bugün
- hamas10
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- bir bela geliyor28
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi18
- hakan fidan'a türklere azınlık dedi iftirası3
- cedidacer6
- burcunu açıklamayan insan12
- liberteryan öğretmen olmak3
- filistin2
- chp'nin temyizden feragat kararı2
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği8
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- film önerileri10
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- damarlı kol kası fetişi11
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- kolejle devlet okulunun farkı10
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- bugün can sıkan şeyler10
- artık özlemek istemiyorum6
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- karması eksi olan bayan yazar6
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- ismail kartal30
- gocu35
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- her derdini içine atan insan5
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- cenap abi10
- duyusal biri olmak5
- bekarlık7
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- g i l d e d l i l y4
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- sarapci koala hatayi20
- beni seven var mı aranızda5
- anın görüntüsü25
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- tai lung7
lat: Mustela erminea
«Ermin» adıyla daha iyi tanıdığımız «kakum» , kışın büründüğü yumuşacık ve parlak beyaz kürk dolayısıyla bütün gelinciklerin en gözde olanıdır. Fakat yazın bambaşka bir hayvan görünümündedir. Bu mevsimde tüylerinin rengi sarımsı kahve ile çikolata arasında oynar. Fakat gerek yazın, gerekse kışın kuyruğunun ucu daima siyahtır. Kakum'un ilk kardan önce beyaz renge büründüğü enderdir. Karsız uzun bir sonbahar bu değişikliği geciktirebilir, buna karşılık erken yağan kar hızlandırır. Değişme hızlı bir eylem olmakla beraber, bir gecede olup bitmez. Uzunluğu on gün ile üç hafta arasında oynanan bir süreyi kaplayabilir. Kakum sadece tüylerinin rengini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda eski tüylerini de yavaş yavaş döker. Bunların yerini daha sık, yeni bir kürk alır.
Değişme tamamlandıktan sonra kakum, ilkbahardaki tüylerini dökmeye başlayıncaya kadar beyaz olarak kalır. Bu beyaz devreye kuzeyin bütün gelinciklerinde rastlanır, bundan ötürü de bu devrede bütün gelinciklere, gerek Eski, gerekse Yeni Dünya'da hatalı olarak «kakum» denilir. Kış ortasındaki sıcak bir ievre karları eritip toprağı çıplak alarak bırakınca, beyaz gelinciğin kamuflajı kendisi için tehlike yaratır. Hayvan, beyaz vücudunun kahverengi fonun üzerinde tezat meydana getirdiğinin farkında olmaksızın rasat rahat gezinmeye devam eder. kakumun düşmanları bu ziyafet davetiyesini farketmekte gecikmezler tabii.
Kakum'un düşmanları:
Kakumların çok baykuşlarla atmacalar tarafından öldürülürler. Evcil kediler le başlıca düşmanları arasındadır. Amerika'da bir avcı, pençelerinin arasında bir şey taşıyan bir atmacayı tovalamıştı. Kuş çok geçmeden, kurulmak için, fazla yükünü atmak zorunda kaldı. Bu. az önce öldürülmüş
bir kakum'du. Kanada'da bir genç tarafından vurulan dazlak kartalın boynuna, bir gelinciğin ağarmış kafatası yapışmıştı.
Kakum'un kaçınmak zorunda olduğu hayvanlar yalnız bunlar değildir. Arasında yılanların da bulunduğu bütün irice etoburlar kakum avcısıdırlar.
Amansız katiller:
Aralarında kakumların da bulunduğu bütün gelincikler inanılmayacak kadar çok sayıda hayvan imha ederler. Bunlar küçük memelilerin en amansız, en ziyade kana susamış üyeleridir. Gelincik yalnız karnını doyurmak için değil, sırf öldürmenin zevki için öldürür. Kendinden küçük veya kendi boyunda hayvanları öldürmekle kalmayarak kendinden kat kat büyüklerine de saldırır. Normal olarak sadece sıcak kana bulanmış kırmızı et yer.
Bu derece yırtıcı bir yaratığı, vatanı olan Kuzey Yanmküresi'nde-ki büyük kemirici sürülerinin çoğalmasını frenlemekte birinci derecede önemli rol aynayacağı muhakkaktır. Doymak ve yorulmak bilmeyen küçük gelincik olmasa, fare ve sıçan gibi yağmacı ve hastalık ileticisi kemirici sürülerinin gitgide çoğalarak dünyayı istilâ edeceklerine şüphe yoktur.
Bu cesur küçük etobur, farelerin inlerine girerek kalabalık kolonileri imha eder ve ancak bundan sonra karnını doyurmayı düşünür. Bir başka baş belâsı olan tavşan nüfusunu da hayli azaltır.
Arada bir kümeslere baskın yapması hayvana kötü bir ün kazandırmıştır. Ama buna rağmen gelinciğin insanlara zarardan çok, faydasının olduğu unutulmamalıdır.
Kakum, öbür gelincikler gibi vaktinin çoğunu yerde geçirirse de, yüz meşini de bilir. Yağma edecek kuş yuvalan aramak üzere ikide bir ağaçlara tırmanmayı da ihmal etmez. Dişi bir kakum'un yuvası yerden 4-4,5 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğunda bulunmuştu. Bu yuva da öbür gelinciklerinki gibi tavşan 'kürküyle astarlanmıştı. içinde bir de tavşan kafası vardı. Kakum, kafayla dimdik ağaç gövdesine tırmanırken epey güçlükle karşılaşmış olmalıydı. Fakat işin ve dövüşün gelincik kabilesinin bir üyesini yıldırdığı enderdir.
Oynak kakumlar:
Kakumlarm oyuna ayırdıkları zamanlan da vardır. Bazen birkaç tanesi şaşılacak tarzda eğlenirler. Birbirlerinin üzerinde yuvarlanırlar ve şakadan dövüşürler. Bu arada 1 - 1,5 metre yükseğe sıçradıkları ve havada enfes şekilde takla attıkları olur. Kakum böyle şen zamanlarında kıkırdamayı andıran bir ses çıkarır. Kızdığı vakit aksine gürültülü bir diş çatırdatmasını andıran bir sesi vardır.
*
«Ermin» adıyla daha iyi tanıdığımız «kakum» , kışın büründüğü yumuşacık ve parlak beyaz kürk dolayısıyla bütün gelinciklerin en gözde olanıdır. Fakat yazın bambaşka bir hayvan görünümündedir. Bu mevsimde tüylerinin rengi sarımsı kahve ile çikolata arasında oynar. Fakat gerek yazın, gerekse kışın kuyruğunun ucu daima siyahtır. Kakum'un ilk kardan önce beyaz renge büründüğü enderdir. Karsız uzun bir sonbahar bu değişikliği geciktirebilir, buna karşılık erken yağan kar hızlandırır. Değişme hızlı bir eylem olmakla beraber, bir gecede olup bitmez. Uzunluğu on gün ile üç hafta arasında oynanan bir süreyi kaplayabilir. Kakum sadece tüylerinin rengini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda eski tüylerini de yavaş yavaş döker. Bunların yerini daha sık, yeni bir kürk alır.
Değişme tamamlandıktan sonra kakum, ilkbahardaki tüylerini dökmeye başlayıncaya kadar beyaz olarak kalır. Bu beyaz devreye kuzeyin bütün gelinciklerinde rastlanır, bundan ötürü de bu devrede bütün gelinciklere, gerek Eski, gerekse Yeni Dünya'da hatalı olarak «kakum» denilir. Kış ortasındaki sıcak bir ievre karları eritip toprağı çıplak alarak bırakınca, beyaz gelinciğin kamuflajı kendisi için tehlike yaratır. Hayvan, beyaz vücudunun kahverengi fonun üzerinde tezat meydana getirdiğinin farkında olmaksızın rasat rahat gezinmeye devam eder. kakumun düşmanları bu ziyafet davetiyesini farketmekte gecikmezler tabii.
Kakum'un düşmanları:
Kakumların çok baykuşlarla atmacalar tarafından öldürülürler. Evcil kediler le başlıca düşmanları arasındadır. Amerika'da bir avcı, pençelerinin arasında bir şey taşıyan bir atmacayı tovalamıştı. Kuş çok geçmeden, kurulmak için, fazla yükünü atmak zorunda kaldı. Bu. az önce öldürülmüş
bir kakum'du. Kanada'da bir genç tarafından vurulan dazlak kartalın boynuna, bir gelinciğin ağarmış kafatası yapışmıştı.
Kakum'un kaçınmak zorunda olduğu hayvanlar yalnız bunlar değildir. Arasında yılanların da bulunduğu bütün irice etoburlar kakum avcısıdırlar.
Amansız katiller:
Aralarında kakumların da bulunduğu bütün gelincikler inanılmayacak kadar çok sayıda hayvan imha ederler. Bunlar küçük memelilerin en amansız, en ziyade kana susamış üyeleridir. Gelincik yalnız karnını doyurmak için değil, sırf öldürmenin zevki için öldürür. Kendinden küçük veya kendi boyunda hayvanları öldürmekle kalmayarak kendinden kat kat büyüklerine de saldırır. Normal olarak sadece sıcak kana bulanmış kırmızı et yer.
Bu derece yırtıcı bir yaratığı, vatanı olan Kuzey Yanmküresi'nde-ki büyük kemirici sürülerinin çoğalmasını frenlemekte birinci derecede önemli rol aynayacağı muhakkaktır. Doymak ve yorulmak bilmeyen küçük gelincik olmasa, fare ve sıçan gibi yağmacı ve hastalık ileticisi kemirici sürülerinin gitgide çoğalarak dünyayı istilâ edeceklerine şüphe yoktur.
Bu cesur küçük etobur, farelerin inlerine girerek kalabalık kolonileri imha eder ve ancak bundan sonra karnını doyurmayı düşünür. Bir başka baş belâsı olan tavşan nüfusunu da hayli azaltır.
Arada bir kümeslere baskın yapması hayvana kötü bir ün kazandırmıştır. Ama buna rağmen gelinciğin insanlara zarardan çok, faydasının olduğu unutulmamalıdır.
Kakum, öbür gelincikler gibi vaktinin çoğunu yerde geçirirse de, yüz meşini de bilir. Yağma edecek kuş yuvalan aramak üzere ikide bir ağaçlara tırmanmayı da ihmal etmez. Dişi bir kakum'un yuvası yerden 4-4,5 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğunda bulunmuştu. Bu yuva da öbür gelinciklerinki gibi tavşan 'kürküyle astarlanmıştı. içinde bir de tavşan kafası vardı. Kakum, kafayla dimdik ağaç gövdesine tırmanırken epey güçlükle karşılaşmış olmalıydı. Fakat işin ve dövüşün gelincik kabilesinin bir üyesini yıldırdığı enderdir.
Oynak kakumlar:
Kakumlarm oyuna ayırdıkları zamanlan da vardır. Bazen birkaç tanesi şaşılacak tarzda eğlenirler. Birbirlerinin üzerinde yuvarlanırlar ve şakadan dövüşürler. Bu arada 1 - 1,5 metre yükseğe sıçradıkları ve havada enfes şekilde takla attıkları olur. Kakum böyle şen zamanlarında kıkırdamayı andıran bir ses çıkarır. Kızdığı vakit aksine gürültülü bir diş çatırdatmasını andıran bir sesi vardır.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar