bugün
- diamond bosphorus28
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması7
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası31
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- acıyo diyen kız4
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi4
- seri gizli artı oy veren melek15
- ferrasini satan yazar2
- nickten isim tahmini yapmak72
- yan ma leley yan ma leyyo3
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- hayattan zevk alamamak17
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- eski sevgilisinin adını sözlükte anan yazar2
- clean code alışkanlığı2
- mutsuzluğun en büyük nedeni16
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- arkadaşlar hoşçakalın4
- hava ne kadar güzel ya3
- balkonda kitli kalmak4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- hikayeyi devam ettir25
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- ülkenin kötü halinden gammazların sorumlu olması3
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- deliğim ben götü kara deliğim3
- biber dolması olsa da yesek7
- g'i l d'e d l'i l y26
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- hazret ktc5
- alkollü sürücüye 602 bin lira ceza3
- albirader camus2
- venezia fc2
- sabah kahvaltısında menemen yiyen erkek3
- gizem güven2
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
lat: Mustela erminea
«Ermin» adıyla daha iyi tanıdığımız «kakum» , kışın büründüğü yumuşacık ve parlak beyaz kürk dolayısıyla bütün gelinciklerin en gözde olanıdır. Fakat yazın bambaşka bir hayvan görünümündedir. Bu mevsimde tüylerinin rengi sarımsı kahve ile çikolata arasında oynar. Fakat gerek yazın, gerekse kışın kuyruğunun ucu daima siyahtır. Kakum'un ilk kardan önce beyaz renge büründüğü enderdir. Karsız uzun bir sonbahar bu değişikliği geciktirebilir, buna karşılık erken yağan kar hızlandırır. Değişme hızlı bir eylem olmakla beraber, bir gecede olup bitmez. Uzunluğu on gün ile üç hafta arasında oynanan bir süreyi kaplayabilir. Kakum sadece tüylerinin rengini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda eski tüylerini de yavaş yavaş döker. Bunların yerini daha sık, yeni bir kürk alır.
Değişme tamamlandıktan sonra kakum, ilkbahardaki tüylerini dökmeye başlayıncaya kadar beyaz olarak kalır. Bu beyaz devreye kuzeyin bütün gelinciklerinde rastlanır, bundan ötürü de bu devrede bütün gelinciklere, gerek Eski, gerekse Yeni Dünya'da hatalı olarak «kakum» denilir. Kış ortasındaki sıcak bir ievre karları eritip toprağı çıplak alarak bırakınca, beyaz gelinciğin kamuflajı kendisi için tehlike yaratır. Hayvan, beyaz vücudunun kahverengi fonun üzerinde tezat meydana getirdiğinin farkında olmaksızın rasat rahat gezinmeye devam eder. kakumun düşmanları bu ziyafet davetiyesini farketmekte gecikmezler tabii.
Kakum'un düşmanları:
Kakumların çok baykuşlarla atmacalar tarafından öldürülürler. Evcil kediler le başlıca düşmanları arasındadır. Amerika'da bir avcı, pençelerinin arasında bir şey taşıyan bir atmacayı tovalamıştı. Kuş çok geçmeden, kurulmak için, fazla yükünü atmak zorunda kaldı. Bu. az önce öldürülmüş
bir kakum'du. Kanada'da bir genç tarafından vurulan dazlak kartalın boynuna, bir gelinciğin ağarmış kafatası yapışmıştı.
Kakum'un kaçınmak zorunda olduğu hayvanlar yalnız bunlar değildir. Arasında yılanların da bulunduğu bütün irice etoburlar kakum avcısıdırlar.
Amansız katiller:
Aralarında kakumların da bulunduğu bütün gelincikler inanılmayacak kadar çok sayıda hayvan imha ederler. Bunlar küçük memelilerin en amansız, en ziyade kana susamış üyeleridir. Gelincik yalnız karnını doyurmak için değil, sırf öldürmenin zevki için öldürür. Kendinden küçük veya kendi boyunda hayvanları öldürmekle kalmayarak kendinden kat kat büyüklerine de saldırır. Normal olarak sadece sıcak kana bulanmış kırmızı et yer.
Bu derece yırtıcı bir yaratığı, vatanı olan Kuzey Yanmküresi'nde-ki büyük kemirici sürülerinin çoğalmasını frenlemekte birinci derecede önemli rol aynayacağı muhakkaktır. Doymak ve yorulmak bilmeyen küçük gelincik olmasa, fare ve sıçan gibi yağmacı ve hastalık ileticisi kemirici sürülerinin gitgide çoğalarak dünyayı istilâ edeceklerine şüphe yoktur.
Bu cesur küçük etobur, farelerin inlerine girerek kalabalık kolonileri imha eder ve ancak bundan sonra karnını doyurmayı düşünür. Bir başka baş belâsı olan tavşan nüfusunu da hayli azaltır.
Arada bir kümeslere baskın yapması hayvana kötü bir ün kazandırmıştır. Ama buna rağmen gelinciğin insanlara zarardan çok, faydasının olduğu unutulmamalıdır.
Kakum, öbür gelincikler gibi vaktinin çoğunu yerde geçirirse de, yüz meşini de bilir. Yağma edecek kuş yuvalan aramak üzere ikide bir ağaçlara tırmanmayı da ihmal etmez. Dişi bir kakum'un yuvası yerden 4-4,5 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğunda bulunmuştu. Bu yuva da öbür gelinciklerinki gibi tavşan 'kürküyle astarlanmıştı. içinde bir de tavşan kafası vardı. Kakum, kafayla dimdik ağaç gövdesine tırmanırken epey güçlükle karşılaşmış olmalıydı. Fakat işin ve dövüşün gelincik kabilesinin bir üyesini yıldırdığı enderdir.
Oynak kakumlar:
Kakumlarm oyuna ayırdıkları zamanlan da vardır. Bazen birkaç tanesi şaşılacak tarzda eğlenirler. Birbirlerinin üzerinde yuvarlanırlar ve şakadan dövüşürler. Bu arada 1 - 1,5 metre yükseğe sıçradıkları ve havada enfes şekilde takla attıkları olur. Kakum böyle şen zamanlarında kıkırdamayı andıran bir ses çıkarır. Kızdığı vakit aksine gürültülü bir diş çatırdatmasını andıran bir sesi vardır.
*
«Ermin» adıyla daha iyi tanıdığımız «kakum» , kışın büründüğü yumuşacık ve parlak beyaz kürk dolayısıyla bütün gelinciklerin en gözde olanıdır. Fakat yazın bambaşka bir hayvan görünümündedir. Bu mevsimde tüylerinin rengi sarımsı kahve ile çikolata arasında oynar. Fakat gerek yazın, gerekse kışın kuyruğunun ucu daima siyahtır. Kakum'un ilk kardan önce beyaz renge büründüğü enderdir. Karsız uzun bir sonbahar bu değişikliği geciktirebilir, buna karşılık erken yağan kar hızlandırır. Değişme hızlı bir eylem olmakla beraber, bir gecede olup bitmez. Uzunluğu on gün ile üç hafta arasında oynanan bir süreyi kaplayabilir. Kakum sadece tüylerinin rengini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda eski tüylerini de yavaş yavaş döker. Bunların yerini daha sık, yeni bir kürk alır.
Değişme tamamlandıktan sonra kakum, ilkbahardaki tüylerini dökmeye başlayıncaya kadar beyaz olarak kalır. Bu beyaz devreye kuzeyin bütün gelinciklerinde rastlanır, bundan ötürü de bu devrede bütün gelinciklere, gerek Eski, gerekse Yeni Dünya'da hatalı olarak «kakum» denilir. Kış ortasındaki sıcak bir ievre karları eritip toprağı çıplak alarak bırakınca, beyaz gelinciğin kamuflajı kendisi için tehlike yaratır. Hayvan, beyaz vücudunun kahverengi fonun üzerinde tezat meydana getirdiğinin farkında olmaksızın rasat rahat gezinmeye devam eder. kakumun düşmanları bu ziyafet davetiyesini farketmekte gecikmezler tabii.
Kakum'un düşmanları:
Kakumların çok baykuşlarla atmacalar tarafından öldürülürler. Evcil kediler le başlıca düşmanları arasındadır. Amerika'da bir avcı, pençelerinin arasında bir şey taşıyan bir atmacayı tovalamıştı. Kuş çok geçmeden, kurulmak için, fazla yükünü atmak zorunda kaldı. Bu. az önce öldürülmüş
bir kakum'du. Kanada'da bir genç tarafından vurulan dazlak kartalın boynuna, bir gelinciğin ağarmış kafatası yapışmıştı.
Kakum'un kaçınmak zorunda olduğu hayvanlar yalnız bunlar değildir. Arasında yılanların da bulunduğu bütün irice etoburlar kakum avcısıdırlar.
Amansız katiller:
Aralarında kakumların da bulunduğu bütün gelincikler inanılmayacak kadar çok sayıda hayvan imha ederler. Bunlar küçük memelilerin en amansız, en ziyade kana susamış üyeleridir. Gelincik yalnız karnını doyurmak için değil, sırf öldürmenin zevki için öldürür. Kendinden küçük veya kendi boyunda hayvanları öldürmekle kalmayarak kendinden kat kat büyüklerine de saldırır. Normal olarak sadece sıcak kana bulanmış kırmızı et yer.
Bu derece yırtıcı bir yaratığı, vatanı olan Kuzey Yanmküresi'nde-ki büyük kemirici sürülerinin çoğalmasını frenlemekte birinci derecede önemli rol aynayacağı muhakkaktır. Doymak ve yorulmak bilmeyen küçük gelincik olmasa, fare ve sıçan gibi yağmacı ve hastalık ileticisi kemirici sürülerinin gitgide çoğalarak dünyayı istilâ edeceklerine şüphe yoktur.
Bu cesur küçük etobur, farelerin inlerine girerek kalabalık kolonileri imha eder ve ancak bundan sonra karnını doyurmayı düşünür. Bir başka baş belâsı olan tavşan nüfusunu da hayli azaltır.
Arada bir kümeslere baskın yapması hayvana kötü bir ün kazandırmıştır. Ama buna rağmen gelinciğin insanlara zarardan çok, faydasının olduğu unutulmamalıdır.
Kakum, öbür gelincikler gibi vaktinin çoğunu yerde geçirirse de, yüz meşini de bilir. Yağma edecek kuş yuvalan aramak üzere ikide bir ağaçlara tırmanmayı da ihmal etmez. Dişi bir kakum'un yuvası yerden 4-4,5 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğunda bulunmuştu. Bu yuva da öbür gelinciklerinki gibi tavşan 'kürküyle astarlanmıştı. içinde bir de tavşan kafası vardı. Kakum, kafayla dimdik ağaç gövdesine tırmanırken epey güçlükle karşılaşmış olmalıydı. Fakat işin ve dövüşün gelincik kabilesinin bir üyesini yıldırdığı enderdir.
Oynak kakumlar:
Kakumlarm oyuna ayırdıkları zamanlan da vardır. Bazen birkaç tanesi şaşılacak tarzda eğlenirler. Birbirlerinin üzerinde yuvarlanırlar ve şakadan dövüşürler. Bu arada 1 - 1,5 metre yükseğe sıçradıkları ve havada enfes şekilde takla attıkları olur. Kakum böyle şen zamanlarında kıkırdamayı andıran bir ses çıkarır. Kızdığı vakit aksine gürültülü bir diş çatırdatmasını andıran bir sesi vardır.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar