bugün
- iran'ın bahreyn'deki abd donanmasını vurması2
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini9
- chp'nin hali ne olacak33
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- cinsel taciz5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey2
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- yalnızlık4
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- m r e r e c t o20
- en sevdiğiniz müzik türü10
- iran'dan israil'e tehdit3
- koca bulmak5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sedat pekmez24
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- diamond bosphoruss denen yazar22
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- mount and blade ii bannerlord2
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- ilgi manyağı olmak5
- x men2
- gocu27
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- twilight2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- 5 ayda 84.114 suriyeli'nin ülkesine dönmesi2
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- günün şiiri8
- tai lung11
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- zayıflamanın en güzel yanı5
- kayyum kemal8
Kanaatimce küçülür sözlük ki şöyle olur mesela;
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
