bugün
- yaşar dinleyen erkek6
- gocu kaç yaşında7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri18
- gocu34
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak5
- muhafazakar eşcinsel4
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek3
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- avm gezme kültürü4
- tissot la loche4
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- kahvaltı9
- nakit para taşımamak2
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- sanane demek yanlıştır4
- sinirlenince yaptığınız şeyler2
- avi 8 spitfire2
- yeni parti tüzüğü4
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- flört uygulamasında eşleşme algoritması2
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- çorapla uyuyan erkek3
- ona bir şey söyle9
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- güne bir ayrılık şarkısı bırak2
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- ekmeği eliyle değil bıçakla bölen erkek2
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- güne bir tespit bırak2
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak2
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- terörist mecliste konuşma mı yapar3
- boyumun 2 cm kısalması22
- yazarların kötü oldukları konular3
- şarjın yüzde seksen altıya düşmesi2
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek2
- kese kağıdında kalan simit susamları4
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- uyudun mu mesajı14
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası21
- yedi numara3
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak3
öncelikle mühendislik okuyan biri olarak, -şu nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri teknoloji dalgası- izledim bu filmi sonrada bir türk genci olarak.
filmdeki diyologlardan birini söylerek incelemeye başlasak fena olmaz sanırım. "bu ülkedeki hiçbir başarı cezasız kalmaz."
filmi izleyince belki biz bile soruyoruz kendimize, kendimizi bu kadar küçük görmemizin sebepleri neler? aslında bu ülkede insanlar kendilerini küçük görmeye hevesli olmasalarda küçük görmelerine ihtiyaç duyan o kadar kişi var ki! atatürk'ün kişiliğine bakıldığında ne faşist ne ırkçı ne de kendi halkını yok yere pohpohlayan bir yapıda olduğunu net olarak görülebilir. onun türk halkına söylediği bazı özlü sözlerin amacı aragaz da değil. türk halkının kendine olan güvenini aşılaması. kafasını kaldırıp ben de yapabilirim diyebilmesi belki de. ama bununla birlikte gerçekçi olarak, idealist olarak.
o dönemin yönetiminde gerçekleşen bu yönetim içi rekabetler sürüce farklı düşüncelerin bir araya gelmesi,kişisel hırslar gibi tonla etken var bu projenin gerçekleşmemesi adına ancak şimdi sanki farklı mı? ya da 15 sene önce farklı mıydı? filmdeki büfeciyi hatırlatırım kafaya yerleşmiş olan bu yabancı kalemi bu türk malı düşüncesinin nedeni nedir? bu halkın kafasına yıllarca süregelen yönetim uygulamalarının sonucu değilde nedir?
ancak böyle bir girişimin baltalanması bu ülkede köy enstitülerinin baltalanması yanında tabii ki ufacık kalır ama demek istediğim bunun gerçekleşebildiği bir ülkede çiftçinin gelişmemesi için varını yoğunu ortaya kayan bir ülkede hiçbir zaman gidipte mühendisin gelişmesi kalkınması dolayısıyla ülkenin kalkınması istenmeyecektir. neden istensindir ki? bilinçli halk ve toplum bilinçli ve kültürlü liderler ister, bilinçli yönetilmek ister ve her şeyi sorgular. sorgulamak dinimizce yasak olduğundan hükümetleri de sorgulamak yasaktır bu kadar basit işte.
o zaman otomobil alanındaki bu olay şimdi ise ileri teknolojilerde ya da başka alanlarda gerçekleşmiyor mu sanki? makine yok, cihaz yok, burada maliyet daha yüksek vs. vs. ileri görüşlülük bizim bugüne kadar süregelen herhangi bir yönetim kadrosunda olmadı, bundan sonra da olabilmesi için çok daha büyük gayret gerek. her geçen gün bağlanmanın dozajı artıyor çünkü.
bu filmin bir karesinde öpüşme, bacak, baldır, ya da ustalar ve mühendisler daha gerçekçi ve komik olsunlar diye ana avrat salladıkları bir küfür yok. benim gözümde şu ana kadar izlediğim en harika türk filmidir. yapanın da, yazanın da, yönetenin de, oynayanın da ellerine sağlık.
son zamanlarda stajlara gittiğimde fabrikalarda hapsolan mühendisleri görünce insanın kaçası geliyor. içlerinde zaten çoğu halinden memnundur eminim ama (yan gelip yatma konusunda) oralara kısılıp kaldıklarını düşünenler için çok zor. insan mühendis olarak çok daha bir şeyler değiştirebilmek, başarmak isterken kağıt doldurmakla geçiyor ömrü. hani deniyor ya filmde de "inanmaları başarmalarından daha kötü" diye. bizlerin inanacağı bir şey yok ki? neyin uğruna bir mühendis kalkıp savaş versin? elindeki üç beş şirket işlem sürecinin bile dışına çıkamayan bir mühendis ne konuda atılım yapsın?
ya yaparsak, demeyi ve bazı şeyleri değiştirebilmek için yüreklerimizde bütün halkımız olarak cesaret tohumlarını ekmek ümidiyle.
filmdeki diyologlardan birini söylerek incelemeye başlasak fena olmaz sanırım. "bu ülkedeki hiçbir başarı cezasız kalmaz."
filmi izleyince belki biz bile soruyoruz kendimize, kendimizi bu kadar küçük görmemizin sebepleri neler? aslında bu ülkede insanlar kendilerini küçük görmeye hevesli olmasalarda küçük görmelerine ihtiyaç duyan o kadar kişi var ki! atatürk'ün kişiliğine bakıldığında ne faşist ne ırkçı ne de kendi halkını yok yere pohpohlayan bir yapıda olduğunu net olarak görülebilir. onun türk halkına söylediği bazı özlü sözlerin amacı aragaz da değil. türk halkının kendine olan güvenini aşılaması. kafasını kaldırıp ben de yapabilirim diyebilmesi belki de. ama bununla birlikte gerçekçi olarak, idealist olarak.
o dönemin yönetiminde gerçekleşen bu yönetim içi rekabetler sürüce farklı düşüncelerin bir araya gelmesi,kişisel hırslar gibi tonla etken var bu projenin gerçekleşmemesi adına ancak şimdi sanki farklı mı? ya da 15 sene önce farklı mıydı? filmdeki büfeciyi hatırlatırım kafaya yerleşmiş olan bu yabancı kalemi bu türk malı düşüncesinin nedeni nedir? bu halkın kafasına yıllarca süregelen yönetim uygulamalarının sonucu değilde nedir?
ancak böyle bir girişimin baltalanması bu ülkede köy enstitülerinin baltalanması yanında tabii ki ufacık kalır ama demek istediğim bunun gerçekleşebildiği bir ülkede çiftçinin gelişmemesi için varını yoğunu ortaya kayan bir ülkede hiçbir zaman gidipte mühendisin gelişmesi kalkınması dolayısıyla ülkenin kalkınması istenmeyecektir. neden istensindir ki? bilinçli halk ve toplum bilinçli ve kültürlü liderler ister, bilinçli yönetilmek ister ve her şeyi sorgular. sorgulamak dinimizce yasak olduğundan hükümetleri de sorgulamak yasaktır bu kadar basit işte.
o zaman otomobil alanındaki bu olay şimdi ise ileri teknolojilerde ya da başka alanlarda gerçekleşmiyor mu sanki? makine yok, cihaz yok, burada maliyet daha yüksek vs. vs. ileri görüşlülük bizim bugüne kadar süregelen herhangi bir yönetim kadrosunda olmadı, bundan sonra da olabilmesi için çok daha büyük gayret gerek. her geçen gün bağlanmanın dozajı artıyor çünkü.
bu filmin bir karesinde öpüşme, bacak, baldır, ya da ustalar ve mühendisler daha gerçekçi ve komik olsunlar diye ana avrat salladıkları bir küfür yok. benim gözümde şu ana kadar izlediğim en harika türk filmidir. yapanın da, yazanın da, yönetenin de, oynayanın da ellerine sağlık.
son zamanlarda stajlara gittiğimde fabrikalarda hapsolan mühendisleri görünce insanın kaçası geliyor. içlerinde zaten çoğu halinden memnundur eminim ama (yan gelip yatma konusunda) oralara kısılıp kaldıklarını düşünenler için çok zor. insan mühendis olarak çok daha bir şeyler değiştirebilmek, başarmak isterken kağıt doldurmakla geçiyor ömrü. hani deniyor ya filmde de "inanmaları başarmalarından daha kötü" diye. bizlerin inanacağı bir şey yok ki? neyin uğruna bir mühendis kalkıp savaş versin? elindeki üç beş şirket işlem sürecinin bile dışına çıkamayan bir mühendis ne konuda atılım yapsın?
ya yaparsak, demeyi ve bazı şeyleri değiştirebilmek için yüreklerimizde bütün halkımız olarak cesaret tohumlarını ekmek ümidiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar