bugün
- sen farklısın diyen erkek15
- ağlıyorum sözlük4
- sözlük ablası10
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- beni seviyor musun sözlük9
- reptilyanlarla savaşmak3
- gün 40 saat olsaydı7
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek6
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- napıyosun bakiyim gece gece9
- ikinci kez sünnet olmak11
- queen ravenna ve gücü7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- aquila bicipite5
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- gecenin şarkısı6
- iltica26
- türkçe4
- dünyanın altı günde yaratılması4
- annenin tüm gün trt haber seyretmesi4
- beşiktaş6
- dündar ziya gültekin9
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- abd israil vs türkiye farkı18
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- ayrıldık36
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- annenin ölmesi5
- özelime gel gel yapan kız hareketleri3
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- bu saatte karton topluyormuş haspa3
- sözcü ve now tv de kapatılır mı6
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- affedersiniz ama kartoncu12
- 623 000 bin asker kaçağı10
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye6
- istanbul mahvoldu19
- cinsel organlı sinkaf cümlesi kuran varoş kız3
- tavuk eti4
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- fake hesapla atar gider yapan yazar4
- game of thrones taki kerhaneci12
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması5
Dilenmek
çoğumuz gibi, o farklı işlere
girip çıktım ki, midem deşilmiş ve bağırsaklarım
rüzgara fırlatılmış gibi hissediyorum kendimi.
iyi insanlar da tanıdım bu işlerde
öbür tür de.
ama birlikte çalıştığım insanları
düşününce-
aradan on yıl geçmesine rağmen-
ilk aklıma gelen
Karl
oluyor.
Karl'ı hatırlıyorum: yaptığımız iş
belden ve boyundan askılı
önlük giymeyi gerektiriyordu.
ben Karl'ın çömeziydim.
'kolay bir işimiz var', demişti
bana.
her sabah yöneticilerden biri geldiğinde
Karl hafifçe öne eğilip gülümser, başını hafifçe sallayarak
onu selamlardı: 'günaydın Doktor Stein',
'günaydın Bay Day' ya da
Bay Night, kadın bekarsa 'günaydın, Lilly' ya da
Betty ya da Fran.
ben tek kelime
etmezdim.
Karl bundan rahatsızlık duyuyordu,
bir gün beni kenara çekti: 'bana bak,
böyle bir işi başka nerede bulacaksın?
iki saatlik öğle paydosumuz var.'
'bulamam herhalde...'
'kesinlikle, senin benim gibiler için
bundan iyisi can sağlığı..'
bir şey demedim.
'tamam, önceleri zor gelir insana köpeklenmek
benim için de kolay olmadı
ama bir süre sonra
önemli olmadığını keşfettim
kabuğum çıktı.
artık kabuğum var,
anladın mı? '
baktım ona, gerçekten vardı kabuğu, yüzünde de bir tür
bulanıklık vardı gözleri anlamsız
bakıyordu, boş ve
kayıtsız; yıllanmış,
yıpranmış bir deniz kabuğuna
bakıyordum.
birkaç hafta geçti
hiçbir şey değişmedi: Karl hiç sektirmeden
herkesi saygı ile selamlıyor,
gülümsüyor, rolünü mükemmel
oynuyordu.
ölümlü olduğumuz aklına
hiç gelmiyordu
herhalde
ya da
daha büyük tanrıların bizi
izliyor
olabileceği.
ben işimi
yaptım.
sonra, bir gün, Karl beni
kenara çekti yine.
'bak, Doktor Morely benimle
senin hakkında konuştu.'
'evet? '
'senin neyin olduğunu
sordu bana? '
'sen ne dedin? '
'genç olduğunu söyledim.'
'teşekkür ederim.'
maaşımı alır almaz
istifa ettim
ama
yine benzer işler buldum
yeni Karl'larla karşılaştım
ve sonunda hepsini bağışladım
ama kendimi asla:
ölümlü olmak bazen
insanı
tuhaf
neredeyse
çalıştırılamaz ve
son derece
iğrenç
kılar-
hür teşebbüsün
kölesi
değil.
çoğumuz gibi, o farklı işlere
girip çıktım ki, midem deşilmiş ve bağırsaklarım
rüzgara fırlatılmış gibi hissediyorum kendimi.
iyi insanlar da tanıdım bu işlerde
öbür tür de.
ama birlikte çalıştığım insanları
düşününce-
aradan on yıl geçmesine rağmen-
ilk aklıma gelen
Karl
oluyor.
Karl'ı hatırlıyorum: yaptığımız iş
belden ve boyundan askılı
önlük giymeyi gerektiriyordu.
ben Karl'ın çömeziydim.
'kolay bir işimiz var', demişti
bana.
her sabah yöneticilerden biri geldiğinde
Karl hafifçe öne eğilip gülümser, başını hafifçe sallayarak
onu selamlardı: 'günaydın Doktor Stein',
'günaydın Bay Day' ya da
Bay Night, kadın bekarsa 'günaydın, Lilly' ya da
Betty ya da Fran.
ben tek kelime
etmezdim.
Karl bundan rahatsızlık duyuyordu,
bir gün beni kenara çekti: 'bana bak,
böyle bir işi başka nerede bulacaksın?
iki saatlik öğle paydosumuz var.'
'bulamam herhalde...'
'kesinlikle, senin benim gibiler için
bundan iyisi can sağlığı..'
bir şey demedim.
'tamam, önceleri zor gelir insana köpeklenmek
benim için de kolay olmadı
ama bir süre sonra
önemli olmadığını keşfettim
kabuğum çıktı.
artık kabuğum var,
anladın mı? '
baktım ona, gerçekten vardı kabuğu, yüzünde de bir tür
bulanıklık vardı gözleri anlamsız
bakıyordu, boş ve
kayıtsız; yıllanmış,
yıpranmış bir deniz kabuğuna
bakıyordum.
birkaç hafta geçti
hiçbir şey değişmedi: Karl hiç sektirmeden
herkesi saygı ile selamlıyor,
gülümsüyor, rolünü mükemmel
oynuyordu.
ölümlü olduğumuz aklına
hiç gelmiyordu
herhalde
ya da
daha büyük tanrıların bizi
izliyor
olabileceği.
ben işimi
yaptım.
sonra, bir gün, Karl beni
kenara çekti yine.
'bak, Doktor Morely benimle
senin hakkında konuştu.'
'evet? '
'senin neyin olduğunu
sordu bana? '
'sen ne dedin? '
'genç olduğunu söyledim.'
'teşekkür ederim.'
maaşımı alır almaz
istifa ettim
ama
yine benzer işler buldum
yeni Karl'larla karşılaştım
ve sonunda hepsini bağışladım
ama kendimi asla:
ölümlü olmak bazen
insanı
tuhaf
neredeyse
çalıştırılamaz ve
son derece
iğrenç
kılar-
hür teşebbüsün
kölesi
değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar