bugün
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- gir içime hünharca11
- satranç haram yasaklansın15
- dinlemeyi bilmek5
- arkadaşlar bakar mısınız6
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- uludağ sözlük online sayısı5
- karşı cinste çekici gelen şeyler3
- true yazar mı sorunsalı4
- eğirdir gölü3
- müzik haramdır2
- kürt mutfağı7
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- faik öztrak4
- gocu43
- recep tayyip erdoğan8
- kürt kültürü3
- the gilded lily3
- şovalye ruhlu erkek2
- beyazsemsiyeliyabanci48
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- kızının düğününde oynayan baba8
- opi2
- en sevilen meyveler8
- sssilvermist11
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- ısparta10
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi4
- ona bir şey söyle18
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak9
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- taziye çadırı2
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- bu devirde fes giymek5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- ets tur ile balayının zehir olması2
- buddy dude20
- kürdistan3
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- götü başı ayrı oynayan insanlar2
- metin 22
- yagmurcu6
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- uludağ sözlük skandalları2
Komedi filmi desem de olur bu film için. Felaket pornosu da kaba ama uygun bir tür olur bu filmin içerisine girebileceği. Filmi izleyenler görmüşlerdir ki film bir ciddiyetsizlik içerisinde çekilmiş. Birçok mantık hatası, saçma şeyler bulunmakta film içerisinde.
---spoiler---
Filmdeki hataları, saçma şeyleri aklıma geldiği kadarıyla sıralarsam, ilk önce herkesin hemfikir olduğu felaketin oluşturduğu yıkımın kahramanlarımızı hep birkaç adım geriden takip etmesi klişesini söylemem gerek. Bu klişe film boyunca devam ediyor. Altlarında şehir yerlebir olurken ailedeki insanların sanki normal şeyler oluyormuçasına mimiklere sahip olması, özellikle çocukların malak malak şehirin yıkılışını izlemeleri(popcorn verseydiniz ellerine bari), neredeyse 5 tane baba oğul sorunu, esas kadın ile kocanın ayrı olması ve üvey babanın bok yoluna gideceğinin daha filmin başından belli olması, abd. başkanının melek gibi adam olması, bir adet aile köpeğinin de filmde bulunması ve insanlardan daha çok değer taşıması(ayrıca son anda kurtulma klişesini de bizzat kendisi yaşamıştır), olayı ortaya çıkartan asyalı bilim adamıyla bizim cumalinin dünyadaki iletişim kesilmişken bile konuşabilmesi gibi ve daha başka bir çok klişeyi içeriyor film.
Bu kadar kötüledikten sonra iyi yönlerinin de olduğunu söylemek lazım. Mesela görsel efektleri şahane. Görsel efekt olarak, özellikle de filmin başlarındaki californiyanın yerlebir olduğu sahnelerde gerekten de aşmışlar. Ama film boktan olduğundan sinemada izlenmesine karşıyım. Sinema’da izlemeyince de bilgisayarda pek de tadı çıkmaz bu görsel şölenin. Filmin sonlarında amerikan başkanının üzerinde kenedy yazan bir askeri geminin altında kalarak ölmesi ve tabii ki daş sasha filmdeki diğer artılardı.
Filmin sonu da ayrı bir felaket! Dramatik bir son yaratmaya çalışmışlar ama olmamış. Gemiye binemeyen insanlar için üzülmemiz istenmiş, gemi onları almadan ayrılmaya başlayınca. Oysa ki bu insanlar da ne bilim adamı ne de değerli (insanlığın gelişimi için) başka bir insan. Onlar da parayla gemiye binmek isteyen zengin ve vasfı olmayan, dünyanın geri kalanını siklemeyen birkaç bin kişilik topluluk. Dünyanın geri kalanı olan milyarları ölüme gönderdikten sonra kendilerinin de ölmesi sanıyorum ki izleyicinin de pek umrunda olmayacaktı. Yani o duygulu müzik eşliğinde, devlet başkanları insanları gemiye aldığı sahnede o kadar üzüldüm ki tuvalete gidip .... yapmak istedim! Filmin en sonu ise yeni yerimiz afrika parolasıyla bitiyor. Anlayacağınız yeniden "vay bu afrikalıların haline". Ordakileri de kesip(hala insan kalmışsa tabi), yerlerni alıp yeni bir koloni akımı başlatacaklar. Kolay gelsin onlara!
