bugün
- from gold from dust24
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği12
- arkadaşlar çok sıkıcısınız7
- queen ravenna ifşası15
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- 50 kilo üstü kız tripleri4
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- kolye143
- ioçk'nın ifşası4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- beşiktaş18
- crystal palace8
- ayaklara fısıldayan adam5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- at9
- true'nun çaylak olması5
- fırın sütlaç8
- denenecek çok şey var4
- futbol20
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- avrupa11
- gocu nerede gocu3
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- ümit akdağ3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- akepe dönemi15
- izmirin en güzel semtleri10
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- güney afrika4
- özlemek3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- 40'a doğru yaklaşmak4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- yeşil3
- la loba21
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
mükemmel bir öndeyişe sahip hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biri. çoğu kitabın 500 sayfada veremediğini 166 sayfada fazlasıyla güzel veren bir kitaptır ayrıca.
öndeyiş;
--spoiler--
Bir kervancının getirdiği kitabı eline aldı simyacı. kapağı yoktu kitabın ama gene de yazarın kim olduğunu anladı: Oscar Wilde'dı yazar. Kitabın sayfalarını karıştırırken Narkissos'u anlatan bir öyküye rastladı.
narkissos'un kendi güzelliğini her gün bir gölün sularını seyretmeye giden bu yakışıklı delikanlının efsanesini biliyordu simyacı. bu delikanlı kendi görüntüsüne öyle vurgunmuş ki, günün birinde göle düşüp boğulmuş. onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış, bu çiçeğe nergis adı verilmiş.
ama kendi yazdığı öyküyü böyle bitirmiyordu oscar wilde.
tatlı su gölünün kıyısına gelen orman tanrıçalar oreas'ların onu bir acı gözyaşı kavanozuna dönüşmüş olarak bulduklarını yazıyordu oscar wilde.
- neden ağlıyorsun? diye sormuş oreas'lar.
- narkissos için ağlıyorum, diye yanıtlamış göl.
- ne var bunda şaşılacak, demiş bunun üzerine orman tanrıçaları. bizler ormanlarda boşu boşuna onun peşinde dolaşır dururduk, ama onun güzelliğini yalnızca sen görebilirdin yakından.
- narkissos yakışıklı bir genç miydi? diye sormuş göl.
- bunu senden daha iyi kim bilebilir ki? diye karşılık vermiş iyice şaşıran oreas'lar. her gün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu.
göl bir süre sessiz kalmış. sonra şöyle konuşmuş:
- narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.
- işte çok güzel bir hikaye, dedi simyacı.
--spoiler--
öndeyiş;
--spoiler--
Bir kervancının getirdiği kitabı eline aldı simyacı. kapağı yoktu kitabın ama gene de yazarın kim olduğunu anladı: Oscar Wilde'dı yazar. Kitabın sayfalarını karıştırırken Narkissos'u anlatan bir öyküye rastladı.
narkissos'un kendi güzelliğini her gün bir gölün sularını seyretmeye giden bu yakışıklı delikanlının efsanesini biliyordu simyacı. bu delikanlı kendi görüntüsüne öyle vurgunmuş ki, günün birinde göle düşüp boğulmuş. onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış, bu çiçeğe nergis adı verilmiş.
ama kendi yazdığı öyküyü böyle bitirmiyordu oscar wilde.
tatlı su gölünün kıyısına gelen orman tanrıçalar oreas'ların onu bir acı gözyaşı kavanozuna dönüşmüş olarak bulduklarını yazıyordu oscar wilde.
- neden ağlıyorsun? diye sormuş oreas'lar.
- narkissos için ağlıyorum, diye yanıtlamış göl.
- ne var bunda şaşılacak, demiş bunun üzerine orman tanrıçaları. bizler ormanlarda boşu boşuna onun peşinde dolaşır dururduk, ama onun güzelliğini yalnızca sen görebilirdin yakından.
- narkissos yakışıklı bir genç miydi? diye sormuş göl.
- bunu senden daha iyi kim bilebilir ki? diye karşılık vermiş iyice şaşıran oreas'lar. her gün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu.
göl bir süre sessiz kalmış. sonra şöyle konuşmuş:
- narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.
- işte çok güzel bir hikaye, dedi simyacı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar