bugün
- kolye140
- rüzgar11
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kuş5
- var olmak için ne yaptınız12
- gece gece sinirlenmek4
- rüzgar türbini2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- mavi4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- billie eilish'in memeleri7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fil9
- tabiat4
- at6
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- flamingo3
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- kaplan17
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- brezilya7
- z kusagi4
- sevgili nedir7
- kötüyü alaşağı etmek4
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- anın görüntüsü22
- bileklik19
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- pıtı atma4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- yol5
- yogartiksen39
- ankara8
- erken ölüm2
- elma5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- galatasaray19
söz konusu "yağma" savaş sonrası "alanda" ya da fetih sonrası "şehirde" yapılansa, osmanlı'ya mahsusmuş gibi gösterilmesini anlayamadığımız durumdur bu. garip bir tanımlamadır. sanki osmanlı imparatorluğu'nun dört bir yanda at sürdüğü dönemdeki diğer devletlerin hepsi bu işi yapmıyordu gibi...
arkadaşlar, bir kere şu konuda anlaşalım. ortaçağ ve hatta yeniçağ'ın sonlarına kadar savaş sonrası "yağma" gayet normal, olağan ve savaşın kazanan tarafı için oldukça "meşru" bir uygulamadır. siz hiçbir askeri orda babanızın hayrına savaştıramazssınız. yağma denen şey, osmanlı'dan avrupa devletlerine, fars'tan arabistan çöllerine her yerde olmuştur. hangi dinden, topluluktan olursa olsun yağma, savaş sonrası için beklenen-olması gereken bir uygulamadır. fatih, istanbul'un fethinden sonra şehrin 3 gün yağmalanmasına müsaade etmiştir. bu orada savaşan askerin o dönem şartları açısından "hakkı" olarak algılanmaktadır yani. bu işin dini-dili yoktur. yani demem o ki, olayın acımasızlıkla, gaddarlıkla yok efendim barbarlıkla falan ilgisi yok.
arkadaşlar, bir kere şu konuda anlaşalım. ortaçağ ve hatta yeniçağ'ın sonlarına kadar savaş sonrası "yağma" gayet normal, olağan ve savaşın kazanan tarafı için oldukça "meşru" bir uygulamadır. siz hiçbir askeri orda babanızın hayrına savaştıramazssınız. yağma denen şey, osmanlı'dan avrupa devletlerine, fars'tan arabistan çöllerine her yerde olmuştur. hangi dinden, topluluktan olursa olsun yağma, savaş sonrası için beklenen-olması gereken bir uygulamadır. fatih, istanbul'un fethinden sonra şehrin 3 gün yağmalanmasına müsaade etmiştir. bu orada savaşan askerin o dönem şartları açısından "hakkı" olarak algılanmaktadır yani. bu işin dini-dili yoktur. yani demem o ki, olayın acımasızlıkla, gaddarlıkla yok efendim barbarlıkla falan ilgisi yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar