bugün
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ellerim bos gonlum hos24
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- psikopatlar neden klasik müzik sever5
- silver ile evlenecek erkek37
- seri kalça koklayıcısı4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası18
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- çekirdek kola3
- maltepe sahilde adamın götünü tıraş eden kadın3
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı4
- ağlayarak 31 çekmek3
- karınıza sahip çıkar mısınız3
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- kebap yiyen kız6
- seri artılayan melek4
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi3
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- ortama girince herkesin susması11
- simko310
- coca cola light2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- modi'nin putin'e ukrayna savaşını bitirme çağrısı3
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- canım yanıyo sözlük2
- el chadaille bitshiabu6
- camide halay çekmek3
- sağlığı bozmasa her gün yenilecek şeyler2
- tuzlu kahve dizisi4
- sözlük kızlarının ojeleri7
- joao neves'in kullandığı araba2
- sozlukteki eksiciler5
- yazarların en sevdiği küfürler7
- hostingdunyam3
- motordan düşmek4
- uludağ sözlük radyo2
- hiç vasat filmi olmayan aktör veya aktris4
- henoteizm2
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz5
- john travolta dansı2
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- robot moderatör2
- parayla saadet olması18
- haluk levent in değerinin bilinmemesi2
- hristiyanlıkta cinlerin var olmadığı gerçeği5
- orhan sarıbal2
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi4
hayata kayıtsız kalan, bu tercihini kendince bir mantıkla yoğuran ve buna mantığa göre yaşayan bir adamın hayatındaki akışa karşı durağanlığını anlatan bir zeki demirkubuz filmi.
filmin yönetmeninin demirkubuz olduğunu bilmeseydim, başlarda "ahh işte bu nuri bilge ceylan filmi" diyebilirdim. bazı öğelerden benzerlik gösteren film, ilerleyen dakikalarda etkili replik ve görüntülerle demirkubuz'a çıkarıyor düşünceleri.
filmin başrolünde musa (serdar orçin) karakteri, hani şu hayatın anlamını çözmüş adamlar gibi davranıyor. her insanın hayali olan (evet hayal, başaranı görmedim) hayatın anlamını çözme işini çok önceleri yapmış gibi. olaylara ve insanlara karşı kayıtsız kalmak, gereksiz saçmalıkların üstünüzde bi etkisinin olmaması, aynı zamanda sizinle bir ilgisinin olmamasını kabul etmektir. tabi toplumun kabullenişleri böyle değil. her birey, bir başkasının olanı eleştirme, alma, onun üstünde hakimlik kurma uğraşında olduğunda kayıtsızlık kabul edilmemekte. ve musa'nın sıkıntısının sebebi de buydu.
musa'nın 3 kişiyi öldürmek suçundan tutuklanmasına karşı savunma yapmaması karşısında avukatı ile arasında geçen diyalog çok ilginçtir. avukat, annesinin ölümüne üzülmemesinin, davanın sonucunu etkileyeceğini söyler. aralarında geçen konuşmadan;
- bütün sanıklar yaptıkları eylemlerden dolayı suçlanırlar. ancak yaptıkları eylemlerin toplumsal ve ahlaki anlamları yüzünden cezalandırılırlar.
+ benim de anlamadığım bu. ben annemin ölümüne üzülmediğim için mi yoksa üç kişiyi öldürmekten mi yargılanacağım?
toplumsal yargılar böyledir işte. size bir şeyi sevmenizi, üzülmenizi, sevinmenizi, nefret etmenizi ya da onu öldürebileceğinizi emreder. evet ölüm emrini toplumun verdiği olur bazı durumlarda. toplumun istediği gibi yaşarken, yine onun istediği duyguları hissetmek zorundasınızdır. uymamak ceza gerektirir. kanunlar ceza amaçlıdır ama avukatın da dediği gibi, toplumsal olarak kabul edilmiş bir suç işlediğinizde masum olduğunuzu arkadanızdaki büyük kitleyle ispatlarsınız. örnek verelim; küçük yaşta bir kızınız var ve onu evlendirdiriyorsunuz. yasa der ki, 18 yaşından küçük çocuklar evlenemez. çünkü çocuk sınıfındadır. işledikleri suçlar yaşa göre cezalandırılır. ama toplumumuzda küçük yaşta evlenmenin bir sakıncası yok. işte bu durumda yasa uygulayıcıları (hakim-savcı) toplumun kabul ettiğini baz alır ve cezai yaptırama gitmez. filmde bunun tersi var işte. bir adam annesinin ölümüne üzülmedi diye cinayet işleme olasılığının yüksek olduğunu değerlendiriliyor. tabi bu da toplumsal bir emir olduğundan, yapılmak zorunda gibi davranılıyor.
musa karakterinin sabit duruşu ve gözlerini kıpırdatmadan bir noktaya olan bakışları, filmi izlerken dikkat çeken detaylardan. karakteri canlandıran oyuncuyu bu konuda tebrik etmek gerek. karakterin kayıtsızlığını, umursamazlığını yüzünde görülmeyen mimiksizlikle (bu da nasıl bi kelimeyse) öyle iyi yansıtıyor ki, böyle bir adam karşınızda olsa ona neler yapacağınızı düşünüyorsunuz.
film boyunca sıkça duyulan ve filmin konusunun tek cümlelik özeti şöyle:
(bkz: benim için fark etmez)
(8/10)
filmin yönetmeninin demirkubuz olduğunu bilmeseydim, başlarda "ahh işte bu nuri bilge ceylan filmi" diyebilirdim. bazı öğelerden benzerlik gösteren film, ilerleyen dakikalarda etkili replik ve görüntülerle demirkubuz'a çıkarıyor düşünceleri.
filmin başrolünde musa (serdar orçin) karakteri, hani şu hayatın anlamını çözmüş adamlar gibi davranıyor. her insanın hayali olan (evet hayal, başaranı görmedim) hayatın anlamını çözme işini çok önceleri yapmış gibi. olaylara ve insanlara karşı kayıtsız kalmak, gereksiz saçmalıkların üstünüzde bi etkisinin olmaması, aynı zamanda sizinle bir ilgisinin olmamasını kabul etmektir. tabi toplumun kabullenişleri böyle değil. her birey, bir başkasının olanı eleştirme, alma, onun üstünde hakimlik kurma uğraşında olduğunda kayıtsızlık kabul edilmemekte. ve musa'nın sıkıntısının sebebi de buydu.
musa'nın 3 kişiyi öldürmek suçundan tutuklanmasına karşı savunma yapmaması karşısında avukatı ile arasında geçen diyalog çok ilginçtir. avukat, annesinin ölümüne üzülmemesinin, davanın sonucunu etkileyeceğini söyler. aralarında geçen konuşmadan;
- bütün sanıklar yaptıkları eylemlerden dolayı suçlanırlar. ancak yaptıkları eylemlerin toplumsal ve ahlaki anlamları yüzünden cezalandırılırlar.
+ benim de anlamadığım bu. ben annemin ölümüne üzülmediğim için mi yoksa üç kişiyi öldürmekten mi yargılanacağım?
toplumsal yargılar böyledir işte. size bir şeyi sevmenizi, üzülmenizi, sevinmenizi, nefret etmenizi ya da onu öldürebileceğinizi emreder. evet ölüm emrini toplumun verdiği olur bazı durumlarda. toplumun istediği gibi yaşarken, yine onun istediği duyguları hissetmek zorundasınızdır. uymamak ceza gerektirir. kanunlar ceza amaçlıdır ama avukatın da dediği gibi, toplumsal olarak kabul edilmiş bir suç işlediğinizde masum olduğunuzu arkadanızdaki büyük kitleyle ispatlarsınız. örnek verelim; küçük yaşta bir kızınız var ve onu evlendirdiriyorsunuz. yasa der ki, 18 yaşından küçük çocuklar evlenemez. çünkü çocuk sınıfındadır. işledikleri suçlar yaşa göre cezalandırılır. ama toplumumuzda küçük yaşta evlenmenin bir sakıncası yok. işte bu durumda yasa uygulayıcıları (hakim-savcı) toplumun kabul ettiğini baz alır ve cezai yaptırama gitmez. filmde bunun tersi var işte. bir adam annesinin ölümüne üzülmedi diye cinayet işleme olasılığının yüksek olduğunu değerlendiriliyor. tabi bu da toplumsal bir emir olduğundan, yapılmak zorunda gibi davranılıyor.
musa karakterinin sabit duruşu ve gözlerini kıpırdatmadan bir noktaya olan bakışları, filmi izlerken dikkat çeken detaylardan. karakteri canlandıran oyuncuyu bu konuda tebrik etmek gerek. karakterin kayıtsızlığını, umursamazlığını yüzünde görülmeyen mimiksizlikle (bu da nasıl bi kelimeyse) öyle iyi yansıtıyor ki, böyle bir adam karşınızda olsa ona neler yapacağınızı düşünüyorsunuz.
film boyunca sıkça duyulan ve filmin konusunun tek cümlelik özeti şöyle:
(bkz: benim için fark etmez)
(8/10)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar