bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- arkadaşlar ne yesek9
- filistin37
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan5
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- redbull5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- seksten önce dua etmek10
- adana lezzet festivali5
- israil'i allah cezalandıracak9
- sözlük kızlarının tantunici7
- antipanik'e bir şey söyle22
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- silvermist'e iki şey söyle20
- güzelsen koy resmini görelim6
- timothy olyphant2
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- tarhana çorbası12
- kalpteki boşluk hissi4
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- 10 ekim 2026 samsunspor trabzonspor maçı6
- özelden şeftalisini atan yazar14
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- sapık şarkı sözleri10
- izmir tulum4
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- gocu'yu özlemek4
- porno entelektüelliği8
- sözlük kızalarının takosu5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- alttaki yazara bir şey söyle24
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- nöbetteyim sözlük3
- yakışıklı olgun erkekler6
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- ucan tekme atan hipopotam47
- izmir8
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
ilkokuldayken bir gün grip olmuştum, domuz gribi falan değil tabii, o zamanlar yoktu öyle şeyler. neyse baktım mendile para yetişecek gibi değil, resmen simit ayranımdan kesmek zorunda kalıyorum, sikerim böyle işi dedim, şaka şaka demedim öyle şeyler, evden tuvalet kağıdı rulosunu kaptığım gibi çantaya attım. evet evet, çok mantıklıydı bu, herkes dahiyane fikrimi övecekti okula gidince, yeni bir akım başlatmış olacaktım resmen. hatta küçük tuvalet kağıdı şeklinde rulolarda satacaklardı mendilleri, beni de fikir babası ilan ediceklerdi. okula gittim, tabii ilk başta her mucit, dahi gibi çekiniyorum fikrimi göstermeye. ya dalga geçerlerse diye de tırsıyorum inceden. tabii burun ne anlar dahi insan kaprisinden çeşme gibi mübarek akıp duruyor. çantadan koparıp koparıp silmeye başladım burnumu. sıra arkadaşım farketti ilk, "enee o tuvalet kağıdı mııı hihihi?" diye ince alaylarla dolu bi soru yöneltti. hata yapmıştım, aman allahımdı, nasıl düşünmüştüm iyi fikir olduğunu? tam bir şeyler uydurmaya yeltenirken "iyi fikir yaa yumuşak hem daha iyi oluyodur di mi?" dedi sıra arkadaşım. "lan puşt madem iyi fikirdi ilk başta niye dalga geçtin?" dedim, şaka lan onu da demedim tabii. ezik ezik gülüp "hehe evet evet daha iyi olüyür" gibi bir şeyler geveledim. ama gazı almıştım bi kere, çıkardım tuvalet kağıdını gururla sırama koydum. buluşunu tanıtan mucit gibi bir elimi üstüne koymuş, etrafıma alaycı bakışlar atıyordum. gören yanıma gelip soruyordu tabii, bütün sınıf tutmuştu bu fikri, ben de "valla bundan sonra mendilciler batacak hem bu daha yumuşak hem de bitmiyor hehe" deyip yavşak yavşak gülüyordum herkese.
bi sonraki tenefüs sınıfın en yakışıklı çocuğu geldi, aha, resmen gülümsüyordu bana. o da herkes gibi etkilenmişti demek ki fikrimden, ee etkilensindi tabii bu mükemmel zekanın ürününden. seksi bi bakış attı, tabii o zaman seksi falan nedir onu bile bilmiyoruz, naber dedi. "iyii" dedim, sustum, pişman oldum sonra niye susmuştum insan sorardı senden naber diye, hayvanın önde gideniydim resmen. "yaa tuvaletlere tuvalet kağıdı koymuyolar ben de tuvalete gidiyorum şimdi, biraz alabilir miyim?"dedi. zönk diye kaldım o anda. hayır, bilimin kötü amaçlar için kullanıldığına mı yanayım, hoşlandığım insanın özetle "sıçacaktım da tuvalet kağıdı versene" demesine mi yanayım... yani zaten çocuğun o anda ne bir karizması ne bir yakışıklılığı kalmıştı gözümde. hayal kırıklığına uğramış, yıkılmıştım. neyse dedim kendi kendime, çocuk aldı bi parça buluşumdan cebine tıktı ve onu onaylamadığım projelerde kullanmaya gitti. tam bu olayın etkisini atlatmaya çalışırken 2 tane kız geldi yanıma, tuvalete gideceklerdi, tuvalet kağıdı istediler. allah belalarını versindi onların. onlara da koparıp verdim. derse girdik sonra 3. tenefüs oldu, tam sıra arkadaşıma bu densizlerin yaptığı saygısızlığı anlatacaktım ki, sıra arkadaşım önce davrandı. "ya tuvalete gitçem koparıyom biraz bundan"dedi. resmen mola yerlerinde tuvalet kapısının önünde bekleyip para alan, sonra peçete verip kolonya döken insanlar gibi olmuştum. mahvolmuştu dahiyane fikrim, kötüye kullanılmıştı. sinirlendim, "yok tuvalet kağıdı falan!" dedim, çantama tıktım yeniden. o günden sonra da bidaha asla evden dışarıya çıkarmadım tuvalet kağıtlarını.
bi sonraki tenefüs sınıfın en yakışıklı çocuğu geldi, aha, resmen gülümsüyordu bana. o da herkes gibi etkilenmişti demek ki fikrimden, ee etkilensindi tabii bu mükemmel zekanın ürününden. seksi bi bakış attı, tabii o zaman seksi falan nedir onu bile bilmiyoruz, naber dedi. "iyii" dedim, sustum, pişman oldum sonra niye susmuştum insan sorardı senden naber diye, hayvanın önde gideniydim resmen. "yaa tuvaletlere tuvalet kağıdı koymuyolar ben de tuvalete gidiyorum şimdi, biraz alabilir miyim?"dedi. zönk diye kaldım o anda. hayır, bilimin kötü amaçlar için kullanıldığına mı yanayım, hoşlandığım insanın özetle "sıçacaktım da tuvalet kağıdı versene" demesine mi yanayım... yani zaten çocuğun o anda ne bir karizması ne bir yakışıklılığı kalmıştı gözümde. hayal kırıklığına uğramış, yıkılmıştım. neyse dedim kendi kendime, çocuk aldı bi parça buluşumdan cebine tıktı ve onu onaylamadığım projelerde kullanmaya gitti. tam bu olayın etkisini atlatmaya çalışırken 2 tane kız geldi yanıma, tuvalete gideceklerdi, tuvalet kağıdı istediler. allah belalarını versindi onların. onlara da koparıp verdim. derse girdik sonra 3. tenefüs oldu, tam sıra arkadaşıma bu densizlerin yaptığı saygısızlığı anlatacaktım ki, sıra arkadaşım önce davrandı. "ya tuvalete gitçem koparıyom biraz bundan"dedi. resmen mola yerlerinde tuvalet kapısının önünde bekleyip para alan, sonra peçete verip kolonya döken insanlar gibi olmuştum. mahvolmuştu dahiyane fikrim, kötüye kullanılmıştı. sinirlendim, "yok tuvalet kağıdı falan!" dedim, çantama tıktım yeniden. o günden sonra da bidaha asla evden dışarıya çıkarmadım tuvalet kağıtlarını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar