bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- çekirge7
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- mezoterapi11
- 31 yaş sendromu5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük yazarlarının saatleri10
- arkadaşlar bakar mısınız28
- nickten isim tahmini yapmak72
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- enteresan neden kavga yok6
- arkadaşlar iyi geceler4
- 32 yaş sendromu3
- kavganın kazananı yoktur6
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- üç harflilerden korkmak5
- geceye bir şarkı bırak14
- tai lung26
- pişi olsa da yesek3
- zetina dikiş makinası2
- kürk giyen erkek6
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- yeni parti48
- adalarda bisiklet sürmek4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- uysaljakoben17
- evreşe yollarını dar olmaması4
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- tekne turu11
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- ilk buluşma3
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- uyumayın konuşalım6
- vakıf üniversiteleri3
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- türk kızlarına bir öğüt bırak5
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- köy evinde sex yapmak4
Kelime olarak kökeni Antik Yunanlılara dayanır. Nefret anlamına gelen misos ve insan anlamına gelen anthropos sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kısaca, insan cinsinden nefret etmek, tiksinmek durumudur. Buna göre,insan ırkı tamamen değersizdir ve hayat zincirinim en aşağılarında bir yere sahiptir.
Jonathan Swift; Güliver'in Gezileri adlı romanında bu yönünü oldukça keskin bir şekilde göstermiştir. Güliver'in her yolculuğunda, insanlığın farklı zaaf ve hataları açıkça ve sert bir dille eleştirir. Yaptığı göndermelerde insanların değerli saydığı şeylerin aslında ne kadar aptalca şeyler olduklarını göstermeye çalışır. Bu romanı okuyan kişi, tüm eleştirilerin kendisine de yöneltildiğini hisseder. Okur, kendisini asla üstün göremez. Eserin sonunda Güliver karısından ve çocuklarından tiksinir ve ahırındaki atlarıyla büyük bir bağ oluşturur. Bunda, son seyahatinde karşılaştığı insan benzeri akılsız yaratıklar olan yahoolar ile insanın asla kuramayacağı kadar mükemmele yakın bir sistem yaratmış olan at adamlar olan houyhnhnmlerden çok etkilenmesinin rolü büyüktür.
Usta yazar Swift yine de tam anlamıyla bir mizantrop değildir. insan ırkının tiksinti uyandırdığını kabul etmekle birlikte bireylerin sevilebileceğinin mümkün olduğunu düşünür. Yani, evet insan olarak doğduğumuz için kötüyüz fakat aklımızı kullanarak daha iyi bir noktaya gelebiliriz diye bir açık kapı bırakır.
Karmaşıktır, rahatsız eder insanı. Kolay kolay çıkılmaz işin içinden. Biz ki, insanlık olarak ütopyalardan geçip Distopyalar yazmışız. Yaşadığımız gezegeni ne duruma getirdiğimizi, insanlık olarak ne büyük suçlar işlediğimizi görmezden gelemesek de içimizde hep acı bir umut vardır yaraları sarmaya, dünyayı daha güzel bir hale getirmeye dair. Nazım Hikmet'in "kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet" dizeleriyle özetlediği hissiyatın toplumsal olanıdır belki de bu içimizdeki çekişme.
Bu kavramın tam olarak zıttı hümanizm değil, insan ırkı süperdir, her yönüyle mükemmeldir diye düşünen philanthropy denilen başka bir aşırılıktır.
Jonathan Swift; Güliver'in Gezileri adlı romanında bu yönünü oldukça keskin bir şekilde göstermiştir. Güliver'in her yolculuğunda, insanlığın farklı zaaf ve hataları açıkça ve sert bir dille eleştirir. Yaptığı göndermelerde insanların değerli saydığı şeylerin aslında ne kadar aptalca şeyler olduklarını göstermeye çalışır. Bu romanı okuyan kişi, tüm eleştirilerin kendisine de yöneltildiğini hisseder. Okur, kendisini asla üstün göremez. Eserin sonunda Güliver karısından ve çocuklarından tiksinir ve ahırındaki atlarıyla büyük bir bağ oluşturur. Bunda, son seyahatinde karşılaştığı insan benzeri akılsız yaratıklar olan yahoolar ile insanın asla kuramayacağı kadar mükemmele yakın bir sistem yaratmış olan at adamlar olan houyhnhnmlerden çok etkilenmesinin rolü büyüktür.
Usta yazar Swift yine de tam anlamıyla bir mizantrop değildir. insan ırkının tiksinti uyandırdığını kabul etmekle birlikte bireylerin sevilebileceğinin mümkün olduğunu düşünür. Yani, evet insan olarak doğduğumuz için kötüyüz fakat aklımızı kullanarak daha iyi bir noktaya gelebiliriz diye bir açık kapı bırakır.
Karmaşıktır, rahatsız eder insanı. Kolay kolay çıkılmaz işin içinden. Biz ki, insanlık olarak ütopyalardan geçip Distopyalar yazmışız. Yaşadığımız gezegeni ne duruma getirdiğimizi, insanlık olarak ne büyük suçlar işlediğimizi görmezden gelemesek de içimizde hep acı bir umut vardır yaraları sarmaya, dünyayı daha güzel bir hale getirmeye dair. Nazım Hikmet'in "kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet" dizeleriyle özetlediği hissiyatın toplumsal olanıdır belki de bu içimizdeki çekişme.
Bu kavramın tam olarak zıttı hümanizm değil, insan ırkı süperdir, her yönüyle mükemmeldir diye düşünen philanthropy denilen başka bir aşırılıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar