bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü4
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- uysaljakoben21
- gammaz olmuşum13
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- gece yarısı çalan telefon7
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- aquila bicipite8
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- kadınların zeka seviyesi3
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- koca2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- geceye bir söz bırak3
- minyon kadın siniri5
- eski dizileri izlemek3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kemal kılıçdaroğlu35
- kel erkek3
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- elit olmak için gerekenler13
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- ankarada masaj yaptırmak2
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- ona bir şey söyle16
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
- tek arkadaşının olmaması10
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
felsefi acidan okudugum bir kitabi bana cok cagristiran bir iddiadir. büyük ihtimalle dogrudur.
şu...insanoglunun dünyayi algilamasi bes duyusu sayesinde olmaktadir. bu bes duyunun her birinin merkezi beyindedir. aslinda görmemiz de, duymamiz da kapkaranlik, icinde hic ses falan olmayan bir beyin merkezinde "elektrik sinyalleri" sayesinde olmaktadir. biz insanlar hicbir zaman, bes duyumuzun ötesine gecip karsidaki maddeyle muhatap olamayiz. gördügümüz hicbir seyin gercekten karsiligi olup olamadigini bilemeyiz. nesneye dokundugumuz zaman da hissettigimiz derimizin gene beynimize gönderdigi elektrik sinyalidir. yani bizim bütün hissiyatimiz beynimizde cereyan etmektedir. sinirlerimiz koptugu anda ne aciktigimizi,ne dünyadaki herhangi birseyi "hissedemeyiz". bes duyuyla olan iliskimiz sona erdigi anda, artik yasadigimizin bir önemi yoktur.
bilindigi üzre "renk" dedigimiz sey aslinda yoktur. kirmizi renk belirli boyuttaki isik huzmelerinin bir nesneye carpip kirmizi boyuttaki isik huzmesini tekrar yansitmasi sonucu olmaktadir. aslinda hersey ayni renktir, ancak biz bunu göremiyoruz.
dünya dedigimiz, bütün bu hislerin toplamindan ibarettir. ancak büyük felsefecilerin de söyledigi üzre, hislerimize hicbir zaman güvenemeyiz, hislerimiz bize dogruyu söylüyor olsalardi sag elimizi sicak, sol elimizi de soguk suya batirdiktan sonra, iki elimizi de ilik suya batirdigimiz zaman ilik su sag elimize sogukmus, sol elimize de sicakmis,gibi gelmezdi, iki elimizle de o suyun sicakligini derhal bilirdik. bu örnek göstermektedir ki, bizim hislerimiz karsilastirmalarla kendisine bir yön bulabilmektedir.
"disarisi" bizim icin beynimizde cereyan etmektedir. biz nesneye dokunur,koklar,görür ve duyariz. bunlar olmadan nesnenin farkinda olamayiz. bu ters bir mantikla su anlama da gelebilir - birisi bizim bu hislerimiz hissetsin diye karsidan bir film oynatsa, biz onu gercek saniriz. üc boyutlu gözlüklerle seyredilen filmler vardir, ben bir kere kendimi gercekten okyanusun icinde yüzen bir balik gibi hissetmistim, öyle bir sinemadayken...
belki, bizim dünya diye algiladigimiz sey, ayni o sinemadaki olaya benziyordur. kimbilir.
allah bizi gözetliyor...gözetlemiyor...ya bize filmi böyle görelim diye gözlükler takiliysa...
" andolsun ki insani biz yarattik, ve nefsinin (hemde kendi nefsinin) ona neler fisildadigini da pek iyi biliriz. biz ona sahdamarindan daha yakiniz" (kaf suresi,16) ayeti bu gözle bakilinca daha bir anlam kazaniyor...
bir sey nasil insana sah damarindan daha yakin olabilir?...bundan ne anlamak lazimdir?...allahin insani gözetlemesi belki bizim düsündügümüzden bambaska boyutlari olan birseydir....neyse, bu kadar felsefe yetsin.
şu...insanoglunun dünyayi algilamasi bes duyusu sayesinde olmaktadir. bu bes duyunun her birinin merkezi beyindedir. aslinda görmemiz de, duymamiz da kapkaranlik, icinde hic ses falan olmayan bir beyin merkezinde "elektrik sinyalleri" sayesinde olmaktadir. biz insanlar hicbir zaman, bes duyumuzun ötesine gecip karsidaki maddeyle muhatap olamayiz. gördügümüz hicbir seyin gercekten karsiligi olup olamadigini bilemeyiz. nesneye dokundugumuz zaman da hissettigimiz derimizin gene beynimize gönderdigi elektrik sinyalidir. yani bizim bütün hissiyatimiz beynimizde cereyan etmektedir. sinirlerimiz koptugu anda ne aciktigimizi,ne dünyadaki herhangi birseyi "hissedemeyiz". bes duyuyla olan iliskimiz sona erdigi anda, artik yasadigimizin bir önemi yoktur.
bilindigi üzre "renk" dedigimiz sey aslinda yoktur. kirmizi renk belirli boyuttaki isik huzmelerinin bir nesneye carpip kirmizi boyuttaki isik huzmesini tekrar yansitmasi sonucu olmaktadir. aslinda hersey ayni renktir, ancak biz bunu göremiyoruz.
dünya dedigimiz, bütün bu hislerin toplamindan ibarettir. ancak büyük felsefecilerin de söyledigi üzre, hislerimize hicbir zaman güvenemeyiz, hislerimiz bize dogruyu söylüyor olsalardi sag elimizi sicak, sol elimizi de soguk suya batirdiktan sonra, iki elimizi de ilik suya batirdigimiz zaman ilik su sag elimize sogukmus, sol elimize de sicakmis,gibi gelmezdi, iki elimizle de o suyun sicakligini derhal bilirdik. bu örnek göstermektedir ki, bizim hislerimiz karsilastirmalarla kendisine bir yön bulabilmektedir.
"disarisi" bizim icin beynimizde cereyan etmektedir. biz nesneye dokunur,koklar,görür ve duyariz. bunlar olmadan nesnenin farkinda olamayiz. bu ters bir mantikla su anlama da gelebilir - birisi bizim bu hislerimiz hissetsin diye karsidan bir film oynatsa, biz onu gercek saniriz. üc boyutlu gözlüklerle seyredilen filmler vardir, ben bir kere kendimi gercekten okyanusun icinde yüzen bir balik gibi hissetmistim, öyle bir sinemadayken...
belki, bizim dünya diye algiladigimiz sey, ayni o sinemadaki olaya benziyordur. kimbilir.
allah bizi gözetliyor...gözetlemiyor...ya bize filmi böyle görelim diye gözlükler takiliysa...
" andolsun ki insani biz yarattik, ve nefsinin (hemde kendi nefsinin) ona neler fisildadigini da pek iyi biliriz. biz ona sahdamarindan daha yakiniz" (kaf suresi,16) ayeti bu gözle bakilinca daha bir anlam kazaniyor...
bir sey nasil insana sah damarindan daha yakin olabilir?...bundan ne anlamak lazimdir?...allahin insani gözetlemesi belki bizim düsündügümüzden bambaska boyutlari olan birseydir....neyse, bu kadar felsefe yetsin.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