Son olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim ki bu kate denen kevaşe! Kadının kocası öldükten birkaç dakika sonra eski kocasının kucağına atlaması kültür farkımızdanmıdır bilmem ama çok iğrenç geldi. Tabi herkesin kendi kıçını kurtarmak istediği ve herkesin bencil olduğu böyle bir ortam da çok da göze çarpmayan bir ayrıntıydı. Benim için Bunlardan ve diğer klişelerden çok daha fazla rahatsız edici olan şey ise mayalardan neredeyse hiç bahsedilmemesiydi. Konunun özü mayalar olmasına rağmen yapımcılar bunları anlatmak yerine konulu felaket pornosu çekmeyi tercih etmişler.
---spoiler---
Sadece görsel efekt için izleyecekseniz izleyin! Yoksa uzak durun diyorum!
---spoiler---
Filmdeki hataları, saçma şeyleri aklıma geldiği kadarıyla sıralarsam, ilk önce herkesin hemfikir olduğu felaketin oluşturduğu yıkımın kahramanlarımızı hep birkaç adım geriden takip etmesi klişesini söylemem gerek. Bu klişe film boyunca devam ediyor. Altlarında şehir yerlebir olurken ailedeki insanların sanki normal şeyler oluyormuçasına mimiklere sahip olması, özellikle çocukların malak malak şehirin yıkılışını izlemeleri(popcorn verseydiniz ellerine bari), neredeyse 5 tane baba oğul sorunu, esas kadın ile kocanın ayrı olması ve üvey babanın bok yoluna gideceğinin daha filmin başından belli olması, abd. başkanının melek gibi adam olması, bir adet aile köpeğinin de filmde bulunması ve insanlardan daha çok değer taşıması(ayrıca son anda kurtulma klişesini de bizzat kendisi yaşamıştır), olayı ortaya çıkartan asyalı bilim adamıyla bizim cumalinin dünyadaki iletişim kesilmişken bile konuşabilmesi gibi ve daha başka bir çok klişeyi içeriyor film.
Bu kadar kötüledikten sonra iyi yönlerinin de olduğunu söylemek lazım. Mesela görsel efektleri şahane. Görsel efekt olarak, özellikle de filmin başlarındaki californiyanın yerlebir olduğu sahnelerde gerekten de aşmışlar. Ama film boktan olduğundan sinemada izlenmesine karşıyım. Sinema’da izlemeyince de bilgisayarda pek de tadı çıkmaz bu görsel şölenin. Filmin sonlarında amerikan başkanının üzerinde kenedy yazan bir askeri geminin altında kalarak ölmesi ve tabii ki daş sasha filmdeki diğer artılardı.
Filmin sonu da ayrı bir felaket! Dramatik bir son yaratmaya çalışmışlar ama olmamış. Gemiye binemeyen insanlar için üzülmemiz istenmiş, gemi onları almadan ayrılmaya başlayınca. Oysa ki bu insanlar da ne bilim adamı ne de değerli (insanlığın gelişimi için) başka bir insan. Onlar da parayla gemiye binmek isteyen zengin ve vasfı olmayan, dünyanın geri kalanını siklemeyen birkaç bin kişilik topluluk. Dünyanın geri kalanı olan milyarları ölüme gönderdikten sonra kendilerinin de ölmesi sanıyorum ki izleyicinin de pek umrunda olmayacaktı. Yani o duygulu müzik eşliğinde, devlet başkanları insanları gemiye aldığı sahnede o kadar üzüldüm ki tuvalete gidip .... yapmak istedim! Filmin en sonu ise yeni yerimiz afrika parolasıyla bitiyor. Anlayacağınız yeniden "vay bu afrikalıların haline". Ordakileri de kesip(hala insan kalmışsa tabi), yerlerni alıp yeni bir koloni akımı başlatacaklar. Kolay gelsin onlara!
Son olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim ki bu kate denen kevaşe! Kadının kocası öldükten birkaç dakika sonra eski kocasının kucağına atlaması kültür farkımızdanmıdır bilmem ama çok iğrenç geldi. Tabi herkesin kendi kıçını kurtarmak istediği ve herkesin bencil olduğu böyle bir ortam da çok da göze çarpmayan bir ayrıntıydı. Benim için Bunlardan ve diğer klişelerden çok daha fazla rahatsız edici olan şey ise mayalardan neredeyse hiç bahsedilmemesiydi. Konunun özü mayalar olmasına rağmen yapımcılar bunları anlatmak yerine konulu felaket pornosu çekmeyi tercih etmişler.
---spoiler---
Sadece görsel efekt için izleyecekseniz izleyin! Yoksa uzak durun diyorum!
