bugün
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- youtuberların ideolojileri6
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz41
- sosyal medya toplumun baş belasıdır5
- bedellici erkekle evlenir misiniz4
- 21 yy da osmanlı'yı övmek3
- şafak saymak3
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi6
- kravatlı yobaz2
- arkadaş2
- flörtöz erkek iticiliği12
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- istanbul'un naif hafızasının ressamı acemyan3
- pazar sabahı3
- anın betimlemesi2
- sabahları nefret edilen şeyler7
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- dibek kahvesi2
- pazarcıların seçtirmemesi5
- anın görüntüsü21
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- yazılımcıların flört edememesi4
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- arap ve pers ismi koymak2
- sadece pkk'yı kafaya takan çakma vatansever2
- islamda namaz yoktur14
- ben üşümem6
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde4
- bol tereyağlı iskender7
- kurtlar vadisi doğu türkistan2
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- boyumun 2 cm kısalması28
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe4
- gecenin şarkısı10
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- bir şeyler söyle5
- evde x yapabilirsiniz2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- biber salçası2
- ellerim bos gonlum hos7
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- kızlar bakar mısınız13
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- okan buruk13
- troy kart2
Kelime olarak kökeni Antik Yunanlılara dayanır. Nefret anlamına gelen misos ve insan anlamına gelen anthropos sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kısaca, insan cinsinden nefret etmek, tiksinmek durumudur. Buna göre,insan ırkı tamamen değersizdir ve hayat zincirinim en aşağılarında bir yere sahiptir.
Jonathan Swift; Güliver'in Gezileri adlı romanında bu yönünü oldukça keskin bir şekilde göstermiştir. Güliver'in her yolculuğunda, insanlığın farklı zaaf ve hataları açıkça ve sert bir dille eleştirir. Yaptığı göndermelerde insanların değerli saydığı şeylerin aslında ne kadar aptalca şeyler olduklarını göstermeye çalışır. Bu romanı okuyan kişi, tüm eleştirilerin kendisine de yöneltildiğini hisseder. Okur, kendisini asla üstün göremez. Eserin sonunda Güliver karısından ve çocuklarından tiksinir ve ahırındaki atlarıyla büyük bir bağ oluşturur. Bunda, son seyahatinde karşılaştığı insan benzeri akılsız yaratıklar olan yahoolar ile insanın asla kuramayacağı kadar mükemmele yakın bir sistem yaratmış olan at adamlar olan houyhnhnmlerden çok etkilenmesinin rolü büyüktür.
Usta yazar Swift yine de tam anlamıyla bir mizantrop değildir. insan ırkının tiksinti uyandırdığını kabul etmekle birlikte bireylerin sevilebileceğinin mümkün olduğunu düşünür. Yani, evet insan olarak doğduğumuz için kötüyüz fakat aklımızı kullanarak daha iyi bir noktaya gelebiliriz diye bir açık kapı bırakır.
Karmaşıktır, rahatsız eder insanı. Kolay kolay çıkılmaz işin içinden. Biz ki, insanlık olarak ütopyalardan geçip Distopyalar yazmışız. Yaşadığımız gezegeni ne duruma getirdiğimizi, insanlık olarak ne büyük suçlar işlediğimizi görmezden gelemesek de içimizde hep acı bir umut vardır yaraları sarmaya, dünyayı daha güzel bir hale getirmeye dair. Nazım Hikmet'in "kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet" dizeleriyle özetlediği hissiyatın toplumsal olanıdır belki de bu içimizdeki çekişme.
Bu kavramın tam olarak zıttı hümanizm değil, insan ırkı süperdir, her yönüyle mükemmeldir diye düşünen philanthropy denilen başka bir aşırılıktır.
Jonathan Swift; Güliver'in Gezileri adlı romanında bu yönünü oldukça keskin bir şekilde göstermiştir. Güliver'in her yolculuğunda, insanlığın farklı zaaf ve hataları açıkça ve sert bir dille eleştirir. Yaptığı göndermelerde insanların değerli saydığı şeylerin aslında ne kadar aptalca şeyler olduklarını göstermeye çalışır. Bu romanı okuyan kişi, tüm eleştirilerin kendisine de yöneltildiğini hisseder. Okur, kendisini asla üstün göremez. Eserin sonunda Güliver karısından ve çocuklarından tiksinir ve ahırındaki atlarıyla büyük bir bağ oluşturur. Bunda, son seyahatinde karşılaştığı insan benzeri akılsız yaratıklar olan yahoolar ile insanın asla kuramayacağı kadar mükemmele yakın bir sistem yaratmış olan at adamlar olan houyhnhnmlerden çok etkilenmesinin rolü büyüktür.
Usta yazar Swift yine de tam anlamıyla bir mizantrop değildir. insan ırkının tiksinti uyandırdığını kabul etmekle birlikte bireylerin sevilebileceğinin mümkün olduğunu düşünür. Yani, evet insan olarak doğduğumuz için kötüyüz fakat aklımızı kullanarak daha iyi bir noktaya gelebiliriz diye bir açık kapı bırakır.
Karmaşıktır, rahatsız eder insanı. Kolay kolay çıkılmaz işin içinden. Biz ki, insanlık olarak ütopyalardan geçip Distopyalar yazmışız. Yaşadığımız gezegeni ne duruma getirdiğimizi, insanlık olarak ne büyük suçlar işlediğimizi görmezden gelemesek de içimizde hep acı bir umut vardır yaraları sarmaya, dünyayı daha güzel bir hale getirmeye dair. Nazım Hikmet'in "kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet" dizeleriyle özetlediği hissiyatın toplumsal olanıdır belki de bu içimizdeki çekişme.
Bu kavramın tam olarak zıttı hümanizm değil, insan ırkı süperdir, her yönüyle mükemmeldir diye düşünen philanthropy denilen başka bir aşırılıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar