Sendikası, Milletlerarası Maden işçileri Sendikaları Federasyonu'na üye oldu.
Kemal Türkler 1961 yılında Türkiye işçi Partisi kurucuları arasında yer aldı.
Kemal Türkler, 15 Temmuz 1966'da sendikacı arkadaşlarıyla bir ortak karar alıyor. Sendikalararası Dayanışma Anlaşması (SA-DA). Bu sendikalar şunlar: MADEN-iŞ, BASIN-iŞ, LASTiK-iŞ, GIDA-iŞ. Ve sonuçta bu sendikalar 15 Ocak 1967'de Türk-iş'ten ayrılıyor. Ve Devrimci işçi Sendikaları Konfederasyonunu kuruyorlar.
Maden-iş sendikasından Kemal Türkler, Lastik-iş sendikasından Rıza Kuas, Maden işçilerinden Mehmet Alpdündar, Basın-iş'ten ibrahim Güzelce, Gıda-iş'ten Kemal Nebioğlu, DiSK yönetim kuruluna seçiliyorlar.
Artık DiSK vardır. işçi sınıfının öncü konfederasyonudur. Güçlü adımlarla yürümektedir.
DiSK, ilk en geniş kitlesel tepkiyi sendikalar ve işçiler aleyhine olan 274 ve 275 sayılı yasaya gösterir. Ve, 15-16 Haziran 1970 Türkiye işçi hareketinin kitlesellik kazandığı, örgütlü mücadelenin başladığı gün olarak tarihe yazılır.. Bu nedenle sıkıyönetim ilan edilir. Kemal Türkler ve arkadaşları tutuklanır..
Bu dönemde Kemal Türkler ve DiSK, MESS grevini sürdürmektedir. Çeşitli yerlerde MESS patronu Turgut Özal ile toplu sözleşme pazarlıklarına otururlar ve hepsi de uzlaşmazlıkla biter.
iktidar, Devlet Güvenlik yasa tasarısını getirir.
DiSK, bu tasarıya karşı 16 Eylül 1976'da ülke düzeyinde genel yas ilan eder: ilk örgütlü genel grev başlamış olur ve Kemal Türkler tutuklanır.
Coşkulu, görkemli 76 1 Mayıs'ı burjuvazinin yüreğine korku saldı. Engellemek için çeşitli yollar düşündü.
77 1 Mayıs daha görkemli, daha büyük bir coşku ve büyük bir katılımla başladı.
1 Mayıs 77, 36 kişinin katledilmesiyle sonuçlandı..
Disk'in 6. Genel Kurul'unda 26 Aralık 1977 Kemal Türkler, DiSK genel başkanlığını kaybetti.
78 1 Mayıs'ında Taksim alanına Maden-iş başkanı olarak yürüdü. O, işçi sınıfının yılmaz neferi idi. Ateş-kan onu yıldıramadı.
Burjuvazi Taksim alanını işçi sınıfına kapamaktan başka çare bulamadı. istanbul'da sıkıyönetim ilan edildi.
1 Mayıs 79 işçi bayramı DiSK'in öncülüğünde izmir'de kutlandı.
19 Aralık 1979'da yapılan Maden-iş sendikasının, 23. Genel Kurulunda, Enternasyonal Marşı'nın okunması nedeniyle tutuklandı.
1980 1 Mayıs, DiSK'in öncülüğünde izmir'de kutlandı.
Burjuvazi, 1 Mayıs'ların kutlanmasının engellenemeyeceğini anladı. işçi sınıfının önderlerine her türlü saldırıyı düzenledi.
Türkler, faşizm'e olan mücadelesini bir an olsun bırakmadı. O, emekçilerin, işçilerin can düşmanı faşizmin, ne demek olduğunu iyi biliyordu.
11 Temmuz 1980'de Gönen'deki Genel Yönetim Kurulunda ölümünden on gün önce yaptığı konuşmada:
"Ülkemizde bu kanlı planı bozacak, faşizm tehlikesini yok edecek güçler ve olanaklar vardır. Faşizmi tüm örgüt ve yuvalarıyla yok etmenin, bunalımdan kesin kurtulmanın, ülkemizin ve halkımızın sorunlarını çözümlemenin yolu da anti-faşist, anti-emperyalist, anti-tekel, anti-şoven güçlerin cephesinden, bu cephe güçlerinin ortak iktidarından geçiyor.. Gerçek kalıcı çözüm sosyalizme açılan ileri demokratik iktidarın kurulmasıdır" diye seslendi.
1980 2. Bölge Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, faşist olayların kökü devlet aygıtından faşist unsurlar temizlenmeden, MHP ve faşist odaklar dağıtılmadan kazanılamaz. Faşist tehlikeyi bertaraf etmenin yolu tüm demokrasi güçlerinin aktif katılmasıyla seferber edilecek bir eylem birliğinden geçmektedir.
Türkler, ömür boyunca verdiği faşizme karşı mücadelede, karanlık ve gizli ellerin yönlendirdiği faşist çeteler tarafından pusuya düşürülerek katledildi. Ve hain güçler bu kez namlusunu işçi sınıfının önderine doğrulttu. işçi sınıfının mücadelesini böyle durduracaklarını sanıyorlardı.
işçiler, Edirne'den Van'a kadar üretimi bırakarak önderleri için saygı duruşunda bulundu.
Siren sesleri, tüm Türkiye'ye işçi sınıfının faşizme karşı kararlılığını duyurdu. Hep bir ağızdan "BiRLEŞiK ÖRGÜTLÜ GÜÇ YENiLMEZ" diye bağırdılar..
Cenaze törenine yüzbinler katıldı. Binlerce telgraf, mektup, mesaj geldi.*
Türkiye Devrimci işçi Sendikaları Konfederasyonu lideri, işçi sınıfının yılmaz neferi Kemal Türkler, 1926 yılında Denizli'de, yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geliyor.. Güç olan yaşama koşulları, diğer kardeşlerinin doğmasıyla daha da güçleşiyor.. Çocukluğu yokluklar ve zorluklar içinde geçiyor.. ilkokulla birlikte, hayatını kazanmaya başlıyor. Türkler'in ilk gençlik dönemi, okullarda öğrencilik, hayatta çıraklık şeklindedir.
Terzi çıraklığı ile başladığı yaşam, onun sonradan bir süre gömlek ustası olarak yaşamını sürdürmesine yardımcı olur.. Yine bu dönemde ayakkabıcı çıraklığı yapar. O, çıraklar sorununu yaşamının bir parçası olarak, ömrünün sonuna kadar canı yürekten savunur.. Çıraklıktan sonra mevsimlik işçilik dönemi başlıyor.. Orman işçiliği, pamuk ırgatlığı, un fabrikasında işçilik gibi...
Yıl 1944, Türkler liseyi bitiriyor. Yedek subay olarak askere gidiyor. 1946 yılında askerden dönüyor, Denizli'nin Tavas ilçesinde bir yıl devlet memurluğu yapıyor. 1947 yılında Türkler üniversitede okumak için istanbul'a geliyor ve Hukuk Fakültesine kaydoluyor. Ve aynı zamanda Bakırköy Emayetaş fabrikasına işçi olarak giriyor. Ve, Türkler'in hayatında işçilik dönemi başlıyor. Bir süre sonra, işyeri temsilcisi oluyor; böylece, sendikal yaşamı başlıyor.
Türkler, 1949 yılında ailesini istanbul'a getiriyor. Çünkü babası ağır hastadır. Bir yanda babasının hastalığı, diğer yanda ailenin geçim sorunu.. Türkler, Hukuk Fakültesini 3. sınıfta bırakmak zorunda kalıyor. 1953 yılına kadar gömlek terziliği yapıyor. Artık Türkler hayatın ustasıdır. Tabak satıcılığı dahil çeşitli işler yapıyor. 13 eylül 1953'de Türkiye Maden-iş Sendikasının Bakırköy yönetim kurulu üyeliğine seçiliyor. 19 Mart 1954 tarihinde yapılan Genel Kurul'da Maden-iş Sendikasının Sekreterliğine getirildi. Yine aynı yıl, sağlık sorunları nedeniyle genel başkanlık görevinden ayrılan Yusuf Sıdal'ın görevini üstlendi. Sendikal yaşamı ve Türkler'in yaşamı bölünmez bir bütün oluşturuyor.
Böylece 1958 yılında Türkiye Maden iş Sendikası Türkiye genelinde örgütlenmeye başlıyor.
1958 yılında Kemal Türkler, Sabahat hanımla evleniyor. 1959 yılında Yasemin, 1961 yılında Nilgün dünyaya geliyor. Türkler'in sendikacı kişiliğine aile reisliği ve baba kimliği de ekleniyor.
1960 Devrimi'nin getirdiği hak ve özgürlükler, sendikal çalışmaları hızlandırdı. 9 Ekim 1960 Türkiye Maden iş Sendikası, Milletlerarası Maden işçileri Sendikaları Federasyonu'na üye oldu.
Kemal Türkler 1961 yılında Türkiye işçi Partisi kurucuları arasında yer aldı.
Kemal Türkler, 15 Temmuz 1966'da sendikacı arkadaşlarıyla bir ortak karar alıyor. Sendikalararası Dayanışma Anlaşması (SA-DA). Bu sendikalar şunlar: MADEN-iŞ, BASIN-iŞ, LASTiK-iŞ, GIDA-iŞ. Ve sonuçta bu sendikalar 15 Ocak 1967'de Türk-iş'ten ayrılıyor. Ve Devrimci işçi Sendikaları Konfederasyonunu kuruyorlar.
Maden-iş sendikasından Kemal Türkler, Lastik-iş sendikasından Rıza Kuas, Maden işçilerinden Mehmet Alpdündar, Basın-iş'ten ibrahim Güzelce, Gıda-iş'ten Kemal Nebioğlu, DiSK yönetim kuruluna seçiliyorlar.
Artık DiSK vardır. işçi sınıfının öncü konfederasyonudur. Güçlü adımlarla yürümektedir.
DiSK, ilk en geniş kitlesel tepkiyi sendikalar ve işçiler aleyhine olan 274 ve 275 sayılı yasaya gösterir. Ve, 15-16 Haziran 1970 Türkiye işçi hareketinin kitlesellik kazandığı, örgütlü mücadelenin başladığı gün olarak tarihe yazılır.. Bu nedenle sıkıyönetim ilan edilir. Kemal Türkler ve arkadaşları tutuklanır..
Bu dönemde Kemal Türkler ve DiSK, MESS grevini sürdürmektedir. Çeşitli yerlerde MESS patronu Turgut Özal ile toplu sözleşme pazarlıklarına otururlar ve hepsi de uzlaşmazlıkla biter.
iktidar, Devlet Güvenlik yasa tasarısını getirir.
DiSK, bu tasarıya karşı 16 Eylül 1976'da ülke düzeyinde genel yas ilan eder: ilk örgütlü genel grev başlamış olur ve Kemal Türkler tutuklanır.
Coşkulu, görkemli 76 1 Mayıs'ı burjuvazinin yüreğine korku saldı. Engellemek için çeşitli yollar düşündü.
77 1 Mayıs daha görkemli, daha büyük bir coşku ve büyük bir katılımla başladı.
1 Mayıs 77, 36 kişinin katledilmesiyle sonuçlandı..
Disk'in 6. Genel Kurul'unda 26 Aralık 1977 Kemal Türkler, DiSK genel başkanlığını kaybetti.
78 1 Mayıs'ında Taksim alanına Maden-iş başkanı olarak yürüdü. O, işçi sınıfının yılmaz neferi idi. Ateş-kan onu yıldıramadı.
Burjuvazi Taksim alanını işçi sınıfına kapamaktan başka çare bulamadı. istanbul'da sıkıyönetim ilan edildi.
1 Mayıs 79 işçi bayramı DiSK'in öncülüğünde izmir'de kutlandı.
19 Aralık 1979'da yapılan Maden-iş sendikasının, 23. Genel Kurulunda, Enternasyonal Marşı'nın okunması nedeniyle tutuklandı.
1980 1 Mayıs, DiSK'in öncülüğünde izmir'de kutlandı.
Burjuvazi, 1 Mayıs'ların kutlanmasının engellenemeyeceğini anladı. işçi sınıfının önderlerine her türlü saldırıyı düzenledi.
Türkler, faşizm'e olan mücadelesini bir an olsun bırakmadı. O, emekçilerin, işçilerin can düşmanı faşizmin, ne demek olduğunu iyi biliyordu.
11 Temmuz 1980'de Gönen'deki Genel Yönetim Kurulunda ölümünden on gün önce yaptığı konuşmada:
"Ülkemizde bu kanlı planı bozacak, faşizm tehlikesini yok edecek güçler ve olanaklar vardır. Faşizmi tüm örgüt ve yuvalarıyla yok etmenin, bunalımdan kesin kurtulmanın, ülkemizin ve halkımızın sorunlarını çözümlemenin yolu da anti-faşist, anti-emperyalist, anti-tekel, anti-şoven güçlerin cephesinden, bu cephe güçlerinin ortak iktidarından geçiyor.. Gerçek kalıcı çözüm sosyalizme açılan ileri demokratik iktidarın kurulmasıdır" diye seslendi.
1980 2. Bölge Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, faşist olayların kökü devlet aygıtından faşist unsurlar temizlenmeden, MHP ve faşist odaklar dağıtılmadan kazanılamaz. Faşist tehlikeyi bertaraf etmenin yolu tüm demokrasi güçlerinin aktif katılmasıyla seferber edilecek bir eylem birliğinden geçmektedir.
Türkler, ömür boyunca verdiği faşizme karşı mücadelede, karanlık ve gizli ellerin yönlendirdiği faşist çeteler tarafından pusuya düşürülerek katledildi. Ve hain güçler bu kez namlusunu işçi sınıfının önderine doğrulttu. işçi sınıfının mücadelesini böyle durduracaklarını sanıyorlardı.
işçiler, Edirne'den Van'a kadar üretimi bırakarak önderleri için saygı duruşunda bulundu.
Siren sesleri, tüm Türkiye'ye işçi sınıfının faşizme karşı kararlılığını duyurdu. Hep bir ağızdan "BiRLEŞiK ÖRGÜTLÜ GÜÇ YENiLMEZ" diye bağırdılar..
Cenaze törenine yüzbinler katıldı. Binlerce telgraf, mektup, mesaj geldi.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar