bugün
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- sözlükteki tatlı su solcuları2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- yazarların en sevdiği sözler9
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- yapay zeka ile yazılımcı olmak2
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- bir anne sözü bırak2
- yazarların en sevdiği meyve7
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- kuran da namazın olmaması21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- mantra grubu6
- kadın yazarların kavga etmesi11
- velvet38
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 10 temmuz 20265
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- 1000 liralık boxer giymek5
- kürdistan5
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- fas11
- fransa8
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- 2026 dünya kupası24
- ayakseverlik5
- saraca finch house25
- kadın erkek ilişkisinin güncel sorunu2
- futbol21
- düşün ki o bunu okuyor6
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- corona sonrası dünya düzeni4
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- tabağında yemek bırakan erkek5
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- johnny sinsin araba vurdurması4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
ilkokuldayken bir gün grip olmuştum, domuz gribi falan değil tabii, o zamanlar yoktu öyle şeyler. neyse baktım mendile para yetişecek gibi değil, resmen simit ayranımdan kesmek zorunda kalıyorum, sikerim böyle işi dedim, şaka şaka demedim öyle şeyler, evden tuvalet kağıdı rulosunu kaptığım gibi çantaya attım. evet evet, çok mantıklıydı bu, herkes dahiyane fikrimi övecekti okula gidince, yeni bir akım başlatmış olacaktım resmen. hatta küçük tuvalet kağıdı şeklinde rulolarda satacaklardı mendilleri, beni de fikir babası ilan ediceklerdi. okula gittim, tabii ilk başta her mucit, dahi gibi çekiniyorum fikrimi göstermeye. ya dalga geçerlerse diye de tırsıyorum inceden. tabii burun ne anlar dahi insan kaprisinden çeşme gibi mübarek akıp duruyor. çantadan koparıp koparıp silmeye başladım burnumu. sıra arkadaşım farketti ilk, "enee o tuvalet kağıdı mııı hihihi?" diye ince alaylarla dolu bi soru yöneltti. hata yapmıştım, aman allahımdı, nasıl düşünmüştüm iyi fikir olduğunu? tam bir şeyler uydurmaya yeltenirken "iyi fikir yaa yumuşak hem daha iyi oluyodur di mi?" dedi sıra arkadaşım. "lan puşt madem iyi fikirdi ilk başta niye dalga geçtin?" dedim, şaka lan onu da demedim tabii. ezik ezik gülüp "hehe evet evet daha iyi olüyür" gibi bir şeyler geveledim. ama gazı almıştım bi kere, çıkardım tuvalet kağıdını gururla sırama koydum. buluşunu tanıtan mucit gibi bir elimi üstüne koymuş, etrafıma alaycı bakışlar atıyordum. gören yanıma gelip soruyordu tabii, bütün sınıf tutmuştu bu fikri, ben de "valla bundan sonra mendilciler batacak hem bu daha yumuşak hem de bitmiyor hehe" deyip yavşak yavşak gülüyordum herkese.
bi sonraki tenefüs sınıfın en yakışıklı çocuğu geldi, aha, resmen gülümsüyordu bana. o da herkes gibi etkilenmişti demek ki fikrimden, ee etkilensindi tabii bu mükemmel zekanın ürününden. seksi bi bakış attı, tabii o zaman seksi falan nedir onu bile bilmiyoruz, naber dedi. "iyii" dedim, sustum, pişman oldum sonra niye susmuştum insan sorardı senden naber diye, hayvanın önde gideniydim resmen. "yaa tuvaletlere tuvalet kağıdı koymuyolar ben de tuvalete gidiyorum şimdi, biraz alabilir miyim?"dedi. zönk diye kaldım o anda. hayır, bilimin kötü amaçlar için kullanıldığına mı yanayım, hoşlandığım insanın özetle "sıçacaktım da tuvalet kağıdı versene" demesine mi yanayım... yani zaten çocuğun o anda ne bir karizması ne bir yakışıklılığı kalmıştı gözümde. hayal kırıklığına uğramış, yıkılmıştım. neyse dedim kendi kendime, çocuk aldı bi parça buluşumdan cebine tıktı ve onu onaylamadığım projelerde kullanmaya gitti. tam bu olayın etkisini atlatmaya çalışırken 2 tane kız geldi yanıma, tuvalete gideceklerdi, tuvalet kağıdı istediler. allah belalarını versindi onların. onlara da koparıp verdim. derse girdik sonra 3. tenefüs oldu, tam sıra arkadaşıma bu densizlerin yaptığı saygısızlığı anlatacaktım ki, sıra arkadaşım önce davrandı. "ya tuvalete gitçem koparıyom biraz bundan"dedi. resmen mola yerlerinde tuvalet kapısının önünde bekleyip para alan, sonra peçete verip kolonya döken insanlar gibi olmuştum. mahvolmuştu dahiyane fikrim, kötüye kullanılmıştı. sinirlendim, "yok tuvalet kağıdı falan!" dedim, çantama tıktım yeniden. o günden sonra da bidaha asla evden dışarıya çıkarmadım tuvalet kağıtlarını.
bi sonraki tenefüs sınıfın en yakışıklı çocuğu geldi, aha, resmen gülümsüyordu bana. o da herkes gibi etkilenmişti demek ki fikrimden, ee etkilensindi tabii bu mükemmel zekanın ürününden. seksi bi bakış attı, tabii o zaman seksi falan nedir onu bile bilmiyoruz, naber dedi. "iyii" dedim, sustum, pişman oldum sonra niye susmuştum insan sorardı senden naber diye, hayvanın önde gideniydim resmen. "yaa tuvaletlere tuvalet kağıdı koymuyolar ben de tuvalete gidiyorum şimdi, biraz alabilir miyim?"dedi. zönk diye kaldım o anda. hayır, bilimin kötü amaçlar için kullanıldığına mı yanayım, hoşlandığım insanın özetle "sıçacaktım da tuvalet kağıdı versene" demesine mi yanayım... yani zaten çocuğun o anda ne bir karizması ne bir yakışıklılığı kalmıştı gözümde. hayal kırıklığına uğramış, yıkılmıştım. neyse dedim kendi kendime, çocuk aldı bi parça buluşumdan cebine tıktı ve onu onaylamadığım projelerde kullanmaya gitti. tam bu olayın etkisini atlatmaya çalışırken 2 tane kız geldi yanıma, tuvalete gideceklerdi, tuvalet kağıdı istediler. allah belalarını versindi onların. onlara da koparıp verdim. derse girdik sonra 3. tenefüs oldu, tam sıra arkadaşıma bu densizlerin yaptığı saygısızlığı anlatacaktım ki, sıra arkadaşım önce davrandı. "ya tuvalete gitçem koparıyom biraz bundan"dedi. resmen mola yerlerinde tuvalet kapısının önünde bekleyip para alan, sonra peçete verip kolonya döken insanlar gibi olmuştum. mahvolmuştu dahiyane fikrim, kötüye kullanılmıştı. sinirlendim, "yok tuvalet kağıdı falan!" dedim, çantama tıktım yeniden. o günden sonra da bidaha asla evden dışarıya çıkarmadım tuvalet kağıtlarını.
Gündemdeki Haberler