bugün
- otobüste açamadığı camı kıran erkek4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- at eti yemek5
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- adana dürüm vs adana porsiyon5
- uyudun mu11
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız3
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak2
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi6
- patso4
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- özgüven5
- şeffaf ayakkabı9
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- tavuğun neden kanatları var11
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- sinek as6
- insanı yoran duygular6
- s'i l v'e r m'i s t35
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı6
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- uludağ sözlük size ne kattı27
- gocu34
- sözlüğün en masum yazarları18
- kız düşürmenin kısa yolu19
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- taliban7
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- queen ravennadan mesaj var11
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- pandela 310
- spora başladım4
- kaşarlı sucuklu menemen8
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- izmir yanıyor5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- kulaklık6
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- aşk7
sözcüğün ortaya çıkış şekli ve etimolojisi ise bambaşka bir hikayeye dayanmaktadır:
bir gün temel bakkala gider, yeni bir bisküvi görür, adı da "oreos"tur. bu bisküvinin, amerika'nın en ünlü bisküvisi olduğunu bilmeden, alır bisküviyi, önce küfreder (pahalıdır çünkü), sonra tadına bakar, bayılır. pakedin dibinde kalan 1 taneyi kankisi dursun'a verir, dursun da bayılır bisküviye. neyse, gel zaman git zaman, temel'in amerika'ya gitmesi gerekir (temel'in "tek saz -> teksas", "karalahana -> carolina" gibi eyaletlere isim babalığı yaptığı o fıkra var ya işte bu fıkra da aynı zamanda geçiyor*). sonra temel, karısı fadime ve kankisi dursun amerika'ya giderler. orada da domuz eti çok fazla olduğu için aç kalırlar, aç bilaç gezerken bir bakkal görürler. üstünde "drugstore" yazmaktadır. neyse efenim, içeri girer bizimkiler, "et içermeyen birşey alalım da günah olmasın bari o kadar yol geldikten sonra" deyip, bisküvi reyonuna yönelirler. ama fadime kasada durur ve sadece temel ve dursun gider bisküvilere. sonra temel bir bakar, oreos! sonra, tekrar bakar bisküviye ve der ki; "lan bu, bu, oreos bu!" der. sonra da dursun'u çağırır yanına, onun da bu müthiş anın büyüsüne kapılmasını ister. dursun da bağırır; "oreos buuu!". her neyse efenim, temel, güzel haberi fadime'ye de vermek ister, ve "fadime, bak, oreos bu! oreos bu!" diyerek kasaya gitmeye başlar. ama kasaya vardığında kötü bir sürpriz beklemektedir onu, fadime, üçünün cüzdanlarını kızılderililere kaptırmıştır ve parasız olduklarından dolayı bisküvi alamayacaklarını bildiğinden bisküvileri almak için dükkan sahibiyle orada işi pişirmektedir. temel ise bağırarak gelirken onları görür ve lafı ağzına tıkılır; "oreos bu, fadime.." şeklinde. her neyse, işte dükkan sahibi, "oreos bu" lafının fahişe ile aynı anlama geldiğini düşünür, ve fahişe yerine "oreos bu" demeye başlar. sonrasında halk arasında söylene söylene "oreos bu" söz öbeği, "orospu" kelimesine dönüşür. kelimenin türkiye'ye nasıl geldiği ise muallakta. onun için de birşeyler uydurabiliriz tabiki.
işte "orospu" kelimesinin etimolojisi budur, böyledir. iyi günler dilerim.
bir gün temel bakkala gider, yeni bir bisküvi görür, adı da "oreos"tur. bu bisküvinin, amerika'nın en ünlü bisküvisi olduğunu bilmeden, alır bisküviyi, önce küfreder (pahalıdır çünkü), sonra tadına bakar, bayılır. pakedin dibinde kalan 1 taneyi kankisi dursun'a verir, dursun da bayılır bisküviye. neyse, gel zaman git zaman, temel'in amerika'ya gitmesi gerekir (temel'in "tek saz -> teksas", "karalahana -> carolina" gibi eyaletlere isim babalığı yaptığı o fıkra var ya işte bu fıkra da aynı zamanda geçiyor*). sonra temel, karısı fadime ve kankisi dursun amerika'ya giderler. orada da domuz eti çok fazla olduğu için aç kalırlar, aç bilaç gezerken bir bakkal görürler. üstünde "drugstore" yazmaktadır. neyse efenim, içeri girer bizimkiler, "et içermeyen birşey alalım da günah olmasın bari o kadar yol geldikten sonra" deyip, bisküvi reyonuna yönelirler. ama fadime kasada durur ve sadece temel ve dursun gider bisküvilere. sonra temel bir bakar, oreos! sonra, tekrar bakar bisküviye ve der ki; "lan bu, bu, oreos bu!" der. sonra da dursun'u çağırır yanına, onun da bu müthiş anın büyüsüne kapılmasını ister. dursun da bağırır; "oreos buuu!". her neyse efenim, temel, güzel haberi fadime'ye de vermek ister, ve "fadime, bak, oreos bu! oreos bu!" diyerek kasaya gitmeye başlar. ama kasaya vardığında kötü bir sürpriz beklemektedir onu, fadime, üçünün cüzdanlarını kızılderililere kaptırmıştır ve parasız olduklarından dolayı bisküvi alamayacaklarını bildiğinden bisküvileri almak için dükkan sahibiyle orada işi pişirmektedir. temel ise bağırarak gelirken onları görür ve lafı ağzına tıkılır; "oreos bu, fadime.." şeklinde. her neyse, işte dükkan sahibi, "oreos bu" lafının fahişe ile aynı anlama geldiğini düşünür, ve fahişe yerine "oreos bu" demeye başlar. sonrasında halk arasında söylene söylene "oreos bu" söz öbeği, "orospu" kelimesine dönüşür. kelimenin türkiye'ye nasıl geldiği ise muallakta. onun için de birşeyler uydurabiliriz tabiki.
işte "orospu" kelimesinin etimolojisi budur, böyledir. iyi günler dilerim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar