bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam18
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı83
- hamas denince akla gelenler9
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tinto brass7
- ilk defa vurduracak kız heyecanı3
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- sobaları hazırlayın7
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın2
- sizin derdiniz islam2
- bim vs a1012
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri3
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın4
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- eoka'nın amacı3
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- türklerin özellikleri5
- mika kase3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- müge anlı2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- nervio43
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- mika raun vardı nerede şimdi2
- liverpool fc4
- cumali ceber2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ilhan irem dinleyen erkek2
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- fenerbahçeli yazarlar8
- sandra bullock4
- aşk10
- iyi menemenin sırrı7
"karaduvar - bekleyiş kırıntısında izler"
sen yaratmışlığımın özgünlüğü için daha kaç kere ben olmanın yoksunluğunda iliklerime kadar egona boğulmam gerek... kaç gece sırf sen yıldızların gözyaşlarından anlamlı bir hitabet bulabil diye benliğimi sana emanet etmem gerek, hor kullanman için... ve kaç kere daha anlatmam gerek, düşlerin dünyasında gerçekliğe açılan kapının, dürüstlükten ve samimiyetten geçtiğini...
ben, yarınlarından terk-i diyar eden yolcu, umutlarına ve inancına rağmen. şimdi söyle! sen hangi yolcuya hancı? hangi iki var olmuşluğun kesişim kümesiyiz ve hangi yoksunluğa çözümüz, en umulmadık köşelerden... sen, rüzgarların koynunda yalanlara kol kanat geren gölge, bense yüreğimin emanetinde şefkate ve onura sığınan gerçek... bir yutkunmayız, zıt noktaların boğazlarında.
köprünün bir ucu ateş, bir ucu su... dengesiyiz zıtlıkların ve anlamlı açıklamalarıyız risklerden ziyade. hayallerde buluştuğumuz bir rüyanın gerçekliğe ispatı için uğraşan iki deli hayalperestiz. ya da farkındalıkların tüm almaçlarına sahip olduğumuz halde, var oluşunun azametine duyduğu acziyetle onurlu birer ahmağız.
gerçeğin yarınına yalansız bir dünden temelli geçmişin ekilmiş fideleriydik. büyüdük büyümesine ama yaşam savaşımız neden? nicesi var olma çabasında bir yudum nefese muhtaçken, benliğini satarken 1 saniyelik yaşama, biz neden varlık içinde yokluğun sıkıntılarında yaşam savaşındayız?
acımasız bir engel renklerini mi aldı gözlerimizin? ya da umarsız bir kapı, yolunu mu kapattı geleceğimizin? fersah fersah madiyan gibi sona koşuşlarımın bendinde hep gözyaşlarım araladı göz bebeklerimin buğusunu.
duygularımın en yoğun kıvrımlarında hep sana susatan bir sebep bulmuştum oysa. şimdi çözümlere direnen günahkar suratlı sırt çevirişin neden?
yoğrulmuşluğumuzun anlamlılığında bilinmeyen bir kelimeye takıldık farkında olmadan. şimdi kuyunun dibinden ay ışığı resmetmeye niyetli olmayan kör bir gidişin vicdanında yarınımız. yorgunluğu gözlerimden sızıyor yanlışların. hayallerimin vurgun yediren göz amaştırıcı gerçekliğinden sapan gerçeklerin acı dolu varlığı, yokluğunda anlamlılığını hissettiriyor elde edilmemişliklerin. ah o nankör yaratılmışlığımız. elindekilerin kıymetini bilemeyişlerimiz ve acımasızca nefes alışlarımız... nerede olursan ol, nereye gidersen git..! ben burada değilim! izlerinden takip et sana yolcu yüreğimin kutsiyetini.
04.04.2007
02:19 çarşamba
uğur yaman
sen yaratmışlığımın özgünlüğü için daha kaç kere ben olmanın yoksunluğunda iliklerime kadar egona boğulmam gerek... kaç gece sırf sen yıldızların gözyaşlarından anlamlı bir hitabet bulabil diye benliğimi sana emanet etmem gerek, hor kullanman için... ve kaç kere daha anlatmam gerek, düşlerin dünyasında gerçekliğe açılan kapının, dürüstlükten ve samimiyetten geçtiğini...
ben, yarınlarından terk-i diyar eden yolcu, umutlarına ve inancına rağmen. şimdi söyle! sen hangi yolcuya hancı? hangi iki var olmuşluğun kesişim kümesiyiz ve hangi yoksunluğa çözümüz, en umulmadık köşelerden... sen, rüzgarların koynunda yalanlara kol kanat geren gölge, bense yüreğimin emanetinde şefkate ve onura sığınan gerçek... bir yutkunmayız, zıt noktaların boğazlarında.
köprünün bir ucu ateş, bir ucu su... dengesiyiz zıtlıkların ve anlamlı açıklamalarıyız risklerden ziyade. hayallerde buluştuğumuz bir rüyanın gerçekliğe ispatı için uğraşan iki deli hayalperestiz. ya da farkındalıkların tüm almaçlarına sahip olduğumuz halde, var oluşunun azametine duyduğu acziyetle onurlu birer ahmağız.
gerçeğin yarınına yalansız bir dünden temelli geçmişin ekilmiş fideleriydik. büyüdük büyümesine ama yaşam savaşımız neden? nicesi var olma çabasında bir yudum nefese muhtaçken, benliğini satarken 1 saniyelik yaşama, biz neden varlık içinde yokluğun sıkıntılarında yaşam savaşındayız?
acımasız bir engel renklerini mi aldı gözlerimizin? ya da umarsız bir kapı, yolunu mu kapattı geleceğimizin? fersah fersah madiyan gibi sona koşuşlarımın bendinde hep gözyaşlarım araladı göz bebeklerimin buğusunu.
duygularımın en yoğun kıvrımlarında hep sana susatan bir sebep bulmuştum oysa. şimdi çözümlere direnen günahkar suratlı sırt çevirişin neden?
yoğrulmuşluğumuzun anlamlılığında bilinmeyen bir kelimeye takıldık farkında olmadan. şimdi kuyunun dibinden ay ışığı resmetmeye niyetli olmayan kör bir gidişin vicdanında yarınımız. yorgunluğu gözlerimden sızıyor yanlışların. hayallerimin vurgun yediren göz amaştırıcı gerçekliğinden sapan gerçeklerin acı dolu varlığı, yokluğunda anlamlılığını hissettiriyor elde edilmemişliklerin. ah o nankör yaratılmışlığımız. elindekilerin kıymetini bilemeyişlerimiz ve acımasızca nefes alışlarımız... nerede olursan ol, nereye gidersen git..! ben burada değilim! izlerinden takip et sana yolcu yüreğimin kutsiyetini.
04.04.2007
02:19 çarşamba
uğur yaman
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar