bugün
- sen farklısın diyen erkek18
- sözlük ablası13
- osmanlı dönemiyle gurur duymak6
- beni seviyor musun sözlük12
- ağlıyorum sözlük7
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması4
- kant'ın ahlak felsefesinde niyetin önemi2
- fon skandalı yasa teklifinin komisyonda kabulü3
- 623 000 bin asker kaçağı12
- said nursi denilince akla gelen şeyler18
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- dünyanın altı günde yaratılması5
- wtfadamim2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- deccal'in gelişinin alametleri2
- ikinci kez sünnet olmak11
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- iltica23
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- ayrıldık36
- abd israil vs türkiye farkı18
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- gün 40 saat olsaydı7
- queen ravenna ve gücü7
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek6
- napıyosun bakiyim gece gece7
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- istanbul mahvoldu19
- 30 yaş üstü erkeklerin patatese dönmes2
- affedersiniz ama kartoncu12
- dündar ziya gültekin9
- beşiktaş6
- aquila bicipite5
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- game of thrones taki kerhaneci12
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- queen ravenna hanım10
- fenerbahçeli yazarlar19
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- annenin tüm gün trt haber seyretmesi4
- cevheri güven9
"DUYGULAR ANCAK BU KADAR GÜZEL ANLATILIR........
aynı fikirde oldugum icin sizlerle de paylasmak istedim. Anne olmak baska birsey tarifsiz bir duygu.................
Kanaltürk yazarı Melike ilgün'ün yazısı,
Hangi vatan sağolsun?
Pamuklara sarıp yetiştirdin çocuğunu. Bebekken geceleri kalkıp ayakucunda nefesini yokladın, içinde her anne gibi hep bir garip korku, ya ölürse ...
Önce okul kapısında bekledin, sonra "arkadaşlarım dalga geçiyor" dedi, pencere önünde gözledin dönüşünü... 5 dakika gecikse ruhun sıkıldı hep, araba mı çarptı, biri mi sataştı, düştü dizi mi yarıldı.
Sonra büyüdü, "aman okusun" dedin, binbir zorlukla bir üniversiteye girdi, hiç bir şeyini eksik etmedin. Evde, malda, mülkte değildi gözün. Yemedin yedirdin, giymedin giydirdin. Oğlunu üç kuruş "helal" maaşınla adam ettin.
Ve birgün askerlik geldi dayandı kapıya... Senin gibilerin evladı nerelere giderse o da oralara gitti. Otobüs terminalinde arkadaşları " En büyük
asker bizim asker" diye omuzlarına aldığında bile için titredi. "Aman düşeceksin oğlum, bir yerin incinecek, aman oğlum" O nöbetteyse sen de nöbette, operasyondaysa tetikdeydin. Bebekken nasıl dinliyorsan öyle dinledin nefesini kilometrelerce öteden. içinde hep bir garip korku, ya ölürse...
Bir Eylül günü kara haberi geldi oğlunun subaylar eşliğinde. Sonra kameralar yığıldı kapının önüne.. Haberi duyan geldi, duyan geldi... Ertesi gün cenazede tanıdığın, tanımadığın bir sürü insanın önünde, için taş kesmiş, damarların koparılmışken, son bir kez saramadığın oğlunu buz gibi çerçevelenmiş bir resimde arıyorken, herkes senden aynı iki kelimeyi bekledi. Sen demedin, diyemedin, "vatan sağolsun" diye.... "Hakkımı helal
etmiyorum" diye haykırdın, "etmiyorum, hakkımı helal etmiyorum" Hakkını helal etmediğin kendi çocukları Amerika'da okurken seninkini ateşe
atanlardı. Hakkını helal etmediğin senin oğlun çelik yeleksiz kimin eliyle beslendiği belli düşmana koşarken, uğruna savaşılan vatan toprağını pazarlıkla satanlardı. Hakkını helal etmediğin "haram" yiyip "helal" üzerinden politika yapanlardı. Şimdi "Vatan sağolsun" demeni bekliyorlar senden. Yarın Lübnan'da muhtemelen üzerinde made in USA yazan bir kurşunla "yanlışlıkla" öldürülen bir başka evladın annesinden de aynı şeyi bekleyecekler. Sen oğlunun hasretinden bayram sabahları şehitlikteki taş mermerleri severken, onlar havaalanında Amerika'dan dönen oğullarını bekleyecekler. Akşam haberlerinde onların oğullarının açtığı pastörize yumurta fabrikalarını göreceksin. Onların oğulları Amerikan bankalarında çalışacak. Onların oğullarının yaptığı ölümlü trafik kazaları usta ellerce örtbas edilecek. Sen hergün taş keseceksin, biraz daha, biraz daha...
Analar uyanıyor, anaların isyanından korkun beyler. Siz ki hak üzerinden politika yaparsınız hep, anaların haklarını helal etmemesinden korkun, hiçbirşeyden korkmadığınz kadar.
Çünkü artık inanmıyorlar size. Sizin vatan bildiğinizle onların vatan bildiği aynı değil, biliyorlar. Ve artık yüksek sesle soruyorlar. Hangi vatan sağolsun, sizinki mi, bizimki mi? Siz ki kanundan, kuraldan, halktan, haramdan korkmazsınız. Ama anaların isyanından korkun. Onlar ki Riksos Otel'de bir gecelik konaklamanın bir çelik yelekten daha pahalı olduğunu bilirler. Teşvikiye Camii'nden hiç şehit cenazesi çıkmadığını bildikleri gibi...
Onlar ki Lübnan'a neden asker göndermek istediğinizi de bilirler, vatana ihanetin ne olduğunu bildikleri gibi....
Onlar ki sıksan şüheda fışkıracak toprak için yıllarca oğullarını başlarına kına yakıp yolladılar askere. Artık "vatan sağolsun" diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır." *
aynı fikirde oldugum icin sizlerle de paylasmak istedim. Anne olmak baska birsey tarifsiz bir duygu.................
Kanaltürk yazarı Melike ilgün'ün yazısı,
Hangi vatan sağolsun?
Pamuklara sarıp yetiştirdin çocuğunu. Bebekken geceleri kalkıp ayakucunda nefesini yokladın, içinde her anne gibi hep bir garip korku, ya ölürse ...
Önce okul kapısında bekledin, sonra "arkadaşlarım dalga geçiyor" dedi, pencere önünde gözledin dönüşünü... 5 dakika gecikse ruhun sıkıldı hep, araba mı çarptı, biri mi sataştı, düştü dizi mi yarıldı.
Sonra büyüdü, "aman okusun" dedin, binbir zorlukla bir üniversiteye girdi, hiç bir şeyini eksik etmedin. Evde, malda, mülkte değildi gözün. Yemedin yedirdin, giymedin giydirdin. Oğlunu üç kuruş "helal" maaşınla adam ettin.
Ve birgün askerlik geldi dayandı kapıya... Senin gibilerin evladı nerelere giderse o da oralara gitti. Otobüs terminalinde arkadaşları " En büyük
asker bizim asker" diye omuzlarına aldığında bile için titredi. "Aman düşeceksin oğlum, bir yerin incinecek, aman oğlum" O nöbetteyse sen de nöbette, operasyondaysa tetikdeydin. Bebekken nasıl dinliyorsan öyle dinledin nefesini kilometrelerce öteden. içinde hep bir garip korku, ya ölürse...
Bir Eylül günü kara haberi geldi oğlunun subaylar eşliğinde. Sonra kameralar yığıldı kapının önüne.. Haberi duyan geldi, duyan geldi... Ertesi gün cenazede tanıdığın, tanımadığın bir sürü insanın önünde, için taş kesmiş, damarların koparılmışken, son bir kez saramadığın oğlunu buz gibi çerçevelenmiş bir resimde arıyorken, herkes senden aynı iki kelimeyi bekledi. Sen demedin, diyemedin, "vatan sağolsun" diye.... "Hakkımı helal
etmiyorum" diye haykırdın, "etmiyorum, hakkımı helal etmiyorum" Hakkını helal etmediğin kendi çocukları Amerika'da okurken seninkini ateşe
atanlardı. Hakkını helal etmediğin senin oğlun çelik yeleksiz kimin eliyle beslendiği belli düşmana koşarken, uğruna savaşılan vatan toprağını pazarlıkla satanlardı. Hakkını helal etmediğin "haram" yiyip "helal" üzerinden politika yapanlardı. Şimdi "Vatan sağolsun" demeni bekliyorlar senden. Yarın Lübnan'da muhtemelen üzerinde made in USA yazan bir kurşunla "yanlışlıkla" öldürülen bir başka evladın annesinden de aynı şeyi bekleyecekler. Sen oğlunun hasretinden bayram sabahları şehitlikteki taş mermerleri severken, onlar havaalanında Amerika'dan dönen oğullarını bekleyecekler. Akşam haberlerinde onların oğullarının açtığı pastörize yumurta fabrikalarını göreceksin. Onların oğulları Amerikan bankalarında çalışacak. Onların oğullarının yaptığı ölümlü trafik kazaları usta ellerce örtbas edilecek. Sen hergün taş keseceksin, biraz daha, biraz daha...
Analar uyanıyor, anaların isyanından korkun beyler. Siz ki hak üzerinden politika yaparsınız hep, anaların haklarını helal etmemesinden korkun, hiçbirşeyden korkmadığınz kadar.
Çünkü artık inanmıyorlar size. Sizin vatan bildiğinizle onların vatan bildiği aynı değil, biliyorlar. Ve artık yüksek sesle soruyorlar. Hangi vatan sağolsun, sizinki mi, bizimki mi? Siz ki kanundan, kuraldan, halktan, haramdan korkmazsınız. Ama anaların isyanından korkun. Onlar ki Riksos Otel'de bir gecelik konaklamanın bir çelik yelekten daha pahalı olduğunu bilirler. Teşvikiye Camii'nden hiç şehit cenazesi çıkmadığını bildikleri gibi...
Onlar ki Lübnan'a neden asker göndermek istediğinizi de bilirler, vatana ihanetin ne olduğunu bildikleri gibi....
Onlar ki sıksan şüheda fışkıracak toprak için yıllarca oğullarını başlarına kına yakıp yolladılar askere. Artık "vatan sağolsun" diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır." *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar