bugün
- herkes yatmış görünüyor2
- manifest dinleyen erkek11
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- komik olmayan komedyen2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray3
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- berrak tüzünataç3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- mesele ne senin benden ayrılman3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- taşak sütyeni2
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- tofaş2
- yaz yemekleri5
- insan zamandan ibarettir3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- trabzonspor7
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- mauro icardi3
- gocu4
- gulmekicinyaratilmis11
- spiderman mi döver batman mi5
- birleşik krallık3
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- stres yönetimi6
- almanya5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- dost2
- ispanya7
- doğuda yaşayan yazarlar5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- elalem ne der4
- ona bir şey söyle7
- gocu bay bey birader3
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
kan konuşmaz isimli romanının yeni yayınlandığı dönemde son posta'ya verdiği röportajdan bir bölüm:
"- romanın adı kan konuşmaz... bu tezi müdafaaya kalkışmanıza bakılırsa, kanın konuştuğunu iddia edenler de var?
- faşistler, yani ırkçılar için, ırklar aşılmaz duvarlarla birbirlerinden ayrılmışlardır. yine onlara göre her ırkın bütün fizyolojik ve psikolojik vasıfları, damarlarında taşıdıkları kanla tayin olunur. onlarca yalnız bu kadarla da kalmaz. ve mesela ırk nazariyecisi gunther der ki:
'- dünyanın her tarafında, her kavimde ve ırkta, idare eden sınıfların, idare edilen sınıflardan farklı bir bünye teşekkülüne sahip olduklarını kabul eylemek lazımdır...
mesela garp kavimlerinin yüksek sınıflarında vestefalyen, nordik yahut dinarik kan çoktur. halbuki aşağı tabakalar, daha ziyade alpin ve balt kanını taşırlar.'
içtimai sınıfların teşekkülünü, psikolojisini bile kanla anlatan bu nazariyenin hangi menfaatleri ifade ettiği üstünde duracak değilim. çünkü alman faşizmi ve ırkçılığı adıyla çıkardığım kitapta bu mevzu üzerinde kafi derecede durdum.
mesela afrika'nın göbeğinden gelen zenci bir bebek, berlin üniversitesi profesörlerinden birinin evinde yetiştirilsin. zenci bebek büyüdüğü vakit, ne aslan avından, ne büyücülükten, ne kavga danslarından söz eder, ne de bunlardan bir şey anlar.
buna karşılık, bir alman çocuğu, bir afrika kabilesinin içinde büyütülsün, görülecektir ki o da goethe'den, schiller'den, hitler'den hiçbir şey anlamayacaktır.
paşazade bir bebek esnaf muhitinde büyütülsün: damarlarındaki o asil (!) paşa kanına karşın düşüncesinin içeriği, içinde bulunduğu çevreyle belirlenmiş, esnaflaşmış olacaktır.
bir esnaf çocuğu, paşa konağında yetiştirilsin; yine görülecektir ki üvey paşababasıyla beraber esnafı ve halkı bir adam olmaz kuru kalabalıktan başka bir şey sanmayacaktır."
"- romanın adı kan konuşmaz... bu tezi müdafaaya kalkışmanıza bakılırsa, kanın konuştuğunu iddia edenler de var?
- faşistler, yani ırkçılar için, ırklar aşılmaz duvarlarla birbirlerinden ayrılmışlardır. yine onlara göre her ırkın bütün fizyolojik ve psikolojik vasıfları, damarlarında taşıdıkları kanla tayin olunur. onlarca yalnız bu kadarla da kalmaz. ve mesela ırk nazariyecisi gunther der ki:
'- dünyanın her tarafında, her kavimde ve ırkta, idare eden sınıfların, idare edilen sınıflardan farklı bir bünye teşekkülüne sahip olduklarını kabul eylemek lazımdır...
mesela garp kavimlerinin yüksek sınıflarında vestefalyen, nordik yahut dinarik kan çoktur. halbuki aşağı tabakalar, daha ziyade alpin ve balt kanını taşırlar.'
içtimai sınıfların teşekkülünü, psikolojisini bile kanla anlatan bu nazariyenin hangi menfaatleri ifade ettiği üstünde duracak değilim. çünkü alman faşizmi ve ırkçılığı adıyla çıkardığım kitapta bu mevzu üzerinde kafi derecede durdum.
mesela afrika'nın göbeğinden gelen zenci bir bebek, berlin üniversitesi profesörlerinden birinin evinde yetiştirilsin. zenci bebek büyüdüğü vakit, ne aslan avından, ne büyücülükten, ne kavga danslarından söz eder, ne de bunlardan bir şey anlar.
buna karşılık, bir alman çocuğu, bir afrika kabilesinin içinde büyütülsün, görülecektir ki o da goethe'den, schiller'den, hitler'den hiçbir şey anlamayacaktır.
paşazade bir bebek esnaf muhitinde büyütülsün: damarlarındaki o asil (!) paşa kanına karşın düşüncesinin içeriği, içinde bulunduğu çevreyle belirlenmiş, esnaflaşmış olacaktır.
bir esnaf çocuğu, paşa konağında yetiştirilsin; yine görülecektir ki üvey paşababasıyla beraber esnafı ve halkı bir adam olmaz kuru kalabalıktan başka bir şey sanmayacaktır."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar