bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı31
- vedat muriqi5
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem3
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek6
- ismail kartal ın kovulması3
- fenerbahçe17
- yenilgisiz tek şampiyon5
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yar deyince kalem elden neden düşer3
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- zorunlu eğitim12
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- şoförün yan koltuğu3
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- porno seyrederken kıyametin gerçekleşmesi2
- anne pizzası10
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- dinci ve müslüman kavramları8
- game of thrones taki kerhaneci4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- porno yıldızlarını alfabetik sırayla sayan kız2
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- şakirtlerin özgün müzik dinlemesi2
- temel reis3
- melih meriç2
- sebahattin şirin9
- makyaj yapmadan dışarı çıkan türk kızı2
- cedidacer2
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- osuruktan şiirler41
- putin türkmüş11
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı3
- atın zenginlik göstergesi olması2
- giysi fiyatlarının uçması8
- trileçe7
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- nervio hamferdi12
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- motoru olan kaslı çocuk3
- türk vatandaşları türktür9
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- true'nin acile kaldırılması9
- gecenin şiiri2
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- true'nin libidosu neden yüksek7
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
bugün gittim, gezdim, gördüm.
giriş 25 lira tam, 18 lira öğrenci/öğretmen.
öğrenci dedim kimlik sordular. yalandan çantamda öğrenci kimliği aradım, evde kalmış dedim. ama gişedeki kız yemedi. tam bilet alarak içeri girdim. girişte fotoğrafımı çekmek istediler. beni köpekbalıklarının yanına koyup fotoğrafımı basacaklarmış. bu işlemi evde kendimde yapabildiğim için istemeden devam ettim.
çok heyecanlıydım. hayatımda ilk defa dev bir akvaryumu gezecektim. tünelde yürürken köpekbalıkları birbirlerini ya da daha küçük balıkları kovalayacaktı. o anda yanımdan sürü halinde balıklar geçecekti. çeşit çeşit, boy boy, renk renk... sonra gözüm kumdaki kıpırtıya takılacak ve kumun altından bir vatoz çıkacaktı. kocaman deniz atları cirit atacak, ahtapotlar süzüle süzüle yüzecekti... ama bunların hepsi hayallerimde kaldı.
"envai çeşit balık var" diyen arkadaş, say bakalım kaç çeşit vardı?
tatlı su balıkları güzeldi. sinirlenince şişen balıklar, öpüşen balıklar falan vardı. hem de öyle akvaryumun camını öpen balıklardan da değillerdi. çok ateşli öpüşüyorlardı. inanın birbirini öpen balıklar göreceğimi hayal bile edemezdim...
bir yengeç gördüm. dinazorlardan daha eskiymiş. ilk yengeç hatta. kaplumbağanın yengeç versiyonu. kabuğuna dokundum.
canlı çeşidi beni tatmin etmedi. kaplumbağa, midye, ıstakoz, istiridye, orfoz, hamsi, levrek, çinekop, mezgit, istavrit, lüfer ve kalkan olmaması çok kötü. tanıdığım balıklardan sadece çupra vardı. hatta canım çekti görünce.
lanse edildiği gibi öyle kocaman, binbir çeşit deniz canlısını barındıran bir akvaryum değil. 15 dakikada geziliyor.
bağıra bağıra gitti 25 lira...
giriş 25 lira tam, 18 lira öğrenci/öğretmen.
öğrenci dedim kimlik sordular. yalandan çantamda öğrenci kimliği aradım, evde kalmış dedim. ama gişedeki kız yemedi. tam bilet alarak içeri girdim. girişte fotoğrafımı çekmek istediler. beni köpekbalıklarının yanına koyup fotoğrafımı basacaklarmış. bu işlemi evde kendimde yapabildiğim için istemeden devam ettim.
çok heyecanlıydım. hayatımda ilk defa dev bir akvaryumu gezecektim. tünelde yürürken köpekbalıkları birbirlerini ya da daha küçük balıkları kovalayacaktı. o anda yanımdan sürü halinde balıklar geçecekti. çeşit çeşit, boy boy, renk renk... sonra gözüm kumdaki kıpırtıya takılacak ve kumun altından bir vatoz çıkacaktı. kocaman deniz atları cirit atacak, ahtapotlar süzüle süzüle yüzecekti... ama bunların hepsi hayallerimde kaldı.
"envai çeşit balık var" diyen arkadaş, say bakalım kaç çeşit vardı?
tatlı su balıkları güzeldi. sinirlenince şişen balıklar, öpüşen balıklar falan vardı. hem de öyle akvaryumun camını öpen balıklardan da değillerdi. çok ateşli öpüşüyorlardı. inanın birbirini öpen balıklar göreceğimi hayal bile edemezdim...
bir yengeç gördüm. dinazorlardan daha eskiymiş. ilk yengeç hatta. kaplumbağanın yengeç versiyonu. kabuğuna dokundum.
canlı çeşidi beni tatmin etmedi. kaplumbağa, midye, ıstakoz, istiridye, orfoz, hamsi, levrek, çinekop, mezgit, istavrit, lüfer ve kalkan olmaması çok kötü. tanıdığım balıklardan sadece çupra vardı. hatta canım çekti görünce.
lanse edildiği gibi öyle kocaman, binbir çeşit deniz canlısını barındıran bir akvaryum değil. 15 dakikada geziliyor.
bağıra bağıra gitti 25 lira...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar