bugün
- kadınları itici yapan detaylar10
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- yasemin sakallıoğlu5
- sözlüğün en kötü yazarları6
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak2
- küçük memedeki hayat doluluk3
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas4
- rümeysa eker11
- boş kategoriler kullanan toplum2
- kırmızı3
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- 6 haziran 20262
- kolayca doğrulanamaz ezoterik bilgiler5
- tanımlar mezarlığı2
- cumhurbaşkanlığı himayeleri2
- kusurlarına rağmen sevmek4
- modern felsefede tefekkür olmaması2
- beyaz tenli olmak5
- başarılı gelecek öngörüleri4
- takvim yaprağındaki yavan yemek isimleri2
- bulgarların edirne'ye akın etmesi3
- vadesini doldurmuş kibir2
- ilgisiz gözlerin gördüğü yıldız2
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek2
- müslüm dinleyip kendini jiletlemek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- taşkınlığı keşfeden zihin2
- sahte varoluş2
- uludağ sözlük'ün kaliteli bir sözlük olması4
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın4
- suca suruklenen cocuk3
- fenerbahçe3
- karımı döverim kime ne3
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- ertuğrul doğan2
- şeyma subaşı2
- murat soner6
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- fikstür şikesi2
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- yazlıkçı teyzeler5
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- tsk'daki tuğgeneral astsubay kavgası3
- galatasaray6
- petzold'un aynalar no 3 filmi4
- reha muhtar27
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- her başlığa entry giren yazar2
Birtakım insanlar var ki, belirli kelimelere alerjileri vardır. Neyin ne olduğu önemli değildir, amaç sadece kara çalmaktır. Ateizm üzerine söylenmiş her söz fikir ve düşünce gerektirir halbuki.
''Ben bir ateistim, hepsi bu. Ben birbirimize karşı iyi olmaktan, başkalarına yardım etmekten başka bir şeye inanmıyorum'' diyordu bütün zamanların en büyük kadın oyuncusu seçilen Katharine Hepburn. Bu konuyu işte böyle özetliyordu.
Ben bir ateistim, hepsi bu. işte tüm mevzu burada. Ateistler hiçbir kesin yargıyı kabul etmezler. Dolayısıyla hiçbir fanatiklikleri yoktur. Birtakım duygularının sömürülme ihtimali sıfırdır. Hiçbir rahip, imam ya da haham onların vicdanlarını söküp insanlıklarından uzaklaştıramazlar. Dindarlar, kendilerinden olmayanları bir düşman olarak bellerken ateistler dindarlara savaş açmazlar. Kitleler halinde insanlıktan çıkıp ötekileştireni asmazlar, kesmezler, yakmazlar! Cemaate, millete bakmadan insana, nasıl bir insan olduğuna göre muamele yaparlar. Hepsi bu!
Bukowski'nin Kitlelerin Dehası isimli şiiri şöyle başlar :
"Ortalama insanda
Herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
Ve cinayet konusunda en becerikliler
Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir
VE Nefreti En iyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir
VE-SON OLARAK-
SAVAŞI EN iYi BECERENLER
BARIŞ VAAZI
VERENLERDiR."
öldürmek büyük günahlardandır her dinde. Fakat kılıfına uydurulunca kahramanlık olabiliyor bu büyük günah. Din adamları vaazlar verirler, insanlar günah işlemesin diye. Çalmayacaksın, iftira etmeyeceksin, öldürmeyeceksin...
Fakat, bir papa çığırtkanlığı ile toplanan büyük Haçlı orduları var. Yol boyunca karşısına kim çıktıysa ezip geçen, yağmalayan, tecavüz eden insanlar... Vaadedilmiş toprakları var yahudilerin ve bu uğurda kıydıkları binlerce can. Arap dünyasının Cihadları... Kanlı Sivas ili var bizim elimizde bir de maraş var. Bir de, bir de, bir de... Neyin ne olduğunu sorgulamadan gözünü kan bürümüş bir yığın canavara dönüştürülmüş insanların eserleri hepsi! Din savaşları, mezhep uyuşmazlıkları, yok yere ölen insanlara, yok yere katil olanlar...
sözlerim yanlış anlaşılmasın. Ben asla tüm bunların suçlusu dindir demiyorum. Fakat din bu kitleleri bir araya getirip kötü amellere hizmet ettirmek için kullanılan bir araçtır. Kapitalist sistem piramidinde, din adamlarının görevi insanları kandırmaktır. insanların düşünmesini engelleyip, diledikleri gibi yönlendirme olanağı sunar birtakım hainlere. ateizmin temelinde düşünce, dinde inanç vardır. işte bu aracı öyle bir kullanırlar ki, tek bir sözle hemencecik bir katliam yaptırabilirler. Oysa, hiçbir ateiste hiçbir güç bunu yaptıramaz.
Şair Yılmaz Odabaşı hayat bilgisi notları isimli kitabında, insanları olağan ve olağanüstü insanlar diye ikiye ayırır : '' Olağan insanlar, yaşamlarında hiçbir riske yer açmadıkları için ne uzar ne kısalırlar... Sanki görünmez bir el onları bir atlı karıncaya bindirmiştir ve güzergahı da: tuvalet, mutfak, yatak odası, iş yeri, stadyum, cami, mahalle kahvesi vb.'dir; hep aynı terlere gider döner, gider ve dönerler. Genellikle mangalar, düzineler halinde yaşar, birlikte düşünürler. Üremek, en önemli maharetleridir. Kendilerinin yerine hep başkalarının düşündüğüne inandırılmışlardır. Genellikle milliyet, din, futbol takımı taraftarlığı gibi hazır, paket servis aidiyetlerle kendi aralarında, ama sadece kendi aralarında anlaşırlar. Doğruları yoktur; çıkarlarına ve güdülerine göre cemaatler halinde yaşarlar.''
Oysa ateistler genellikle kendi halinde, toplum içinde de olsalar yalnızdırlar. Kimsesiz değil yalnızdırlar! Ömür boyu cevaplar ararlar, insanlıktan başka hiçbir şeye ait değildirler. Hiçbir ilahi beklentileri ya da korkuları olmaksızın yaşarlar. Bir dindarın tüm iyi niyetli hislerine sahip olabilirler tek farkı öteki dünyada iyi muamele beklememesidir. Ateisttir, hepsi bu. insandır, kendini ve hayatı çözmeye çalışıp yorgun düşen belki de başaran. Hiçbir kanlı fantezisi olmayan, gönlü sadece yaşamaktan ve yaşatmaktan yana olan. Adam seçmeyen, kraldan çok kralcı olmayan. Kendisine gösterilmeyen iyi niyeti göstermeye çalışan. Hepsi bu.
''Ben bir ateistim, hepsi bu. Ben birbirimize karşı iyi olmaktan, başkalarına yardım etmekten başka bir şeye inanmıyorum'' diyordu bütün zamanların en büyük kadın oyuncusu seçilen Katharine Hepburn. Bu konuyu işte böyle özetliyordu.
Ben bir ateistim, hepsi bu. işte tüm mevzu burada. Ateistler hiçbir kesin yargıyı kabul etmezler. Dolayısıyla hiçbir fanatiklikleri yoktur. Birtakım duygularının sömürülme ihtimali sıfırdır. Hiçbir rahip, imam ya da haham onların vicdanlarını söküp insanlıklarından uzaklaştıramazlar. Dindarlar, kendilerinden olmayanları bir düşman olarak bellerken ateistler dindarlara savaş açmazlar. Kitleler halinde insanlıktan çıkıp ötekileştireni asmazlar, kesmezler, yakmazlar! Cemaate, millete bakmadan insana, nasıl bir insan olduğuna göre muamele yaparlar. Hepsi bu!
Bukowski'nin Kitlelerin Dehası isimli şiiri şöyle başlar :
"Ortalama insanda
Herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
Ve cinayet konusunda en becerikliler
Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir
VE Nefreti En iyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir
VE-SON OLARAK-
SAVAŞI EN iYi BECERENLER
BARIŞ VAAZI
VERENLERDiR."
öldürmek büyük günahlardandır her dinde. Fakat kılıfına uydurulunca kahramanlık olabiliyor bu büyük günah. Din adamları vaazlar verirler, insanlar günah işlemesin diye. Çalmayacaksın, iftira etmeyeceksin, öldürmeyeceksin...
Fakat, bir papa çığırtkanlığı ile toplanan büyük Haçlı orduları var. Yol boyunca karşısına kim çıktıysa ezip geçen, yağmalayan, tecavüz eden insanlar... Vaadedilmiş toprakları var yahudilerin ve bu uğurda kıydıkları binlerce can. Arap dünyasının Cihadları... Kanlı Sivas ili var bizim elimizde bir de maraş var. Bir de, bir de, bir de... Neyin ne olduğunu sorgulamadan gözünü kan bürümüş bir yığın canavara dönüştürülmüş insanların eserleri hepsi! Din savaşları, mezhep uyuşmazlıkları, yok yere ölen insanlara, yok yere katil olanlar...
sözlerim yanlış anlaşılmasın. Ben asla tüm bunların suçlusu dindir demiyorum. Fakat din bu kitleleri bir araya getirip kötü amellere hizmet ettirmek için kullanılan bir araçtır. Kapitalist sistem piramidinde, din adamlarının görevi insanları kandırmaktır. insanların düşünmesini engelleyip, diledikleri gibi yönlendirme olanağı sunar birtakım hainlere. ateizmin temelinde düşünce, dinde inanç vardır. işte bu aracı öyle bir kullanırlar ki, tek bir sözle hemencecik bir katliam yaptırabilirler. Oysa, hiçbir ateiste hiçbir güç bunu yaptıramaz.
Şair Yılmaz Odabaşı hayat bilgisi notları isimli kitabında, insanları olağan ve olağanüstü insanlar diye ikiye ayırır : '' Olağan insanlar, yaşamlarında hiçbir riske yer açmadıkları için ne uzar ne kısalırlar... Sanki görünmez bir el onları bir atlı karıncaya bindirmiştir ve güzergahı da: tuvalet, mutfak, yatak odası, iş yeri, stadyum, cami, mahalle kahvesi vb.'dir; hep aynı terlere gider döner, gider ve dönerler. Genellikle mangalar, düzineler halinde yaşar, birlikte düşünürler. Üremek, en önemli maharetleridir. Kendilerinin yerine hep başkalarının düşündüğüne inandırılmışlardır. Genellikle milliyet, din, futbol takımı taraftarlığı gibi hazır, paket servis aidiyetlerle kendi aralarında, ama sadece kendi aralarında anlaşırlar. Doğruları yoktur; çıkarlarına ve güdülerine göre cemaatler halinde yaşarlar.''
Oysa ateistler genellikle kendi halinde, toplum içinde de olsalar yalnızdırlar. Kimsesiz değil yalnızdırlar! Ömür boyu cevaplar ararlar, insanlıktan başka hiçbir şeye ait değildirler. Hiçbir ilahi beklentileri ya da korkuları olmaksızın yaşarlar. Bir dindarın tüm iyi niyetli hislerine sahip olabilirler tek farkı öteki dünyada iyi muamele beklememesidir. Ateisttir, hepsi bu. insandır, kendini ve hayatı çözmeye çalışıp yorgun düşen belki de başaran. Hiçbir kanlı fantezisi olmayan, gönlü sadece yaşamaktan ve yaşatmaktan yana olan. Adam seçmeyen, kraldan çok kralcı olmayan. Kendisine gösterilmeyen iyi niyeti göstermeye çalışan. Hepsi bu.
güncel Önemli Başlıklar
