bugün
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- queen feristah15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak3
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- apo'nun villası11
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- zalbert ramstein4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- kürdü sevin21
- uludağ sözlük evreni8
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- melatonin2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- nervio12
- hasan atilla uğur14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- para yok huzur var11
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun litresi 101 lira35
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- intihar düşüncesi2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
DEĞER VE YARGILAR
Savunma içgüdülerimiz arasında en baskın olanı ve diğer tüm duygularımızın temel aracıdır. Canlı olmanın gereği olan sosyalleşme ve iletişim savunmayı öncelikli konuma getirmiştir. Tüm canlılar arasında bir savaş vardır adeta. Doğadaki diğer canlılar gibi ilkel ve gözle görülebilir daha doğrusu savunmasız değildir savunma güdüsü insanlarda. O kadar bilinçdışına itilmiş , değeri o kadar artmıştır ki , sandıkların en sağlamlarıyla , şifrelerin en komplekslileriyle saklanmıştır davranışlarımızda.
Ancak tüm bu şifreleme sisteminin bir kez olsun sistematiği çözüldü mü gerisi çorap söküğü gibi gelmekte ve sanki tüm bireylerde aynı şekilde ve aynı uzman tarafından şifrelenmiş gibi görünür.
Toplumun sahip olduğu değer ve yargılardır bu uzman kişi. Öğretmenlerimizdir bu uzmanın adresini verenler. Olaylara bu şekilde bakıldığında bu şifrecinin nasıl ortaya çıktığı ve onun kimin yarattığı konusunda doğadaki canlıların ve birbirleriyle etkileşme sebeplerinin neler olduğu incelendiğinde Ben in bilgilenmeye ne gözle baktığına ve bilgiyi ne amaçla kullanıldığına değinmemiz gerekir.
Ben Güvende olmak ister. Güvende olmak bilmek ister. Bilinmeyen sevilmez. Bilinmeyen korkutucudur. Çünkü bilinmeyen kaosun ta kendisidir. Kaos ise bilginin tek kaynağıdır. Birey burada ana baba himayesinde iken girdiği kaosları yeterli bulmakta daha doğrusu bilinmeyenden uzaklaşma eğilimi göstermekte ve sahip olduğu tamamı dıştan gelen ve dayandığı yer içgüdüler olan bilgi ile yetinmektedir.Bu duruma ise “ ben böyle mutluyum ” kılıfını geçirerek de kendini kandırma yoluna girmesiyle girmesi muhtemel kaos ortamlarından uzaklaşmaktadır.
Bu durumda birey kültürünün el verdiği ölçüde yaşamakta ve karşı çıkabildiği savlar da sadece daha önceden belleğine kaydettikleri olmaktadır. Böylece bir kısır döngü içine girilmekte zamanla da bu kısır döngünün saydam duvarları en sağlam güç kalkanı ile kaplanarak bireyi ışıksız karanlık ve içinden çıkılması imkansız bir odaya hapsetmektedir.
BEN BÖYLE MUTLUYUM UN HAZiN SONU
Ben böyle mutluyum ; cehaletin bu kadarı tahsille olur denebilecek bir söylem , bir savunma aracı. O öyle bir yaratık ki ; Ben her şeyi biliyorum ; u içine alır. Kendinden emindir. Ancak durum hiç de öyle değildir. Tiksinti uyandıran bir iyi geceler öpücüğü gibidir. Uykusu gelmemiş bir çocuğu yatırmaya çalışan bir anne inadı vardır onda.
Tamamen iyi niyetli ancak bir adım ötesini göremeyecek kadar kör gözlere , sağır kulaklara sahiptir. Ben böyle mutluyum , başka bir Ben böyle mutluyum ile karşılaşıncaya dek bu tavrını sürdürecektir elbet.
Hayat sirkinde yaşam ipinde cambazlık yapıyorken karşıdan gelmekte olanla karşılaşınca ise Benlerin savaşı başlayacak , en ilkel içgüdüler darbe aldıkça Ben böyle mutluyum un inanç kurşunları tükendikçe , sürekli kendi benliğinden bir şeyler kaybettikçe önce Sen ne istiyorsun ara formuna geçiş olacaktır. Daha sonra ise Doğrusu ne evrimini geçirerek yeniden doğacaktır.
Böyle bir durumda Ben böyle mutluyum un gelişimi böyle olacaktır. Ancak değişim için zarar görmesi gereklidir midir? Tercihlerin bilinçli yapılması dileği ile . . .
Savunma içgüdülerimiz arasında en baskın olanı ve diğer tüm duygularımızın temel aracıdır. Canlı olmanın gereği olan sosyalleşme ve iletişim savunmayı öncelikli konuma getirmiştir. Tüm canlılar arasında bir savaş vardır adeta. Doğadaki diğer canlılar gibi ilkel ve gözle görülebilir daha doğrusu savunmasız değildir savunma güdüsü insanlarda. O kadar bilinçdışına itilmiş , değeri o kadar artmıştır ki , sandıkların en sağlamlarıyla , şifrelerin en komplekslileriyle saklanmıştır davranışlarımızda.
Ancak tüm bu şifreleme sisteminin bir kez olsun sistematiği çözüldü mü gerisi çorap söküğü gibi gelmekte ve sanki tüm bireylerde aynı şekilde ve aynı uzman tarafından şifrelenmiş gibi görünür.
Toplumun sahip olduğu değer ve yargılardır bu uzman kişi. Öğretmenlerimizdir bu uzmanın adresini verenler. Olaylara bu şekilde bakıldığında bu şifrecinin nasıl ortaya çıktığı ve onun kimin yarattığı konusunda doğadaki canlıların ve birbirleriyle etkileşme sebeplerinin neler olduğu incelendiğinde Ben in bilgilenmeye ne gözle baktığına ve bilgiyi ne amaçla kullanıldığına değinmemiz gerekir.
Ben Güvende olmak ister. Güvende olmak bilmek ister. Bilinmeyen sevilmez. Bilinmeyen korkutucudur. Çünkü bilinmeyen kaosun ta kendisidir. Kaos ise bilginin tek kaynağıdır. Birey burada ana baba himayesinde iken girdiği kaosları yeterli bulmakta daha doğrusu bilinmeyenden uzaklaşma eğilimi göstermekte ve sahip olduğu tamamı dıştan gelen ve dayandığı yer içgüdüler olan bilgi ile yetinmektedir.Bu duruma ise “ ben böyle mutluyum ” kılıfını geçirerek de kendini kandırma yoluna girmesiyle girmesi muhtemel kaos ortamlarından uzaklaşmaktadır.
Bu durumda birey kültürünün el verdiği ölçüde yaşamakta ve karşı çıkabildiği savlar da sadece daha önceden belleğine kaydettikleri olmaktadır. Böylece bir kısır döngü içine girilmekte zamanla da bu kısır döngünün saydam duvarları en sağlam güç kalkanı ile kaplanarak bireyi ışıksız karanlık ve içinden çıkılması imkansız bir odaya hapsetmektedir.
BEN BÖYLE MUTLUYUM UN HAZiN SONU
Ben böyle mutluyum ; cehaletin bu kadarı tahsille olur denebilecek bir söylem , bir savunma aracı. O öyle bir yaratık ki ; Ben her şeyi biliyorum ; u içine alır. Kendinden emindir. Ancak durum hiç de öyle değildir. Tiksinti uyandıran bir iyi geceler öpücüğü gibidir. Uykusu gelmemiş bir çocuğu yatırmaya çalışan bir anne inadı vardır onda.
Tamamen iyi niyetli ancak bir adım ötesini göremeyecek kadar kör gözlere , sağır kulaklara sahiptir. Ben böyle mutluyum , başka bir Ben böyle mutluyum ile karşılaşıncaya dek bu tavrını sürdürecektir elbet.
Hayat sirkinde yaşam ipinde cambazlık yapıyorken karşıdan gelmekte olanla karşılaşınca ise Benlerin savaşı başlayacak , en ilkel içgüdüler darbe aldıkça Ben böyle mutluyum un inanç kurşunları tükendikçe , sürekli kendi benliğinden bir şeyler kaybettikçe önce Sen ne istiyorsun ara formuna geçiş olacaktır. Daha sonra ise Doğrusu ne evrimini geçirerek yeniden doğacaktır.
Böyle bir durumda Ben böyle mutluyum un gelişimi böyle olacaktır. Ancak değişim için zarar görmesi gereklidir midir? Tercihlerin bilinçli yapılması dileği ile . . .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar