bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- ikinci defa askere gitmek7
- yalnızlık edebiyatı13
- türkiye bölünebilir mi3
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- geceye bir mesaj birak2
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- karı gibi erkek4
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması3
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- mavi göz7
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- claudian clouds22
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak2
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- rennie2
- sözlük whatsapp grupları13
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- akrep3
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- gece vardiyası yazarlar4
- uludağ itiraf10
- islam'ın hak dini olması6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- namazın amacı6
- sarapci koala47
- kahverengi gözlü olmak4
- melissa vargas7
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- yalnız ölmek4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- anın görüntüsü25
ah muhsin ünlü'nün, dergah dergisinde yayımlanan, sonradan gidiyorum bu kitabına almadığı bir şiirini okuyan iki şiir okuyucusuna rastlamıştım yıllar önce.
her ikisi de şiirden hiçbir şey anlamadıklarını söylüyordu. peki şiir bir şey anlatıyor muydu ki okuyanlar ille de bir şey anlamak zorunda hissediyor kendilerini?
şiir ille de anlatmak için değildir. hatta anlatmak için değildir, söze, ifadeye dönüşürken kendiliğini, varoluşunu aracısız olarak ileten bazı imgeler, durumlar, kavramlar, duygular vardır. söze yapışan, sözden kavlatılamayan bazen bir söz ya da söz öbeği olarak anlaşılamayan bu imge, durum ya da duygu sanatçının, okuyucunun içinde çözülecek bir düğüm gibidir. zaman içinde, bir takım yaşantıların sonunda kendiliğinden anlam kazanıp şiir okuyucusunun varlık alanında sivrilmeye başlar.
sözgelimi ezra pound'un kantolar'ının büyük bölüğü de böyledir. ama hiç kimse ezra pound'un yazdığı şiirlerin değersiz olduğunu düşünmez. cummings'in şiirleri de böyle değerlendirilebilir. eliot'un çorak ülkesi çok mu anlaşılır, doğrudan okuyucuya bir şey gösteren bir şiir midir? hayır ama onun şairliği konusunda da kuşku yoktur. şiirlerindeki humor yüzünden zamanında hafif olarak nitelenen cemal süreya'nın bazı şiirleri de böyledir. ama şimdi iyi şair deniyor kendisine. yeni bir şiire, üsluba karşı acımasız olanların, bir üslubu "bunda ne var, herkes böyle yazabilir" diye karalayanların garip şiirinin popüler olduğu zaman diliminde yayımlanan antolojilere bakmasında yarar var, evet orhan veli'nin yazdığı gibi yazmış adamlar, ama bu yazdıklarının bugün şiir olarak değerlendirilmesi için yeterli görünmüyor. orhan veli'nin/ garip akımı'nın zirvede bulunduğu bir dönemde mesele orhan veli gibi yazmak değildir, orhan veli'ye rağmen yazmaktır. şimdi de mesele ah muhsin ünlü gibi yazmak değildir, ona rağmen onun ortaya koyduğu yeni biçime, yordama, buluşa rağmen yazmaktır.
"ne var bunda herkes böyle yazabilir" diyenlerin şiir, edebiyat, sanat tarihiyle ilgisiz olmaları rastlantı olamaz.
her ikisi de şiirden hiçbir şey anlamadıklarını söylüyordu. peki şiir bir şey anlatıyor muydu ki okuyanlar ille de bir şey anlamak zorunda hissediyor kendilerini?
şiir ille de anlatmak için değildir. hatta anlatmak için değildir, söze, ifadeye dönüşürken kendiliğini, varoluşunu aracısız olarak ileten bazı imgeler, durumlar, kavramlar, duygular vardır. söze yapışan, sözden kavlatılamayan bazen bir söz ya da söz öbeği olarak anlaşılamayan bu imge, durum ya da duygu sanatçının, okuyucunun içinde çözülecek bir düğüm gibidir. zaman içinde, bir takım yaşantıların sonunda kendiliğinden anlam kazanıp şiir okuyucusunun varlık alanında sivrilmeye başlar.
sözgelimi ezra pound'un kantolar'ının büyük bölüğü de böyledir. ama hiç kimse ezra pound'un yazdığı şiirlerin değersiz olduğunu düşünmez. cummings'in şiirleri de böyle değerlendirilebilir. eliot'un çorak ülkesi çok mu anlaşılır, doğrudan okuyucuya bir şey gösteren bir şiir midir? hayır ama onun şairliği konusunda da kuşku yoktur. şiirlerindeki humor yüzünden zamanında hafif olarak nitelenen cemal süreya'nın bazı şiirleri de böyledir. ama şimdi iyi şair deniyor kendisine. yeni bir şiire, üsluba karşı acımasız olanların, bir üslubu "bunda ne var, herkes böyle yazabilir" diye karalayanların garip şiirinin popüler olduğu zaman diliminde yayımlanan antolojilere bakmasında yarar var, evet orhan veli'nin yazdığı gibi yazmış adamlar, ama bu yazdıklarının bugün şiir olarak değerlendirilmesi için yeterli görünmüyor. orhan veli'nin/ garip akımı'nın zirvede bulunduğu bir dönemde mesele orhan veli gibi yazmak değildir, orhan veli'ye rağmen yazmaktır. şimdi de mesele ah muhsin ünlü gibi yazmak değildir, ona rağmen onun ortaya koyduğu yeni biçime, yordama, buluşa rağmen yazmaktır.
"ne var bunda herkes böyle yazabilir" diyenlerin şiir, edebiyat, sanat tarihiyle ilgisiz olmaları rastlantı olamaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar