bugün
- teomancalmasur23
- ukrayna rusya belarus kadınları5
- true mi döver gocu mu5
- kim cha eon6
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- yeni parti7
- halloween kutlamayı yasaklamak5
- türk solu14
- jeffrey epstein9
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması4
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- türkiyeliyim ve mutluyum15
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması3
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- yemen3
- ak partiyi savunan dayılar10
- tarih dizileri6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın17
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- eti form kepekli bisküvi2
- nervio12
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- simko35
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- herzevekil4
- motorun yatak sarması6
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- üçler yediler kırklar11
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- pipisiyle düşünenler buraya2
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- mısıroğlunu ciddiye almak2
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- insan doğuştan iyi midir17
- sikiyi mikiyi gırarsın2
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz2
- patrick stewart5
- fenerin yeni hocası kim olacak6
öncelikle mühendislik okuyan biri olarak, -şu nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri teknoloji dalgası- izledim bu filmi sonrada bir türk genci olarak.
filmdeki diyologlardan birini söylerek incelemeye başlasak fena olmaz sanırım. "bu ülkedeki hiçbir başarı cezasız kalmaz."
filmi izleyince belki biz bile soruyoruz kendimize, kendimizi bu kadar küçük görmemizin sebepleri neler? aslında bu ülkede insanlar kendilerini küçük görmeye hevesli olmasalarda küçük görmelerine ihtiyaç duyan o kadar kişi var ki! atatürk'ün kişiliğine bakıldığında ne faşist ne ırkçı ne de kendi halkını yok yere pohpohlayan bir yapıda olduğunu net olarak görülebilir. onun türk halkına söylediği bazı özlü sözlerin amacı aragaz da değil. türk halkının kendine olan güvenini aşılaması. kafasını kaldırıp ben de yapabilirim diyebilmesi belki de. ama bununla birlikte gerçekçi olarak, idealist olarak.
o dönemin yönetiminde gerçekleşen bu yönetim içi rekabetler sürüce farklı düşüncelerin bir araya gelmesi,kişisel hırslar gibi tonla etken var bu projenin gerçekleşmemesi adına ancak şimdi sanki farklı mı? ya da 15 sene önce farklı mıydı? filmdeki büfeciyi hatırlatırım kafaya yerleşmiş olan bu yabancı kalemi bu türk malı düşüncesinin nedeni nedir? bu halkın kafasına yıllarca süregelen yönetim uygulamalarının sonucu değilde nedir?
ancak böyle bir girişimin baltalanması bu ülkede köy enstitülerinin baltalanması yanında tabii ki ufacık kalır ama demek istediğim bunun gerçekleşebildiği bir ülkede çiftçinin gelişmemesi için varını yoğunu ortaya kayan bir ülkede hiçbir zaman gidipte mühendisin gelişmesi kalkınması dolayısıyla ülkenin kalkınması istenmeyecektir. neden istensindir ki? bilinçli halk ve toplum bilinçli ve kültürlü liderler ister, bilinçli yönetilmek ister ve her şeyi sorgular. sorgulamak dinimizce yasak olduğundan hükümetleri de sorgulamak yasaktır bu kadar basit işte.
o zaman otomobil alanındaki bu olay şimdi ise ileri teknolojilerde ya da başka alanlarda gerçekleşmiyor mu sanki? makine yok, cihaz yok, burada maliyet daha yüksek vs. vs. ileri görüşlülük bizim bugüne kadar süregelen herhangi bir yönetim kadrosunda olmadı, bundan sonra da olabilmesi için çok daha büyük gayret gerek. her geçen gün bağlanmanın dozajı artıyor çünkü.
bu filmin bir karesinde öpüşme, bacak, baldır, ya da ustalar ve mühendisler daha gerçekçi ve komik olsunlar diye ana avrat salladıkları bir küfür yok. benim gözümde şu ana kadar izlediğim en harika türk filmidir. yapanın da, yazanın da, yönetenin de, oynayanın da ellerine sağlık.
son zamanlarda stajlara gittiğimde fabrikalarda hapsolan mühendisleri görünce insanın kaçası geliyor. içlerinde zaten çoğu halinden memnundur eminim ama (yan gelip yatma konusunda) oralara kısılıp kaldıklarını düşünenler için çok zor. insan mühendis olarak çok daha bir şeyler değiştirebilmek, başarmak isterken kağıt doldurmakla geçiyor ömrü. hani deniyor ya filmde de "inanmaları başarmalarından daha kötü" diye. bizlerin inanacağı bir şey yok ki? neyin uğruna bir mühendis kalkıp savaş versin? elindeki üç beş şirket işlem sürecinin bile dışına çıkamayan bir mühendis ne konuda atılım yapsın?
ya yaparsak, demeyi ve bazı şeyleri değiştirebilmek için yüreklerimizde bütün halkımız olarak cesaret tohumlarını ekmek ümidiyle.
filmdeki diyologlardan birini söylerek incelemeye başlasak fena olmaz sanırım. "bu ülkedeki hiçbir başarı cezasız kalmaz."
filmi izleyince belki biz bile soruyoruz kendimize, kendimizi bu kadar küçük görmemizin sebepleri neler? aslında bu ülkede insanlar kendilerini küçük görmeye hevesli olmasalarda küçük görmelerine ihtiyaç duyan o kadar kişi var ki! atatürk'ün kişiliğine bakıldığında ne faşist ne ırkçı ne de kendi halkını yok yere pohpohlayan bir yapıda olduğunu net olarak görülebilir. onun türk halkına söylediği bazı özlü sözlerin amacı aragaz da değil. türk halkının kendine olan güvenini aşılaması. kafasını kaldırıp ben de yapabilirim diyebilmesi belki de. ama bununla birlikte gerçekçi olarak, idealist olarak.
o dönemin yönetiminde gerçekleşen bu yönetim içi rekabetler sürüce farklı düşüncelerin bir araya gelmesi,kişisel hırslar gibi tonla etken var bu projenin gerçekleşmemesi adına ancak şimdi sanki farklı mı? ya da 15 sene önce farklı mıydı? filmdeki büfeciyi hatırlatırım kafaya yerleşmiş olan bu yabancı kalemi bu türk malı düşüncesinin nedeni nedir? bu halkın kafasına yıllarca süregelen yönetim uygulamalarının sonucu değilde nedir?
ancak böyle bir girişimin baltalanması bu ülkede köy enstitülerinin baltalanması yanında tabii ki ufacık kalır ama demek istediğim bunun gerçekleşebildiği bir ülkede çiftçinin gelişmemesi için varını yoğunu ortaya kayan bir ülkede hiçbir zaman gidipte mühendisin gelişmesi kalkınması dolayısıyla ülkenin kalkınması istenmeyecektir. neden istensindir ki? bilinçli halk ve toplum bilinçli ve kültürlü liderler ister, bilinçli yönetilmek ister ve her şeyi sorgular. sorgulamak dinimizce yasak olduğundan hükümetleri de sorgulamak yasaktır bu kadar basit işte.
o zaman otomobil alanındaki bu olay şimdi ise ileri teknolojilerde ya da başka alanlarda gerçekleşmiyor mu sanki? makine yok, cihaz yok, burada maliyet daha yüksek vs. vs. ileri görüşlülük bizim bugüne kadar süregelen herhangi bir yönetim kadrosunda olmadı, bundan sonra da olabilmesi için çok daha büyük gayret gerek. her geçen gün bağlanmanın dozajı artıyor çünkü.
bu filmin bir karesinde öpüşme, bacak, baldır, ya da ustalar ve mühendisler daha gerçekçi ve komik olsunlar diye ana avrat salladıkları bir küfür yok. benim gözümde şu ana kadar izlediğim en harika türk filmidir. yapanın da, yazanın da, yönetenin de, oynayanın da ellerine sağlık.
son zamanlarda stajlara gittiğimde fabrikalarda hapsolan mühendisleri görünce insanın kaçası geliyor. içlerinde zaten çoğu halinden memnundur eminim ama (yan gelip yatma konusunda) oralara kısılıp kaldıklarını düşünenler için çok zor. insan mühendis olarak çok daha bir şeyler değiştirebilmek, başarmak isterken kağıt doldurmakla geçiyor ömrü. hani deniyor ya filmde de "inanmaları başarmalarından daha kötü" diye. bizlerin inanacağı bir şey yok ki? neyin uğruna bir mühendis kalkıp savaş versin? elindeki üç beş şirket işlem sürecinin bile dışına çıkamayan bir mühendis ne konuda atılım yapsın?
ya yaparsak, demeyi ve bazı şeyleri değiştirebilmek için yüreklerimizde bütün halkımız olarak cesaret tohumlarını ekmek ümidiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar