bugün
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- gocu'nun heykeli3
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- memecoin2
- tron coin2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- ezgi dalgıç2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- pelin karahan2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- rojin kabaiş2
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- jhon lucumi2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- türklerin ileri olduğu konular21
- vantilatörü kendine çevirmek10
- ona bir şey söyle13
- dünyanın en güzel tatlısı11
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- pazar günü mesai yapmak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- michael olise3
laikliğin, yeniden tanımlanması.
the refinition of secularism.
bir hocam, birden fazla dil bilmenin düşünce yollarını açtığını söylerdi. keşke fransızcaya da yeterli vakit ayırabilsem.. zira laiklik fransa menşeli bir kelimedir."laïque, séculier/ière"
ingilizce üzerinden başlamak zorunda hissettim, zira daha kolay olacak.
secularism'den bir köke inelim, secular : "laik. 1. (sıfat) dünyevi, cismani; layik, dini olmayan, ruhani olmayan; manastır sistemine bağlı olmayan; yüz yılda bir vaki olan, asırlık; asırlarca süren.2. mahalle papazı."
tanıma göre, bu bir sıfatmış.
hmm. sıfat neyi ifade eder? bakıyoruz : "Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime"
dolayısı ile "laik" kelimesi bir önad. yani örnek : "Laik Devlet" konu ile de uygun.
biraz daha düşünce turu atalım ;
Laik kelimesi fransızca kökenlidir. Kardinal richeliau (rüşü) gibi dini olmasına rağmen, dünyevi bir kişilik, yani laikliğe yakın olan bir devlet adamını bünyesindne çıkarmış, ihtilaller ülkesi, eşitlik ve ulus devlet kavramının tarihteki en büyük ve tutarlı savunucularının literatüre kazandırdığı bir kelime.
türkçe çeviri ile onların kullandığı anlamdaki anlamı :Dine istinad etmeyen. Ruhanî olmayan kimse. Dini olmayan şey. Dinî olmayan fikir, dinî olmayan müessese, sistem veya prensip. Devleti dinî esas ve hükümler ile idare etmeyen sistem. Temel esasların ve kanunların menşeini ve teşri'de (kanun yapmakta) hareket noktasını ve değer ölçüsünü dine isnad etmeyip insanın ve cemiyetin sadece dünyevi menfaat ve anlayış ölçüsüne terkeden; diğer tâbirle: ilâhi kanunu terkeden, beşeri nizamla cemiyeti idareye çalışan sistem.
Dolayısı ile tanım açık, ancak devam edelim. Laik kelimesi, tanımlardan da anlaşılabileceği gibi, uygulanan sistem/veya devletin onu algılayışına göre değişir. ama tek yönde => kelime doğarken diyor ki "Ben totaliter, kilise adet ve mantığına aykırıyım." şimdi, türkiye cumhuriyetinde bunun bizi yönlendirdiği kök mantık, uygun mu? hayır. zira biz "Hristiyan kök-mantığından yaklaşan bir devlet kurmadık". bilakis, müslüman kök-mantığından yaklaşan bir devlet kurduk. Ancak, bir diğer, ihtilalci, zincirsiz, özgür ve demokratik kök mantığımıza aykırı "olmayarak" islam'a hitabeden/yüzünü çeviren, bir devlet de istemedik. Biz istedik ki, kanun önünde ve devlet nezdinde ve dahi politikalarında, insanların inançları eşit olsun. ve laiği bu şekilde tanımladık.
Türkiye Cumhuriyeti anayasasının ilke maddesinde bu tanım : "MADDE 2. : Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir." şeklinde bulunmaktadır.
Peki, bu önadın tanımını tekrar yapmak ne demektir? ki özellikle bu cümle bir siyaset adamından çıktıysa, hele ki anayasa değişikliğinin konuşulduğu şu günlerde?
"laiklik" kelimesi, ılımlı islam modeli için anayasadan çıkarılma tehlikesi ile ve şer-i hukuk ve irticai faaliyet ve islam sentezi tehlikeleri ile karşı karşıyadır. laikliğin tanımı açıktır ve yeniden anayasal düzeyde yapılamaz.
ve tanımdan rahatsız olunamaz, tanımdan rahatsız olmak demek, apaçık bir şekilde, türkiye cumhuriyeti normlar rejimi düzeyinde değişikliğe gitme gayesi gütmek demektir.
kelime oyunlarının yerine, tüm kudreti elinde bulunduran iktidarın, çıkardığını iddia ettiği yeşil gömleği, gerçekten çıkarması gerekmektedir.
peh!
edit: sonradan tekrar dikkat edilen ilk tanıma göre, laikliği tekrar tanımlamak.. evet! rejim karşıtlığıdır. yukarda ispatı var, tuşlamak yerine okuyalım.
the refinition of secularism.
bir hocam, birden fazla dil bilmenin düşünce yollarını açtığını söylerdi. keşke fransızcaya da yeterli vakit ayırabilsem.. zira laiklik fransa menşeli bir kelimedir."laïque, séculier/ière"
ingilizce üzerinden başlamak zorunda hissettim, zira daha kolay olacak.
secularism'den bir köke inelim, secular : "laik. 1. (sıfat) dünyevi, cismani; layik, dini olmayan, ruhani olmayan; manastır sistemine bağlı olmayan; yüz yılda bir vaki olan, asırlık; asırlarca süren.2. mahalle papazı."
tanıma göre, bu bir sıfatmış.
hmm. sıfat neyi ifade eder? bakıyoruz : "Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime"
dolayısı ile "laik" kelimesi bir önad. yani örnek : "Laik Devlet" konu ile de uygun.
biraz daha düşünce turu atalım ;
Laik kelimesi fransızca kökenlidir. Kardinal richeliau (rüşü) gibi dini olmasına rağmen, dünyevi bir kişilik, yani laikliğe yakın olan bir devlet adamını bünyesindne çıkarmış, ihtilaller ülkesi, eşitlik ve ulus devlet kavramının tarihteki en büyük ve tutarlı savunucularının literatüre kazandırdığı bir kelime.
türkçe çeviri ile onların kullandığı anlamdaki anlamı :Dine istinad etmeyen. Ruhanî olmayan kimse. Dini olmayan şey. Dinî olmayan fikir, dinî olmayan müessese, sistem veya prensip. Devleti dinî esas ve hükümler ile idare etmeyen sistem. Temel esasların ve kanunların menşeini ve teşri'de (kanun yapmakta) hareket noktasını ve değer ölçüsünü dine isnad etmeyip insanın ve cemiyetin sadece dünyevi menfaat ve anlayış ölçüsüne terkeden; diğer tâbirle: ilâhi kanunu terkeden, beşeri nizamla cemiyeti idareye çalışan sistem.
Dolayısı ile tanım açık, ancak devam edelim. Laik kelimesi, tanımlardan da anlaşılabileceği gibi, uygulanan sistem/veya devletin onu algılayışına göre değişir. ama tek yönde => kelime doğarken diyor ki "Ben totaliter, kilise adet ve mantığına aykırıyım." şimdi, türkiye cumhuriyetinde bunun bizi yönlendirdiği kök mantık, uygun mu? hayır. zira biz "Hristiyan kök-mantığından yaklaşan bir devlet kurmadık". bilakis, müslüman kök-mantığından yaklaşan bir devlet kurduk. Ancak, bir diğer, ihtilalci, zincirsiz, özgür ve demokratik kök mantığımıza aykırı "olmayarak" islam'a hitabeden/yüzünü çeviren, bir devlet de istemedik. Biz istedik ki, kanun önünde ve devlet nezdinde ve dahi politikalarında, insanların inançları eşit olsun. ve laiği bu şekilde tanımladık.
Türkiye Cumhuriyeti anayasasının ilke maddesinde bu tanım : "MADDE 2. : Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir." şeklinde bulunmaktadır.
Peki, bu önadın tanımını tekrar yapmak ne demektir? ki özellikle bu cümle bir siyaset adamından çıktıysa, hele ki anayasa değişikliğinin konuşulduğu şu günlerde?
"laiklik" kelimesi, ılımlı islam modeli için anayasadan çıkarılma tehlikesi ile ve şer-i hukuk ve irticai faaliyet ve islam sentezi tehlikeleri ile karşı karşıyadır. laikliğin tanımı açıktır ve yeniden anayasal düzeyde yapılamaz.
ve tanımdan rahatsız olunamaz, tanımdan rahatsız olmak demek, apaçık bir şekilde, türkiye cumhuriyeti normlar rejimi düzeyinde değişikliğe gitme gayesi gütmek demektir.
kelime oyunlarının yerine, tüm kudreti elinde bulunduran iktidarın, çıkardığını iddia ettiği yeşil gömleği, gerçekten çıkarması gerekmektedir.
peh!
edit: sonradan tekrar dikkat edilen ilk tanıma göre, laikliği tekrar tanımlamak.. evet! rejim karşıtlığıdır. yukarda ispatı var, tuşlamak yerine okuyalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar