bugün
- zihin okuma mümkün mü4
- eksilemeyi hobi haline getirmek3
- 30 ağustos zafer bayramı16
- türklerin türkiye de asimile olması6
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı5
- incil vahiy2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı6
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- rafael leao34
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- tai lung44
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- 0 0 713
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- mustafa kemal atatürk7
- anın görüntüsü18
- nervio hamferdi8
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- sözlüğün en bohem yazarı5
- zihin kontrolü2
- beklenti2
- cem yılmaz7
- şarap2
- baldız baldan tatlıdır3
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- ekt2
- aleksey batrakov11
- gelin promosyonu2
- tarihsizlik3
- diamond bey birader elmas beydir2
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- abd greko roma ve juda sentezini temel alır2
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- kadir mısıroğlu'nun dedelerini denize döktük2
- tom holland5
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı2
- sarapci koala72
- menzil cemaati ne üretiyor9
- fenerbahçe24
- muhabbeti sarmayan kız3
- rafael leao victor osimhen leroy sane9
- amerika birleşik devletleri2
- galatasaray korkusu2
- futbol10
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- murat ağırel3
yaşanmışlıklar, pişmanlıklar, keşkeler ve geri dönmek isteyişler üzerine kurulu bir düzenin resmi.
herşey kirletilmeyi ve süslenmeyi bekleyen bir beyaz tuale doğmakla başladı. ne kadar masum ve şaşkındık. acaba nerden başlamalı derken aslında ilk fırça darbelerini bizim için atacak bir düzen vardı. çekirdek aile içerisinde henüz hayatın sert, savurucu ve yorucu renklerle tanışmamıştık.
evet böyle birşey hayat; bir tuale boyanan resim gibi... yaptığımız her boyama ile daha da belirginleşiyordu şeklimiz ve karekterimiz. boyanacak yer kalmıyor yavaş yavaş...
pişmanlık, yanlış vurulan renkler... ve kuralı var, ne kadar istemesenizde silemzsiniz çünkü bir kara kalem çalışması değil bu. yapabilecek tek şey o pişmanlık renginin kurumasını bekleyecek kadar sabretmek ve üzerine başka bir renk vurulacak hale gelmesini beklemek. dua etmek, ve düzenin en büyük kurucusu o büyük ressama, büyük şaire sığınmak.
ancak ondan ilham beklemek, ona çokça şükretmek...
bazen bir gece siyahında buluruz gerekli hamleyi. yemyeşil bir vadinin durgun ve duru bir deresini resmederken bir çehreye tutuluruz o derenin yansımasında. kelebeklerin ömrü daha da kısalır, gökyüzü kırmızıya çalar, ve yıldızları püskürtür hasretli ve sitemli oflarımız. kavuşmak ya da hasretin rengine hapsolmak ise bizim hesabımızdan ötedir. o çehreyi o derenin yansımasından silmek de pek kolay olmaz. bir tualde yaşarken hiçbir renge sığamaz oluruz
bu resim hiç hesap etmediğiniz bir anda biter, buz kesilir bütün boyalar, herşey bir tualde yaşamak gibidir. ve yine o ilk beyaza sarılır, gideriz sessizce. öteki resim atölyesine...
herşey kirletilmeyi ve süslenmeyi bekleyen bir beyaz tuale doğmakla başladı. ne kadar masum ve şaşkındık. acaba nerden başlamalı derken aslında ilk fırça darbelerini bizim için atacak bir düzen vardı. çekirdek aile içerisinde henüz hayatın sert, savurucu ve yorucu renklerle tanışmamıştık.
evet böyle birşey hayat; bir tuale boyanan resim gibi... yaptığımız her boyama ile daha da belirginleşiyordu şeklimiz ve karekterimiz. boyanacak yer kalmıyor yavaş yavaş...
pişmanlık, yanlış vurulan renkler... ve kuralı var, ne kadar istemesenizde silemzsiniz çünkü bir kara kalem çalışması değil bu. yapabilecek tek şey o pişmanlık renginin kurumasını bekleyecek kadar sabretmek ve üzerine başka bir renk vurulacak hale gelmesini beklemek. dua etmek, ve düzenin en büyük kurucusu o büyük ressama, büyük şaire sığınmak.
ancak ondan ilham beklemek, ona çokça şükretmek...
bazen bir gece siyahında buluruz gerekli hamleyi. yemyeşil bir vadinin durgun ve duru bir deresini resmederken bir çehreye tutuluruz o derenin yansımasında. kelebeklerin ömrü daha da kısalır, gökyüzü kırmızıya çalar, ve yıldızları püskürtür hasretli ve sitemli oflarımız. kavuşmak ya da hasretin rengine hapsolmak ise bizim hesabımızdan ötedir. o çehreyi o derenin yansımasından silmek de pek kolay olmaz. bir tualde yaşarken hiçbir renge sığamaz oluruz
bu resim hiç hesap etmediğiniz bir anda biter, buz kesilir bütün boyalar, herşey bir tualde yaşamak gibidir. ve yine o ilk beyaza sarılır, gideriz sessizce. öteki resim atölyesine...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar