bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- yazarların özlü sözleri7
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- anın görüntüsü26
- seksting4
- pandela12
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- haram milyonların olsa yer misin2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- true'nun neden böyle olması2
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı9
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- behzat ç replikleri2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- yapay zeka ile yazılım testi2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- insan sevdiği adama şans verir2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- sosyoloji okuyan erkek4
- honda dio3
- en son ne yediniz6
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- haysenin125
- mony tontana3
- aşk7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- ziya gökalp5
- sözlüğün aptal kaynaması16
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- kızıl tehlike2
- araba kovalamayan köpek6
- gölge2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- 2026 dünya kupası37
- arkadaşlar bakar mısınız7
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
Kant;ın ahlak anlayışı, her yerde ve her zaman neyi yapmamız gerektiğini değil, neyi istememiz gerektiğini içerir. Bilinçsiz bir yapmanın karşısında,;isteme; bir bilinç ve irade işidir. Kendisi dışındaki tüm varlıkların adeta otomatiğe dayalı davranışları karşısında, potansiyel olarak onu değil de bunu yapabilme kabiliyeti, yani özgürlüğü, insanı diğer varlıklardan üstün kılan yegane bir özelliktir. Buna göre ahlak, özgürlüğün zorunlu bir fonksiyonudur; yani davranışın ahlaksal olarak eşsiz kıymeti, eğilimden dolayı değil, iradi bir iyilik yapıldığında ortaya çıkar. Özgürlük prensibi, insanın her türlü dış etki ve güçten bağımsız olarak kendi kendine empoze ettiği bir yasayı ifade eder. Yani, ahlak yasası bakımından insan, hem yasa koyucu, hem yasa yapıcı hem de teba durumunda olduğu için, kendisinden başka bir varlığa itaat etmemiş olur. Bu sonuca ancak, ;mükellefiyet ahlakı; ile varılır. Mükellefiyetten dolayı yapılan bir eylem, ahlaksal değerini, onunla ulaşılacak amaçta değil, onu yapmaya zorlayan düsturda (maksim) bulur. Diğer bir deyişle, eylemi anlamlı kılan, onun temelinde yatan ;isteme;nin, herhangi bir içerik tarafından değil, ahlak yasası tarafından belirlenmiş olmasıdır. Bir eylemin değeri, özünde iyi olan niyete bağlıdır.
Kant, aklımızın bir yönünü çalıştırarak maddi alemdeki evrensel kanunları bulabileceğimizi, diğer yandan da deney ya da gözlem yapmadan (a prirorik olarak), tümüyle aklımızı işleterek manevi hayatımız için tıpkı maddi alemin kanunları (adetullah) gibi kesin ve evrensel kanunlar keşfedip bunları manevi hayatımız için düstur yapmamızı istemektedir. Suyun yukarıdan aşağı doğru akması, bırakılan bir cismin düşmesi, gece ve gündüzün peş peşe gelmesi evrenseldir; insandan gayri canlı varlıkların davranış şekilleri de önceden belirlenmiştir. Onlar, seçim sahibi değildirler; mecburdurlar. Kanta göre hür insan, aklıyla, doğru hareket tarzlarını bulup, bunlara mutlak anlamda bağlanmalıdır. Böylece dış dünyada zorunluluktan kaynaklanan belirlilikler (kanunlar) şeklinde görünen ahenge iç dünyasında kesin kurallar keşfedip uymasıyla katılmalıdır insan. Anlaşıldığı gibi onun ahlak telakkisi kanun şeklinde bir kesinlik ve süreklilik düşüncesine dayanmaktadır.
Kant, aklımızın bir yönünü çalıştırarak maddi alemdeki evrensel kanunları bulabileceğimizi, diğer yandan da deney ya da gözlem yapmadan (a prirorik olarak), tümüyle aklımızı işleterek manevi hayatımız için tıpkı maddi alemin kanunları (adetullah) gibi kesin ve evrensel kanunlar keşfedip bunları manevi hayatımız için düstur yapmamızı istemektedir. Suyun yukarıdan aşağı doğru akması, bırakılan bir cismin düşmesi, gece ve gündüzün peş peşe gelmesi evrenseldir; insandan gayri canlı varlıkların davranış şekilleri de önceden belirlenmiştir. Onlar, seçim sahibi değildirler; mecburdurlar. Kanta göre hür insan, aklıyla, doğru hareket tarzlarını bulup, bunlara mutlak anlamda bağlanmalıdır. Böylece dış dünyada zorunluluktan kaynaklanan belirlilikler (kanunlar) şeklinde görünen ahenge iç dünyasında kesin kurallar keşfedip uymasıyla katılmalıdır insan. Anlaşıldığı gibi onun ahlak telakkisi kanun şeklinde bir kesinlik ve süreklilik düşüncesine dayanmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar