bugün

stefan george

alman edebiyatının ünlü şairlerindenn olan gerorge alman edebiyatında ''sanat için sanaT'' anlayışını getiren kişidir. aslına bakılırsa ne bir burjuva ne de bir proleter'dir her ikisini arasında birşeydir. dile olan kabiliyeti yedi dili bilmesinde gösterilir. paris bir dönüm noktası olmakla birlikte;şiir tekniğine dair bilgilerin de orada olgunlaştığını belirtmiştir. dile dair yeteneği george'de şiirde kulağa hoş gelen alanmsız kelimeler yaratma edimini de beslemiştir.

bunların yanında george'nin edebiyatında hem antikitenin hem de hristiyanlığın izleri görülür.. antikiteden: ''cinsiyet dışı sevgi eğilimi''nde hristiyanlık açısında ise sevdiklerine dair ''tanrılaştırılmış insan tasavvuru''nda ortaya çıkar.[şiirlerinde kilise ayinlerinin havası da sezilmektedir bunu da edebiyatçılar çocukluğundaki gittiği ayinlerin etkisine bağlamaktadır.] daha sonra bu düşünüş şekli bir vahiy anlayışı ile bağlanacak ve bu da george'yi dostlarındna uzaklaştıracaktır.

bununla birlikte katolik hiyerarşi açısından bakıldığında-salt bir manevi düzenin hakimiyeti- etkilendiği nokta da ''führer ideali'' fikrinde kendisini gösterir. bu durum yıkıntı edebiyatı döneminde george'yi hitlere bağlama konusunda tehlikeye düşürecektir.
© copyright 2005 - 2026