bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak13
- merfulu gitmesin kampanyası15
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor12
- kız nick altı meriçleri8
- apoya küfür edince kuduran kürtçü7
- beni seven yazarlar10
- arabayı yavaş süren tipler13
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- öykü serter8
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- hatırladığınız en eski anı7
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- debe'nin nick altı entry dolması7
- gammaz yazarlar lokali5
- sözlük yazarlarının çayları11
- uludağ sözlük için öneriler8
- sanat sepet tayfa5
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi4
- liseden arkadaşlar6
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- gammaz olmayı bir halt sanmak3
- yapay zeka moderatörü5
- bırakın kavgayı maç başlıyor4
- ismet gürbüz5
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- aslan eti2
- cuheyman el uteybi4
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- uludağ sözlük paradoksu2
- 20 ağustosta boşalma davam var4
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- queen feristah9
- tamer karadağlı5
- erkek karısına itaat etmelidir3
- arkadaşlar bu arada ben de gammazım3
- birader beyler birader baylardır2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- online yazarlar neden yazmıyor11
- şarj başlığını ayrı satalım2
- gammazların çok kötü insanlar olması2
- tahsildaroglu peyniri3
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
Kanaatimce küçülür sözlük ki şöyle olur mesela;
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Yeni doğan yada 1 yaşındaki bir bebeği düşünün. Ögrenebilecekleri, farkına varabileceği tatlar o kadar sınırsızdır ki o seviyelerde hayalleri vardır. Fakat o çocuk biraz büyüdükten sonra çevresindekilerin dilini öğrenmeye başlar, konuşur ama Afrika'daki insanların konuştuklarından bir haberdir.
O arabalarla oynamak ister fakat eline silah verirler oynaması için yada matematiğe meraklıdır, eline bir boyama kitabı verirler zaman geçirsin diye. Keman çalmak ister belki duymuştur televizyonda sesini fakat futbol topuyla dışarıda oynamak zorundadır.
Kendisini tamamen farklı biri olarak hayal ediyordur eminim herşeyi yapabilecek kuvveti olduğuna inanarak. Ve evet istediği herşeyi yapabilecek yetiye sahipti. Toplum baskısı yada etrafındaki çevrenin, ailenin yönlendirmesi sonucu itiraz etmeyi bilmeden denileni yapıyordu; tıpkı bir memnun etme makinesi gibi ama o bunun farkında bile değildi. Bunun olmasına izin verenler bile farkında değildi ki o nasıl fark edebilsin. O sadece öğrenmeye hevesli bir çocuktu.
Sonra okul çağları geldi herkesle aynı şeyi yazmaya, okumaya, öğrenmeye mecbur bırakıldı. Yaptığı şeyler çok kolay geliyordu ona. Eve takdir belgesi ile gidiyordu pek bir emek sarfetmeden ve ailesi bisiklet alıyordu başarısından dolayı. Aslında o birşey başarmamıştı kendince böylece alışıyordu fazla emek sarfetmeden ödüllendirilmeye. Arkadaşlar ediniyor ve arkadaşları onu engellemeye başlıyordu; ''Bu böyle olmaz, annem bana böyle dedi'' gibi cümlelerle yaratıcılığının, düşüncelerinin yanlışlarına inandırıldı. Lise çağlarına gelindiğine ise zaten o 10 yıl önceki kişiden eser kalmamıştı. Tamamen farklı birisi olmuştu. Fakat hala üzerinde nedenini anlamadığı bir baskı vardı.Bu yıllarda giyeceklerine, takılarına,dış görünüşüne,saç şekline, karışılıyordu. ''Başkaları şöyle der, bak kimse senin gibi yapıyormu?'' gibi ithamlar duyuyordu. Kimsenin öyle yapmamasının nedeni de zaten tüm toplumun bu sözleri herkese söylemesiydi.
Bir gayret üniversiteye gitmeyi başarmıştı belki özgür düşüncenin olabildiği yerde kendini geliştirebileceğini düşündü. Onca hayal içinden tek kalan insan hayatına yararlı birşeyler geliştirebilmekti. Bu esnada insanların bilinç altında değişimi sevmediğini gördü. Çok zordu birşeyi kabul ettirmek onlara. Savunma mekanizmaları o kadar güçlüydü ki geçmenin imkanı yoktu. ''Bu zamana kadar böyle oldu da bi eksiklik mi oldu?, sana mı kaldı bunu değiştirmek?, senden önce kimse düşünmedi mi bunu?, niye kimse daha önce yapmadı?'' gibi birçok sözle karşılaştı farklı bir şey bulduğunu düşündüğünde. Hayalleri gitgide küçülüyordu. Sonunda kendisi de bir iş yerinde çalışmaya başladı. Aynı olayların benzeri ordaki işleyişi kolaylaştırmak istediğinde başına geldi. Zaten daha önceki tecrübelerinden biliyordu böyle bir olay olabileceğini. Ve kendisi de o çalışma ortamına ayak uydurdu ister istemez. Kendinden o kadar çok ödün vermişti ki. Bir pazar günü nerden aklına geldiyse oturdu çocukluğunu düşündü. O zamanki astronot olma hayalini yada keman çalma isteğini birde şimdiki haline baktı hayali bir evi ve işi olmasıydı. Nerden nereye gelinmişti. Hayalleri o kadar küçülmüştü ki...
işte onun en çok üzüldüğü an da bunu farkettiği andı...
Fakat artık şu sözün doğruluğuna da kesinlikle inanıyordu ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.''
* *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar