bugün
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- türklerin ileri olduğu konular21
- saraca finch house3
- en gey özelliğiniz10
- erkek adam2
- norm ender3
- true nickli yazar11
- dinsize inanır mısın17
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- salak yazarlar7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- kuran da neden namaz yok8
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- oğlak burcu kadını18
- deri ceketli serseri4
- devletten başkasına güvenilmez11
- kültürün bireyi boğması4
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
sanat insanın özgürlüğe kanat çırpışıdır.
mevlananın hayatı bir kale zindanında hapsedilmiş olmaya benzeten metaforu üzerinden gidecek olursak sanatla sorunu olanlara onun diliyle şöyle seslenmek gerekir.
kalenin duvarlarını yıkana kızılır mı hiç? o duvarlar seni özgürlüğe kavuşturmak için yıkılıyor
sanat kendisiyle sorunu olanlara bile onları yetenekleri doğrultusunda özgürleştirerek hizmet etmektedir.
sanatın temel amacı öğretmek, eğitmek, eleştirmek veya değiştirmek değildir. ama sanatın olduğu yerde bütün bunlar kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.
öğrenmek istemeyen, eğitilmeye yanaşmayan, eleştiriye gelemeyen, değişiklikten korkanlar için sanat her zaman bir tehdit ve tehlike olarak algılanmıştır. bunun dışa vurumu ya aşağılayıcı bir küçümseme veya alaycı bir kayıtsızlık veyahut yasaklama, kısıtlama, tahrip etme, taciz etme şekline dönüşen bir güç gösterisidir.
bu neden böyledir? insan faydanın ve çıkarın peşinde koşmaktan çürümüş ruhuyla hayatı; av ve avcı, avlanmak ve av olmak gibi basit ve ilkel iki temel dürtüye oturtarak bütün dünyayı vahşi bir ormana çevirmiş olmaktan yorgun değil mi? bitkin değil mi? gidecek hiçbir yeri kalmamış, bütün çıkış yollarını kapatmış olmaktan çaresiz değil mi? kutsalı bile paraya çeviren düzeneğin her günün yirmi dört saatinde her saatin atmış dakikasında bebekleri bile ayırmaksızın öldüren ve insan kanıyla beslenen bir vampire dönüşmesinin sonuçları ayan beyan ortada değil mi?
bizi kuşatan kalenin duvarlarını yıkmadan bu cendereden kurtulmak mümkün değil.
bencilliğimizin, kontrolden çıkmış şehvetin, şehvete dönüşmüş hırsın, kin, öfke ve hasedin, kan dökme, yok etme, bozma ve çürütme tutkusunun her biri bizi köleleştiren zindanın duvar taşlarıdır.
ancak sanatın kanatlarıyla bu duvarları yıkıp özgürleşebiliriz. zaten özgürleşemez isek bir üst boyuta, daha da ötelere geçebilme niteliğimizi de ebediyen kaybetmiş olacağız. *
mevlananın hayatı bir kale zindanında hapsedilmiş olmaya benzeten metaforu üzerinden gidecek olursak sanatla sorunu olanlara onun diliyle şöyle seslenmek gerekir.
kalenin duvarlarını yıkana kızılır mı hiç? o duvarlar seni özgürlüğe kavuşturmak için yıkılıyor
sanat kendisiyle sorunu olanlara bile onları yetenekleri doğrultusunda özgürleştirerek hizmet etmektedir.
sanatın temel amacı öğretmek, eğitmek, eleştirmek veya değiştirmek değildir. ama sanatın olduğu yerde bütün bunlar kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.
öğrenmek istemeyen, eğitilmeye yanaşmayan, eleştiriye gelemeyen, değişiklikten korkanlar için sanat her zaman bir tehdit ve tehlike olarak algılanmıştır. bunun dışa vurumu ya aşağılayıcı bir küçümseme veya alaycı bir kayıtsızlık veyahut yasaklama, kısıtlama, tahrip etme, taciz etme şekline dönüşen bir güç gösterisidir.
bu neden böyledir? insan faydanın ve çıkarın peşinde koşmaktan çürümüş ruhuyla hayatı; av ve avcı, avlanmak ve av olmak gibi basit ve ilkel iki temel dürtüye oturtarak bütün dünyayı vahşi bir ormana çevirmiş olmaktan yorgun değil mi? bitkin değil mi? gidecek hiçbir yeri kalmamış, bütün çıkış yollarını kapatmış olmaktan çaresiz değil mi? kutsalı bile paraya çeviren düzeneğin her günün yirmi dört saatinde her saatin atmış dakikasında bebekleri bile ayırmaksızın öldüren ve insan kanıyla beslenen bir vampire dönüşmesinin sonuçları ayan beyan ortada değil mi?
bizi kuşatan kalenin duvarlarını yıkmadan bu cendereden kurtulmak mümkün değil.
bencilliğimizin, kontrolden çıkmış şehvetin, şehvete dönüşmüş hırsın, kin, öfke ve hasedin, kan dökme, yok etme, bozma ve çürütme tutkusunun her biri bizi köleleştiren zindanın duvar taşlarıdır.
ancak sanatın kanatlarıyla bu duvarları yıkıp özgürleşebiliriz. zaten özgürleşemez isek bir üst boyuta, daha da ötelere geçebilme niteliğimizi de ebediyen kaybetmiş olacağız. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar