bugün
- tai lung32
- aç yatıyorum5
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi26
- nathan ake4
- günün şiiri14
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu12
- kadınların çok açık giyinmesinden rahatsız olmak2
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke17
- öyle bi huzursuzluk ki sadece müzik dindirebiliyor2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı4
- yaz yemeği2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- öğrenciye diplomasını vermeyen akademisyen2
- vurduranlar klübü6
- hz davud3
- deniz göktaş27
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip3
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- cehennem korkusu12
- 9 budist rahibi arabayla biçen 11 yaşındaki sürücü2
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- izmirin ve eskişehirin çok yanlış yollara sapması3
- bayramdan bayrama namaz kılan dangalak2
- sevişilen en ilginç yer6
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- sözlükte flörtleşmek22
- pandela44
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu11
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- biraderikos6
- ölü balık eli7
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- kardeş7
- bik bik abla vs vurduranlar4
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- geliyorum diyen kız5
- bodrum katlar yandı2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- mesajlara geç cevap veren kız5
- hardcore ne demek sorunsalı7
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- penisden kot pantolunun belli olması3
----spoiler--
Bazı yerlerinde güldüğüm!, bazı yerlerinde takdir ettiğim (son sahnesinde) korku filmidir. Ama hiç korkmadığımı üzülerek söylemeliyim. Yani korkutucu bir korku filmi olamamış! isminin ve reklamının hakkını verememiş.
Söylediğim gibi bazı sahneler hakikaten gülünç ve klişeydi. Mesela Bu filmde de "inanmam da inanmam" diyen bir adam var. Sonradan sesi çıkmasa da kızın sevgilisi bu rolü üstlendiğinde çok sinir bozucu olmakta. El fenerinin çalışmaması, mezar taşının direkt olarak kızın kafasına devrilmesi, bir çok sahnede klişe kamera tekniklerini kullanarak ani hareketlerle seyirciyi korkutmaya çalışmaları, yaşlı teyzemizin 50 kere başroldeki chris ablamızın ağzına kusması, kızın ağzına girmeyen şeyin kalmaması! Hiç olmamış.
Filmde takdir ettiğim birkaç nokta var. Mesela birçok amerikan korku filminde kullanılan erotizm bu filmde pek kullanılmamış. En azından filmin sonundaki eteğin açılması sahnesini ve onun öncesindeki yağmurlu mezarlık sahnesinde ıslanan tişört ile gördüğümüz göğüsleri saymazsak kullanılmamış diyebiliriz. Yani başrol kadın oyuncusunun(Alison Lohman) göğüsleri bu film'de gözümüze sokulmuyor.
Film klişelerle dolu olmasına rağmen filmi izlerken çok da sıkılmadım ama son dönem korku filmlerindeki iğrendirme taktiği sebebiyle middem bulandı diyebilirim. Yani yaşlı teyzemiz bu kadar iğrenç olmak zorunda değildi. Ayrıca şu medyum kadın (Sylvia Ganush) rolünü pek oynayabilmiş diyemem. Keçi kurban edecekleri sahnede opera söylüyormuş gibi geldi bana! muhtemelen kamera arkasında kopmuşlardır! Bir de şu esmer medyum abimizi lost'daki sayid'e benzettim bayağı. Lamia büyüsünü duyunca da üvey babanın "lamia" diye bağırması aklıma geldi.
Ayrıca bir de Christine Brown'a değinmek istiyorum. Filmde herkes bu kızın iyi olduğunu düşünmekte ama ben bu konuda şüpheliyim. Yani kız pek de iyi biri değil. En azından kendini! ve mevki hırsını herşeyin önünde tutmakta. Mesela filmin başında mevkiyi kazanmak için yaşlı kadına ek süre vermiyor. Üstelik kadının yalvarmasına rağmen vermiyor. Bununla da bitmiyor. Hayvansever olduğunu söylemesine rağmen çok sevdiği kedisini bıçaklayıp keçiyi kurban etmelerine ses çıkarmıyor. Hadi keçiyi anladık da kendi kedisini niye defalarca bıçaklayarak katletti orasını anlayamadım(yoksa kız gerçekten deli mi?). hayvan sevgisine hayran kaldım doğrusu. Filmin sonlarına doğru iyi bir kız olmakta ama. Müdür yardımcılığındaki rakibi olan şerefsiz adama bile lanetli düğmeyi vermemesinden bunu çıkardım.
Ayrıca filmin son sahnesi aynı zamanda filmin en güzel sahnesiydi. Gerçekten çok güzel yapmışlar. Kısacası film korku olarak vasat düzeyde. Korkmak için izleyecekseniz izlemeseniz de olur.
--spoiler----
Bazı yerlerinde güldüğüm!, bazı yerlerinde takdir ettiğim (son sahnesinde) korku filmidir. Ama hiç korkmadığımı üzülerek söylemeliyim. Yani korkutucu bir korku filmi olamamış! isminin ve reklamının hakkını verememiş.
Söylediğim gibi bazı sahneler hakikaten gülünç ve klişeydi. Mesela Bu filmde de "inanmam da inanmam" diyen bir adam var. Sonradan sesi çıkmasa da kızın sevgilisi bu rolü üstlendiğinde çok sinir bozucu olmakta. El fenerinin çalışmaması, mezar taşının direkt olarak kızın kafasına devrilmesi, bir çok sahnede klişe kamera tekniklerini kullanarak ani hareketlerle seyirciyi korkutmaya çalışmaları, yaşlı teyzemizin 50 kere başroldeki chris ablamızın ağzına kusması, kızın ağzına girmeyen şeyin kalmaması! Hiç olmamış.
Filmde takdir ettiğim birkaç nokta var. Mesela birçok amerikan korku filminde kullanılan erotizm bu filmde pek kullanılmamış. En azından filmin sonundaki eteğin açılması sahnesini ve onun öncesindeki yağmurlu mezarlık sahnesinde ıslanan tişört ile gördüğümüz göğüsleri saymazsak kullanılmamış diyebiliriz. Yani başrol kadın oyuncusunun(Alison Lohman) göğüsleri bu film'de gözümüze sokulmuyor.
Film klişelerle dolu olmasına rağmen filmi izlerken çok da sıkılmadım ama son dönem korku filmlerindeki iğrendirme taktiği sebebiyle middem bulandı diyebilirim. Yani yaşlı teyzemiz bu kadar iğrenç olmak zorunda değildi. Ayrıca şu medyum kadın (Sylvia Ganush) rolünü pek oynayabilmiş diyemem. Keçi kurban edecekleri sahnede opera söylüyormuş gibi geldi bana! muhtemelen kamera arkasında kopmuşlardır! Bir de şu esmer medyum abimizi lost'daki sayid'e benzettim bayağı. Lamia büyüsünü duyunca da üvey babanın "lamia" diye bağırması aklıma geldi.
Ayrıca bir de Christine Brown'a değinmek istiyorum. Filmde herkes bu kızın iyi olduğunu düşünmekte ama ben bu konuda şüpheliyim. Yani kız pek de iyi biri değil. En azından kendini! ve mevki hırsını herşeyin önünde tutmakta. Mesela filmin başında mevkiyi kazanmak için yaşlı kadına ek süre vermiyor. Üstelik kadının yalvarmasına rağmen vermiyor. Bununla da bitmiyor. Hayvansever olduğunu söylemesine rağmen çok sevdiği kedisini bıçaklayıp keçiyi kurban etmelerine ses çıkarmıyor. Hadi keçiyi anladık da kendi kedisini niye defalarca bıçaklayarak katletti orasını anlayamadım(yoksa kız gerçekten deli mi?). hayvan sevgisine hayran kaldım doğrusu. Filmin sonlarına doğru iyi bir kız olmakta ama. Müdür yardımcılığındaki rakibi olan şerefsiz adama bile lanetli düğmeyi vermemesinden bunu çıkardım.
Ayrıca filmin son sahnesi aynı zamanda filmin en güzel sahnesiydi. Gerçekten çok güzel yapmışlar. Kısacası film korku olarak vasat düzeyde. Korkmak için izleyecekseniz izlemeseniz de olur.
--spoiler----
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar