bugün
- mezut barzani nin yahudi olması19
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı8
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi8
- arkadaşlar şifalandım10
- bir gün herkes ak partili olacak5
- kadir mısıroğlu fan clup8
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı20
- çocuğa israil diye isim koymak17
- allah varsa nerede6
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- bugünleri de mi görecektik3
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması4
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- sözlük radyosu yayın yapsın4
- mekke anlaşması4
- hastayken bile cinsellik düşünmek4
- akp kazandı5
- ak partili ahlakı14
- ceset sikmek11
- belediye başkanı çalmak5
- üst akıl2
- mekap giyen kız3
- atatürk'ü sevmeyen chp genel başkanı2
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- izmir'li kızlara başörtüsü dikmek2
- arkadaşlar linçleyecekseniz gideyim ben3
- recep tayyip erdoğan11
- balim3
- scarlett johansson3
- dünyanın en tehlikeli cümlesi7
- feslinin amerikan kuklası halife hayali3
- silivri'yi yıkmak3
- iltica43
- ölü sevicilerle aynı sözlükte yazmak5
- şehit aileleri3
- sabahları sevilen şeyler6
- gammazlar göreve6
- mehmetcik uzerinden kanli siyaset4
- çöp yanına bırakılan giysi torbaları2
- kadınlar gitar çalan erkekten hoşlanır mı4
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek8
- kendimden büyük kadınlardan hoşlanıyorum3
- meksika açmazı macerası10
- tylolhot2
- matkap kullanmasını bilen kız2
- yaga2
<Tanımsız>
Evet, bir tanımı yoktur bunun. Ancak hislerinizi biraz olsun izletebilirsiniz.
ilk bir iki gün çok güzeldir, nerdeyse mutlusunuzdur hatta. fakat zaman içinde yaşadıklarınız bu ilk anları silmeye başlar. Aynen benim durumumda olduğu gibi ilk günlerin güzel olduğunu hatırlarsınız.
Onun size ilgisizce bahşettiği öylesine bir gülümseme, bir göz kırpış...belki 1-2 saniye süren o efsuni anlar hayallerinizin içine işlemiştir. Hiç durmadan hayal edersiniz. bağımlı hale gelirsiniz. Çevrenizdekiler günün meşgalesi dahilinde sizinle konuşmaya çalışırlar, sorular sorarlar ve bir sürü boş laflar. Onları kısa cevaplarla uzaklaştırırsınız, zira tüm bu lakırdıyla sizi büyüsünde yüzdüğünüz hayal dünyasından alıkoyarlar. Tek arzunuz oraya dönmek ve gerçeklikten olabildiğince kopmaktır.
Yediğiniz yemek tatsızdır. Mastrubasyon zevksizdir. içtiğiniz sigara boğazınızı yakar. Hava hep soğuktur. Espriler gülünç değildir. Kimse önemli değildir. Dinlediğiniz şarkıdan kendinize uygun kesitler ararsınız. Bir iki kelime yada bir kısacık melodiyle günler geçirirsiniz, tekrar, tekrar ve tekrar. hiç biri içinizdeki kasıp kavuran fırtınayı yeterince tasvir edemez.
Ufak parçalarla yetinmeyi öğrenmeyi icap ettirir platonik aşk. Bir bakış, onu görebildiğiniz bir kaç dakika ve şanslıysanız onun size seslendiğini duymak...Adınızı onun ağzından işitmek ne muazzamdır!
Bütün gün onu görmeyi beklersiniz. Her yerde onu ararsınız. Adını duyduğunuzda kulak kesilirsiniz. Onu muntazaman beklersiniz. Kalbiniz onu özümsemek, onun içinde var olmak ister. Gözleriniz herkeste onun güzelliğini, yüzündeki detayları arar.
Fakat o ne yazık ki ancak "o" dur. Uzaktır, ulaşılmazdır. Her şeyiyle tam, muhteşem... çevresindeki insanlarla; arkadaşları, sevgilisiyle kendi içinde dönen bir hayatı vardır. Siz ise, mutlaka bu çemberin dışındasınız.
Nasıl biteceğini kestiremezsiniz, prensip olarak biteceğini tahmin etseniz bile buna asla inanamazsınız.
Zira inanmıyorum.
Bitmeyecek.
ve burada bırakıyorum...
5 ay sonra gelen edit: Herşey platonikken güzeldi galiba.
Evet, bir tanımı yoktur bunun. Ancak hislerinizi biraz olsun izletebilirsiniz.
ilk bir iki gün çok güzeldir, nerdeyse mutlusunuzdur hatta. fakat zaman içinde yaşadıklarınız bu ilk anları silmeye başlar. Aynen benim durumumda olduğu gibi ilk günlerin güzel olduğunu hatırlarsınız.
Onun size ilgisizce bahşettiği öylesine bir gülümseme, bir göz kırpış...belki 1-2 saniye süren o efsuni anlar hayallerinizin içine işlemiştir. Hiç durmadan hayal edersiniz. bağımlı hale gelirsiniz. Çevrenizdekiler günün meşgalesi dahilinde sizinle konuşmaya çalışırlar, sorular sorarlar ve bir sürü boş laflar. Onları kısa cevaplarla uzaklaştırırsınız, zira tüm bu lakırdıyla sizi büyüsünde yüzdüğünüz hayal dünyasından alıkoyarlar. Tek arzunuz oraya dönmek ve gerçeklikten olabildiğince kopmaktır.
Yediğiniz yemek tatsızdır. Mastrubasyon zevksizdir. içtiğiniz sigara boğazınızı yakar. Hava hep soğuktur. Espriler gülünç değildir. Kimse önemli değildir. Dinlediğiniz şarkıdan kendinize uygun kesitler ararsınız. Bir iki kelime yada bir kısacık melodiyle günler geçirirsiniz, tekrar, tekrar ve tekrar. hiç biri içinizdeki kasıp kavuran fırtınayı yeterince tasvir edemez.
Ufak parçalarla yetinmeyi öğrenmeyi icap ettirir platonik aşk. Bir bakış, onu görebildiğiniz bir kaç dakika ve şanslıysanız onun size seslendiğini duymak...Adınızı onun ağzından işitmek ne muazzamdır!
Bütün gün onu görmeyi beklersiniz. Her yerde onu ararsınız. Adını duyduğunuzda kulak kesilirsiniz. Onu muntazaman beklersiniz. Kalbiniz onu özümsemek, onun içinde var olmak ister. Gözleriniz herkeste onun güzelliğini, yüzündeki detayları arar.
Fakat o ne yazık ki ancak "o" dur. Uzaktır, ulaşılmazdır. Her şeyiyle tam, muhteşem... çevresindeki insanlarla; arkadaşları, sevgilisiyle kendi içinde dönen bir hayatı vardır. Siz ise, mutlaka bu çemberin dışındasınız.
Nasıl biteceğini kestiremezsiniz, prensip olarak biteceğini tahmin etseniz bile buna asla inanamazsınız.
Zira inanmıyorum.
Bitmeyecek.
ve burada bırakıyorum...
5 ay sonra gelen edit: Herşey platonikken güzeldi galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar