bugün
- diamond bosphorus23
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- kavga etmekten korkan erkek7
- ne olacak bu ülkenin hali4
- tai lung21
- habire1276
- az yakar diye dizel araba alan memur3
- server'ın naneyi yemesi5
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı7
- tememda kenka nalaka15
- yunan adaları5
- en sevilen su markası6
- ipkis efendi2
- kirazın kilosunun 150 tl olması7
- yokuş aşağı yuvarlanmak3
- insan kaynakları5
- habire12 adamdır37
- kan sırası4
- izmirli kızların verici olması34
- nickten isim tahmini yapmak26
- robot moderatör4
- bir bankta akşama kadar oturmak3
- aldığınız en ilginç iltifat5
- sözlük kızlarının kombinleri23
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- ismet gurbuz 20242
- mutlu ama uzak olsun4
- yan diomande2
- iş bulamamak5
- sssilvermist21
- almanlarin orduya guvensizligi3
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- besim tibuk2
- fil8
- ben geldim naneler13
- tas kafa traşlı hırt sorunu4
- kaplan7
- çok konuşan kedi2
- kartal6
- şu anda çalan şarkı3
- ofisi havaya uçurmak2
- aslan8
- timsah5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
<Tanımsız>
Evet, bir tanımı yoktur bunun. Ancak hislerinizi biraz olsun izletebilirsiniz.
ilk bir iki gün çok güzeldir, nerdeyse mutlusunuzdur hatta. fakat zaman içinde yaşadıklarınız bu ilk anları silmeye başlar. Aynen benim durumumda olduğu gibi ilk günlerin güzel olduğunu hatırlarsınız.
Onun size ilgisizce bahşettiği öylesine bir gülümseme, bir göz kırpış...belki 1-2 saniye süren o efsuni anlar hayallerinizin içine işlemiştir. Hiç durmadan hayal edersiniz. bağımlı hale gelirsiniz. Çevrenizdekiler günün meşgalesi dahilinde sizinle konuşmaya çalışırlar, sorular sorarlar ve bir sürü boş laflar. Onları kısa cevaplarla uzaklaştırırsınız, zira tüm bu lakırdıyla sizi büyüsünde yüzdüğünüz hayal dünyasından alıkoyarlar. Tek arzunuz oraya dönmek ve gerçeklikten olabildiğince kopmaktır.
Yediğiniz yemek tatsızdır. Mastrubasyon zevksizdir. içtiğiniz sigara boğazınızı yakar. Hava hep soğuktur. Espriler gülünç değildir. Kimse önemli değildir. Dinlediğiniz şarkıdan kendinize uygun kesitler ararsınız. Bir iki kelime yada bir kısacık melodiyle günler geçirirsiniz, tekrar, tekrar ve tekrar. hiç biri içinizdeki kasıp kavuran fırtınayı yeterince tasvir edemez.
Ufak parçalarla yetinmeyi öğrenmeyi icap ettirir platonik aşk. Bir bakış, onu görebildiğiniz bir kaç dakika ve şanslıysanız onun size seslendiğini duymak...Adınızı onun ağzından işitmek ne muazzamdır!
Bütün gün onu görmeyi beklersiniz. Her yerde onu ararsınız. Adını duyduğunuzda kulak kesilirsiniz. Onu muntazaman beklersiniz. Kalbiniz onu özümsemek, onun içinde var olmak ister. Gözleriniz herkeste onun güzelliğini, yüzündeki detayları arar.
Fakat o ne yazık ki ancak "o" dur. Uzaktır, ulaşılmazdır. Her şeyiyle tam, muhteşem... çevresindeki insanlarla; arkadaşları, sevgilisiyle kendi içinde dönen bir hayatı vardır. Siz ise, mutlaka bu çemberin dışındasınız.
Nasıl biteceğini kestiremezsiniz, prensip olarak biteceğini tahmin etseniz bile buna asla inanamazsınız.
Zira inanmıyorum.
Bitmeyecek.
ve burada bırakıyorum...
5 ay sonra gelen edit: Herşey platonikken güzeldi galiba.
Evet, bir tanımı yoktur bunun. Ancak hislerinizi biraz olsun izletebilirsiniz.
ilk bir iki gün çok güzeldir, nerdeyse mutlusunuzdur hatta. fakat zaman içinde yaşadıklarınız bu ilk anları silmeye başlar. Aynen benim durumumda olduğu gibi ilk günlerin güzel olduğunu hatırlarsınız.
Onun size ilgisizce bahşettiği öylesine bir gülümseme, bir göz kırpış...belki 1-2 saniye süren o efsuni anlar hayallerinizin içine işlemiştir. Hiç durmadan hayal edersiniz. bağımlı hale gelirsiniz. Çevrenizdekiler günün meşgalesi dahilinde sizinle konuşmaya çalışırlar, sorular sorarlar ve bir sürü boş laflar. Onları kısa cevaplarla uzaklaştırırsınız, zira tüm bu lakırdıyla sizi büyüsünde yüzdüğünüz hayal dünyasından alıkoyarlar. Tek arzunuz oraya dönmek ve gerçeklikten olabildiğince kopmaktır.
Yediğiniz yemek tatsızdır. Mastrubasyon zevksizdir. içtiğiniz sigara boğazınızı yakar. Hava hep soğuktur. Espriler gülünç değildir. Kimse önemli değildir. Dinlediğiniz şarkıdan kendinize uygun kesitler ararsınız. Bir iki kelime yada bir kısacık melodiyle günler geçirirsiniz, tekrar, tekrar ve tekrar. hiç biri içinizdeki kasıp kavuran fırtınayı yeterince tasvir edemez.
Ufak parçalarla yetinmeyi öğrenmeyi icap ettirir platonik aşk. Bir bakış, onu görebildiğiniz bir kaç dakika ve şanslıysanız onun size seslendiğini duymak...Adınızı onun ağzından işitmek ne muazzamdır!
Bütün gün onu görmeyi beklersiniz. Her yerde onu ararsınız. Adını duyduğunuzda kulak kesilirsiniz. Onu muntazaman beklersiniz. Kalbiniz onu özümsemek, onun içinde var olmak ister. Gözleriniz herkeste onun güzelliğini, yüzündeki detayları arar.
Fakat o ne yazık ki ancak "o" dur. Uzaktır, ulaşılmazdır. Her şeyiyle tam, muhteşem... çevresindeki insanlarla; arkadaşları, sevgilisiyle kendi içinde dönen bir hayatı vardır. Siz ise, mutlaka bu çemberin dışındasınız.
Nasıl biteceğini kestiremezsiniz, prensip olarak biteceğini tahmin etseniz bile buna asla inanamazsınız.
Zira inanmıyorum.
Bitmeyecek.
ve burada bırakıyorum...
5 ay sonra gelen edit: Herşey platonikken güzeldi galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar