bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- açık oylayamamak6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması10
- kedilerin yedigi ilginc seyler7
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler5
- galatasaray büyüklüğü12
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi3
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- arkadaşlar bakar mısınız10
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- kıbrısı ingilize veren padişah4
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- şanlıurfa şehir hastanesi2
- emevi dini4
- bardak3
- anın görüntüsü22
- prosedür evliliği3
- fenerbahçe nin kurucusu3
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- çok sıkılmak2
- yapılan ilginç salaklıklar4
- türkçeye sistemli saldırı7
- nasihat heyeti2
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- pembe kulaklık takan erkek2
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- ispartalı kızlar9
- güne acı bir gerçek bırak8
- her yerden engelleyen kız6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- muhallebi köpürtmek4
- mehmet akif alakurt2
- kadınların sevgililerine aldığı geyimsi kıyafetler2
- tayt6
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- anadol3
- arkadaşlar bekar mısınız2
- popo liposuction6
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
öldürüldüğünde sadece 22 yaşında bir türk genciydi. evin tek erkek çocuğuydu. aynı ülkede birlikte büyüdüğü, kardeşleri tarafından öldürülmüş binlerce türk gencinden sadece biri.
bunu hiçbir ideoloji açıklayamaz. dursun önkuzu'nun, mezara konulduğunda bile akan kanının hesabına hiçbir gerekçe olamaz. olmamalı. sağ-sol davası yüzünden öldürülmüş binlerce gencin hikayesi yılanla, adamın hikayesine benziyor.
vakti zamanında yaşlı bir adam varmış. çok fakirmiş. o kadar fakirmiş ki ekmek alacak parası bile yokmuş.
birgün karşısına alim bir zat çıkmış ve ondan yardım istemiş. alim kişi, ona filanca yerde bir yılan olduğunu ve bu yılanın durduğu yerde hazine olduğunu söylemiş; "yılana benim adımı söylersen sana her gün bir altın verir. bu da sana yeter." demiş.
yaşlı adam, alim zat'a teşekkür ederek yılanın bulunduğu yere gitmiş. yılan, tıpkı alimin dediği gibi yaşlı adama altın vermiş. yaşlı adam, böylece gündelik geçimini, her gün yılandan almış olduğu altınla sağlamış aylarca.
gel zaman git zaman yaşlı adam hastalanmış. yanına, oğlunu çağırmış: "oğlum, filanca yerde bir yılan var. bana hergün altın veriyordu. ben ölürsem sen gidersin, benim adımı ve oğlum olduğunu söylersin. böylece sıkıntı çekmezsin." demiş. oğlu "tamam baba merak etme, tıpkı dediğin gibi yaparım." demiş ve yılanın yanına gitmek için hazırlanmaya başlamış.
adamın oğlu, yılanın bir hazine üzerinde olduğunu öğrendiği için "madem bir hazine üstünde duruyor. ben bu yılanı öldürür ve tüm hazineyi alırım. neden her gün ondan altın dileneceğim?" diye düşünmüş ve yanına bir bıçak alarak yılanın bulunduğu yere gitmiş.
ani bir hareketle yılanın kafasını, bıçakla kesecek iken yılan ondan daha hızlı davranmış ve onu sokarak öldürmüş fakat bu sırada yılanın kuyruğu da gelen bir bıçak darbesiyle kopmuş.
yaşlı adam ise birkaç gün boyunca hasta yatağında ne olup bittiğini anlayamamış. hastalığı geçince de oğlunu ve yılanı merak ederek, yılanın yanına gitmiş. yılanın oraya gittiğinde yaşlı adam, oğlunun ölmüş olduğunu görünce çok üzülmüş ve yılana ne olup bittiğini sormuş. yılan "senin oğlun açgözlülük etti. beni öldürmeye kalkıştı. ben de onu soktum ve öldürdüm." demiş.
bunun üzerine yaşlı adam utanarak ve üzülerek "oğlum yapmış bir hata. seninle kaç yıllık dostluğumuz var yılan. gel biz bu olayı unutalım, sen gene bana her gün bir altın ver yine eskisi gibi. yoksa ben ne yaparım? gel tekrar dost olalım" demiş.
yılan, bir süre durduktan sonra şöyle söylemiş; "sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı olduktan sonra var git yoluna biz seninle tekrar dost olamayız."
bunu hiçbir ideoloji açıklayamaz. dursun önkuzu'nun, mezara konulduğunda bile akan kanının hesabına hiçbir gerekçe olamaz. olmamalı. sağ-sol davası yüzünden öldürülmüş binlerce gencin hikayesi yılanla, adamın hikayesine benziyor.
vakti zamanında yaşlı bir adam varmış. çok fakirmiş. o kadar fakirmiş ki ekmek alacak parası bile yokmuş.
birgün karşısına alim bir zat çıkmış ve ondan yardım istemiş. alim kişi, ona filanca yerde bir yılan olduğunu ve bu yılanın durduğu yerde hazine olduğunu söylemiş; "yılana benim adımı söylersen sana her gün bir altın verir. bu da sana yeter." demiş.
yaşlı adam, alim zat'a teşekkür ederek yılanın bulunduğu yere gitmiş. yılan, tıpkı alimin dediği gibi yaşlı adama altın vermiş. yaşlı adam, böylece gündelik geçimini, her gün yılandan almış olduğu altınla sağlamış aylarca.
gel zaman git zaman yaşlı adam hastalanmış. yanına, oğlunu çağırmış: "oğlum, filanca yerde bir yılan var. bana hergün altın veriyordu. ben ölürsem sen gidersin, benim adımı ve oğlum olduğunu söylersin. böylece sıkıntı çekmezsin." demiş. oğlu "tamam baba merak etme, tıpkı dediğin gibi yaparım." demiş ve yılanın yanına gitmek için hazırlanmaya başlamış.
adamın oğlu, yılanın bir hazine üzerinde olduğunu öğrendiği için "madem bir hazine üstünde duruyor. ben bu yılanı öldürür ve tüm hazineyi alırım. neden her gün ondan altın dileneceğim?" diye düşünmüş ve yanına bir bıçak alarak yılanın bulunduğu yere gitmiş.
ani bir hareketle yılanın kafasını, bıçakla kesecek iken yılan ondan daha hızlı davranmış ve onu sokarak öldürmüş fakat bu sırada yılanın kuyruğu da gelen bir bıçak darbesiyle kopmuş.
yaşlı adam ise birkaç gün boyunca hasta yatağında ne olup bittiğini anlayamamış. hastalığı geçince de oğlunu ve yılanı merak ederek, yılanın yanına gitmiş. yılanın oraya gittiğinde yaşlı adam, oğlunun ölmüş olduğunu görünce çok üzülmüş ve yılana ne olup bittiğini sormuş. yılan "senin oğlun açgözlülük etti. beni öldürmeye kalkıştı. ben de onu soktum ve öldürdüm." demiş.
bunun üzerine yaşlı adam utanarak ve üzülerek "oğlum yapmış bir hata. seninle kaç yıllık dostluğumuz var yılan. gel biz bu olayı unutalım, sen gene bana her gün bir altın ver yine eskisi gibi. yoksa ben ne yaparım? gel tekrar dost olalım" demiş.
yılan, bir süre durduktan sonra şöyle söylemiş; "sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı olduktan sonra var git yoluna biz seninle tekrar dost olamayız."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar