bugün
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- kolye142
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- mesihin inişi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı4
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hayrına karpuz dağıtmak4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- fransa11
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- eskişehir de motosikletliye 258 bin lira ceza2
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- coşkuyla sabunlanan pipi2
- türk kahvesi olması kürt kahvesi olmaması2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- bik bik'in kraliçe olması10
- buz denizine dökülen foseptik2
- doğu türkistan4
- hz isa ve havarileri2
- sarı tekerin yazar olamaması9
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü2
- engineer283
- yahudi2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- usualsuspects'in ayağı6
- cep telefonu22
- kafein2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- misafir gelince odaya kacmak4
- erkek aslan3
- nokia20
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- hacker saldırısı gazileri8
- columbia3
- peynir dolgulu jalapeno5
- usualsuspects aslan parçası4
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- futbol20
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
sanat insanın özgürlüğe kanat çırpışıdır.
mevlananın hayatı bir kale zindanında hapsedilmiş olmaya benzeten metaforu üzerinden gidecek olursak sanatla sorunu olanlara onun diliyle şöyle seslenmek gerekir.
kalenin duvarlarını yıkana kızılır mı hiç? o duvarlar seni özgürlüğe kavuşturmak için yıkılıyor
sanat kendisiyle sorunu olanlara bile onları yetenekleri doğrultusunda özgürleştirerek hizmet etmektedir.
sanatın temel amacı öğretmek, eğitmek, eleştirmek veya değiştirmek değildir. ama sanatın olduğu yerde bütün bunlar kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.
öğrenmek istemeyen, eğitilmeye yanaşmayan, eleştiriye gelemeyen, değişiklikten korkanlar için sanat her zaman bir tehdit ve tehlike olarak algılanmıştır. bunun dışa vurumu ya aşağılayıcı bir küçümseme veya alaycı bir kayıtsızlık veyahut yasaklama, kısıtlama, tahrip etme, taciz etme şekline dönüşen bir güç gösterisidir.
bu neden böyledir? insan faydanın ve çıkarın peşinde koşmaktan çürümüş ruhuyla hayatı; av ve avcı, avlanmak ve av olmak gibi basit ve ilkel iki temel dürtüye oturtarak bütün dünyayı vahşi bir ormana çevirmiş olmaktan yorgun değil mi? bitkin değil mi? gidecek hiçbir yeri kalmamış, bütün çıkış yollarını kapatmış olmaktan çaresiz değil mi? kutsalı bile paraya çeviren düzeneğin her günün yirmi dört saatinde her saatin atmış dakikasında bebekleri bile ayırmaksızın öldüren ve insan kanıyla beslenen bir vampire dönüşmesinin sonuçları ayan beyan ortada değil mi?
bizi kuşatan kalenin duvarlarını yıkmadan bu cendereden kurtulmak mümkün değil.
bencilliğimizin, kontrolden çıkmış şehvetin, şehvete dönüşmüş hırsın, kin, öfke ve hasedin, kan dökme, yok etme, bozma ve çürütme tutkusunun her biri bizi köleleştiren zindanın duvar taşlarıdır.
ancak sanatın kanatlarıyla bu duvarları yıkıp özgürleşebiliriz. zaten özgürleşemez isek bir üst boyuta, daha da ötelere geçebilme niteliğimizi de ebediyen kaybetmiş olacağız. *
mevlananın hayatı bir kale zindanında hapsedilmiş olmaya benzeten metaforu üzerinden gidecek olursak sanatla sorunu olanlara onun diliyle şöyle seslenmek gerekir.
kalenin duvarlarını yıkana kızılır mı hiç? o duvarlar seni özgürlüğe kavuşturmak için yıkılıyor
sanat kendisiyle sorunu olanlara bile onları yetenekleri doğrultusunda özgürleştirerek hizmet etmektedir.
sanatın temel amacı öğretmek, eğitmek, eleştirmek veya değiştirmek değildir. ama sanatın olduğu yerde bütün bunlar kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.
öğrenmek istemeyen, eğitilmeye yanaşmayan, eleştiriye gelemeyen, değişiklikten korkanlar için sanat her zaman bir tehdit ve tehlike olarak algılanmıştır. bunun dışa vurumu ya aşağılayıcı bir küçümseme veya alaycı bir kayıtsızlık veyahut yasaklama, kısıtlama, tahrip etme, taciz etme şekline dönüşen bir güç gösterisidir.
bu neden böyledir? insan faydanın ve çıkarın peşinde koşmaktan çürümüş ruhuyla hayatı; av ve avcı, avlanmak ve av olmak gibi basit ve ilkel iki temel dürtüye oturtarak bütün dünyayı vahşi bir ormana çevirmiş olmaktan yorgun değil mi? bitkin değil mi? gidecek hiçbir yeri kalmamış, bütün çıkış yollarını kapatmış olmaktan çaresiz değil mi? kutsalı bile paraya çeviren düzeneğin her günün yirmi dört saatinde her saatin atmış dakikasında bebekleri bile ayırmaksızın öldüren ve insan kanıyla beslenen bir vampire dönüşmesinin sonuçları ayan beyan ortada değil mi?
bizi kuşatan kalenin duvarlarını yıkmadan bu cendereden kurtulmak mümkün değil.
bencilliğimizin, kontrolden çıkmış şehvetin, şehvete dönüşmüş hırsın, kin, öfke ve hasedin, kan dökme, yok etme, bozma ve çürütme tutkusunun her biri bizi köleleştiren zindanın duvar taşlarıdır.
ancak sanatın kanatlarıyla bu duvarları yıkıp özgürleşebiliriz. zaten özgürleşemez isek bir üst boyuta, daha da ötelere geçebilme niteliğimizi de ebediyen kaybetmiş olacağız. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar