bugün
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- nemlendirici krem19
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- mony tontana birader2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak14
- zorunlu askerlik ve liberteryan itiraz2
- nissan micra kullanan erkek11
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- cinler6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- suavi yle çorba içmeye gitmek2
- israil alpen2
- kedi tırnağı kesmek5
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- nev18
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- disco disco gezen insan8
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- erlik4
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- katatespizartmasi12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- askerde özlenen şeyler8
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- oflamak3
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- çocukluk arkadaşlığı11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- eskileri özlemek3
- mokv yaşıyor mu6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- teleferik6
- şu an ne isterdin14
- from gold from dust34
- bakın ne geldi6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- iri memeler6
Kanaatimce küçülür sözlük ki şöyle olur mesela;
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar